ABD ve Hindistan arasında askeri ilişkiler gelişiyor

ABD yaptırımları nedeniyle yaşanan gerginliğe rağmen Hindistan ve ABD, 2+2 formatı çerçevesinde ilk kez stratejik bir diyalog düzenledi. Hindistan ve ABD, Hint platformlarının savaş gemileri gibi araçların ABD uydularından verilere erişimine izin veren (daha önce 2 kez engellenmişti) stratejik diyal

ABD ve Hindistan arasında askeri ilişkiler gelişiyor

ABD yaptırımları nedeniyle yaşanan gerginliğe rağmen Hindistan ve ABD, 2+2 formatı çerçevesinde ilk kez stratejik bir diyalog düzenledi.

Hindistan ve ABD, Hint platformlarının savaş gemileri gibi araçların ABD uydularından verilere erişimine izin veren (daha önce 2 kez engellenmişti) stratejik diyalog sırasında güvenlik ve telekomünikasyon (Comcasa) anlaşmaları imzaladı. İki ülke arasındaki görüşmeler sırasında Hindistan- Rusya savunma ilişkileri, Moskova’dan askeri teçhizat alımı ve Hindistan- İran savunma ilişkileri de ayrıntılı bir şekilde ele alındı.

Rusya unsuru

Görüşmede, ABD’nin Rusya üzerindeki geniş çaplı yaptırımlarının ardından, Moskova ile savunma ve istihbarat sektörlerinde faaliyet gösteren herhangi bir ülkenin ikinci bir ABD yaptırımları ile karşı karşıya kalabileceği ifade edildi. Hindistan, Rusya ile S-400 hava savunma sistemini satın alma konusunda 5 milyar dolarlık bir anlaşma ile savunma müzakereleri yürütmekte. Bu çerçevede Hindistan Dışişleri Bakanı Sushma Swaraj, ABD’li yetkilerle yaptığı toplantının ardından Moskova’ya gitti. İki taraf, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Hindistan ziyareti öncesinde bir savunma anlaşmasına varmak için aylardır çaba sarf ediyordu. Zira iki ülke arasında üst düzey yıllık görüşmelerin Ekim ayında başlaması bekleniyor.

Üst düzey bir savunma bakanlığı yetkilisi, Hindistan’ın Çin’e karşı savunma hazırlıklarının bir parçası olarak anlaşmaya devam etmeyi planladığını belirtti. Aktarılana göre Hindistan, Rusya ile güçlü savunma ilişkilerini birleştirmek istiyor. Hindistan silahlı kuvvetleri stratejik teknoloji işbirliğinden, askeri teçhizat, onarım, yenileme, bakım ve yedek parçalara kadar Rus savunma sistemlerine yoğunlaşmaya devam ediyor.

Hintli gazeteci Sodhi Ranjan Singh yaptığı açıklamada, “Rusya, Hindistan- ABD (2+2) stratejik diyaloğuna tanık olan toplantı odasını işgal etmiş dev bir fildi” dedi.

Anlaşmanın tamamlanması, Rusya’dan silah satın alınması konusunda ABD Kongresi’nin onayladığı (Katsa bağlamındaki) yaptırımlar aracılığıyla ABD Suçlarla Mücadele Yasası uyarınca yaptırımların ihlali olarak değerlendirilecek.

Üst düzey bir yetkili, Yeni Delhi ve Washington arasındaki diyalog ve ikili görüşmeler devam ederken, ABD’nin Hindistan’a karşı cezai yaptırımların uygulanması konusunda henüz bir karar vermediğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, iki taraf arasındaki 2+2 stratejik diyaloğu takiben, Yeni Delhi’deki ABD Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir basın toplantısında, “ABD, Hindistan’ın Rusya’dan S-400 sistemi alma planlarına ilişkin henüz bir karar almadı. Hindistan gibi önemli stratejik ortakları cezalandırma niyetimiz yok” dedi.

Hindistan-ABD ilişkileri

ABD Savunma Bakanı, ülkesine dönüşü sırasında Hindistan ile gerçekleşen diyaloğu, “son derece gerekli ve önemli stratejik işaretler” şeklinde nitelendirdi. Hintli bir kaynağa göre, iki taraf arasındaki savunma ilişkileri, ileriye doğru büyük bir sıçrama yaptı. Zira bu iki ülke arasındaki savunma anlaşmaları, bu yıl 15 milyar dolara ulaşırken, 2019 yılına kadar da 3 milyar dolarlık istikrarlı bir artış bekleniyor. Hindistan’daki “Lockheed Martin” şirketinin ürettiği “F-16” savaş jetlerinin yapımı için de bir anlaşma konusunda yeni bir takım umutlar mevcut.

Öte yandan Comcasa, ordular arasında operasyonel bir şekilde birlikte çalışabilirliği geliştirmek ve gelişmiş savunma sistemlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla ABD ve yakın ortakları tarafından imzalanmış temel anlaşmalar olarak bilinen dört anlaşmadan biri. Zira anlaşma, giderek büyüyen şüpheli Çin askeri hareketlerine tanık olan Hint Okyanusu bölgesinin daha net bir portresini elde etmek için Hint ordusunun, ABD savunma platformlarından daha etkin bir avantaj sağlamasına izin veriyor. Taraflar, 2019 yılında Hindistan’ın doğu kıyılarında ortak tatbikat yapma kararı alarak askeri tatbikatları daha üst seviyeye taşıdı. Bu çerçevede Hindistanlı subayların yer aldığı, Afganistan, Pakistan ve petrol zengini Körfez ülkelerindeki deniz operasyonlarından sorumlu ABD Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bir Hint savunma ataşesi eklendi.

Hintli gazeteci Harsh V. Pant, “Pakistan’a karşı Hindistan- ABD yakınlaşması, çok etkileyiciydi, özellikle de ortak bildiride, Pakistan’ın topraklarının diğer ülkelere karşı terör faaliyetleri için bir üs olarak kullanılmamasının sağlanması gerektiği belirtilirken. ABD, Pakistan’ın yeni Başbakanı İmran Han hükümetinin, terörizme yönelik kontrolü sıkıştırmak üzere baskıyı artırmasına az bir zaman ayırdı. Pakistan’a yönelik ABD yardımları ise askıya alındı” ifadelerini kullandı.

İran unsuru

İlerlemelere rağmen söz konusu bu ortaklık için İran gibi potansiyel bozguncular var. İran’ın en büyük petrol ithalatçılarından biri olan Hindistan, kaçınılmaz bir ikilemde kaldı. Hindistan’ın kararsızlığı, özellikle de ABD’nin Ortak Kapsamlı Eylem Planı ve geçtiğimiz Mayıs ayında İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilme kararının ardından daha belirgin hale geldi.

2+2 stratejik diyalog, Hindistan’ın bu sorununa yardımcı olmadı. Ayrıca ABD’nin, İran’dan enerji ithalatını önlemeyi amaçladığı yaptırımlarından vazgeçip geçmeyeceğine dair tutumu net değil. Ancak Mike Pompeo, ABD’nin Hindistan’ın İran petrolü ithalatını sıfıra indirmesini beklediğini duyurdu.

ABD, stratejik diyalog sırasında herhangi bir başkanlık affından bahsetmezken, Hindistan da İran ekonomik yaptırım dosyasını ele almada büyük zorluklarla karşı karşıya.

Hintli analist Manoj Joshi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Hindistan’ın İran’la ilişkileri sadece petrolle sınırlı değil. Aynı zamanda Hindistan’ın bölgedeki stratejik konumuyla da ilgileniliyor. Ayrıca Çabahar Limanı projesiyle de Hindistan, Afganistan ve Orta Asya arasındaki toprak bağlantı yolunun kesilmesi hususunda Pakistan tarafından uygulanan ablukanın üstesinden gelinmesi hedefleniyor” ifadelerini kullandı.

Çin ile denge

Hindistan- ABD arasındaki bakanlar diyaloğuna dair ortak bildiride Çin’den açıkça bahsedilmedi. Ancak kaynaklar, “özgür ve açık Hint- Pasifik bölgesi ve buradaki Çin tehditleri hususunda derin tartışmaların var olduğunu” söyledi. Bu da görüşmelerin ana gündem maddelerinden biriydi.

Çin tehdidinin, şu andaki zorluklardan biri olduğu gerçeği inkar edilemez. ABD, Hindistan’ı Çin’in bölgedeki nüfuzuna karşı dengeleyici bir güç olarak kullanılabilecek, Güney Asya’da potansiyel bir müttefik olarak görüyor. ABD, aynı zamanda ‘Çin ve müttefiklerine karşı bir güç olarak’ Pasifik ve Hindistan’da kurumsal form, ilerleme ve refah elde etmek için (ABD, Hindistan, Japonya ve Avustralya’yı kapsayan) dörtlü bir güvenlik diyaloğu istiyor. Hindistan ve Çin liderleri arasındaki yakın tarihli toplantıların ardından, Hindistan’ın Çin’e yönelik kayda değer hareketleri, bazı ABD’li uzmanların kafalarında Hindistan’ın ‘Washington’un bölgede ortaya koyduğu dörtlü tiyatroda aktif bir rol oymaya yönelik’ isteğine dair bir kuşku uyandırdı.

The Indian Express gazetesine açıklama yapan kaynaklar, “ABD, etkileşim seviyesini artırmak istiyor. Ancak biz de onlardan işlerin mevcut gidişatta ilerlemesini talep ettik. Hindistan, bölge hakkındaki Çin hassasiyetine ve kaygılarına dikkat etmiyor” dedi. Kaynak ayrıca, etkileşimi artırmakla, Çin’in doğrudan bir tehdit olarak sınıflandırılacağına dikkati çekti. Siyasi Analist Martand Jha, “Hindistan gibi ilham verici bir gücün kendi yolunu bulması ve kendi çıkarlarını başkalarının çıkarlarından üstün tutması lazım. Stratejik düzeyde Hindistan’ın, ABD, Çin ve Rusya arasındaki çıkarlarını dengelemesi ve İran gibi bölgesel ortaklarla iyi ilişkiler kurması gerekiyor” ifadelerini kullandı.