ABD’den, DEAŞ saflarında savaşan vatandaşı hakkında sürpriz karar!

ABD yönetimi, DEAŞ saflarında savaşırken yakalanıp Irak’taki ABD askeri üssünde sekiz aydan fazla bir süredir gözaltında tutulan çifte vatandaşlığa sahip ABD doğumlu militanın serbest bırakılmasına karar verdi. İsmi açıklanmayan ve mahkeme belgelerinde ‘John Doe’ olarak anılan militan, Suriye’

ABD’den, DEAŞ saflarında savaşan vatandaşı hakkında sürpriz karar!

ABD yönetimi, DEAŞ saflarında savaşırken yakalanıp Irak’taki ABD askeri üssünde sekiz aydan fazla bir süredir gözaltında tutulan çifte vatandaşlığa sahip ABD doğumlu militanın serbest bırakılmasına karar verdi.

İsmi açıklanmayan ve mahkeme belgelerinde ‘John Doe’ olarak anılan militan, Suriye’de DEAŞ saflarında savaşırken Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından tutuklanarak ABD güçlerine teslim edilmişti.

DEAŞ militanı Irak’a transfer edilerek burada asker ve FBI tarafından sorguya çekilirken, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne de söz konusu kişiye erişim izni verilmiş ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) militanı mahkemede temsil etmek için dava açmıştı.

DEAŞ saflarında savaşan ABD vatandaşının Suriye’de serbest bırakılacağı yönünde çeşitli haberler çıkmıştı. Ancak insan hakları kuruluşları bunun militanı ‘ölüme mahkûm etme’ anlamına geldiğini söyleyerek hükümeti eleştirmiş ve vatandaşlığına sahip olduğu ABD’ye iade edilmesini talep etmişti.

Fransız haber ajansı AFP, geçtiğimiz yıl yakalanan militanın, DEAŞ saflarında savaşan ‘düşman bir savaşçı’ olması nedeniyle süresiz olarak gözaltında tutulmasını savunan Washington tarafından serbest bırakılmasını ‘sürpriz bir değişim’ olarak değerlendirdi.

AFP bu konunun, Trump yönetimi tarafından davanın ABD yargısına yönlendirilmesi, gözaltındaki militanın ülkesine iade edilmesi veya Küba’daki Guantanamo askeri hapishanesine gönderilmesi gibi bazı soruları gündeme getirdiğine de dikkat çekti.

‘Üçüncü bir ülkeye iade’ teklifi

Adalet Bakanlığı ve Pentagon tarafından yayınlanan ortak bildiride, çifte vatandaşlığa sahip DEAŞ militanının ya Suriye’de ya da Lübnan gibi üçüncü bir ülkede bulunan bir mülteci kampı dışında serbest bırakılmasının teklif edildiği belirtildi.

Ancak çifte vatandaşların yasal haklarını savunan ACLU avukatı Jonathan Hafetz söz konusu teklifi kınayarak, bir ABD vatandaşına bu muamelede bulunulmasının utanç verici olduğunu söyledi.

Hafetz, “ABD hükümeti, aslında müvekkilimizi gözaltında tutmaya devam etmesi için bir sebep olmadığını ve kendisinin bir tehdit oluşturmadığını kabul etti. Ancak, vatandaşını güvenli bir şekilde serbest bırakmak yerine, halen savaşın devam ettiği bir ülkede herhangi bir koruma garantisi olmadan ortada bırakmak istiyor” diyerek alınan kararı eleştirdi.

ABD medyasında iki ay önce çıkan haberlerde, ABD Başkanı Trump’ın DEAŞ militanını asıl vatanına göndermek istediği ve söz konusu ülkenin liderleriyle iyi ilişkileri nedeniyle adil şekilde yargılanacağına dair güvence aldığı bilgisi yer almıştı.

The Washington Post’ta yer alan başka bir haberde ise davanın Federal Temyiz Mahkemesi’ne ulaşan nadir davalardan biri olduğu vurgulanmış, bir ABD vatandaşının anayasal özgürlüğü ile ülkenin ulusal güvenliği arasındaki hassas dengeyi gündeme getirdiği yazılmıştı.