Ahraru’ş Şam, İdlib’te genel seferberlik ilan etti

Esed rejimine bağlı güçlerin Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinin güney cephesinde ilerleyerek, Ebu Zuhur askeri havaalanının 11 kilometre yakınına ulaşması üzerine muhalif silahlı grup Ahraru’ş Şam Hareketi, İdlib genelinde rejim güçlerinin ilerleyişini durdurmak amacıyla genel sefer

Ahraru’ş Şam, İdlib’te genel seferberlik ilan etti

Esed rejimine bağlı güçlerin Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinin güney cephesinde ilerleyerek, Ebu Zuhur askeri havaalanının 11 kilometre yakınına ulaşması üzerine muhalif silahlı grup Ahraru’ş Şam Hareketi, İdlib genelinde rejim güçlerinin ilerleyişini durdurmak amacıyla genel seferberlik ilan etti.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından verilen bilgiye göre, Esed rejimine bağlı güçler ile muhalif gruplar arasında, İdlib’in güneyindeki Ebu Zuhur askeri havaalanı ve Sincar kasabası arasındaki bölgede şiddetli çatışmalar yaşanırken, Rusya’ya ait savaş uçakları tarafından desteklenen rejim güçleri Ebu Zuhur askeri havaalanına doğru ilerliyor. Rus savaş uçaklarının bölgeye yönelik bombardımanında 8 çocuğun aralarında bulunduğu 21 sivil hayatını kaybetti.

Rejim, Halep-Şam yolunu güvenceye almak istiyor

Rejim güçleri, Ebu Zuhur askeri havaalanını ele geçirerek ülkenin en büyük ikinci kenti Halep ile başkent Şam arasındaki yolu güvence altına almayı hedefliyor. Ebu Zuhur askeri havaalanı, muhalif gruplar tarafından ele geçirilen ilk askeri üs olmuştu.

Konuya ilişkin olarak, bugün, SOHR tarafından yayınlanan açıklamada, savaş uçaklarının bölgeye yönelik şiddetli bombardımanı nedeniyle, Hey’etu Tahriri’ş-Şam (HTŞ) güçlerinin bölgeden çekilmek zorunda kaldığı ve rejim güçlerinin 14 köyü ele geçirdiği belirtilirken, “Rejim güçleri bu ilerleyişle İdlib’in güney doğusu ile Hama’nın kuzeydoğusu ve Halep’in batısını kontrol altına alarak İdlib içlerine ilerleme fırsatı yakaladı” ifadeleri kullanıldı.

Rejim 78 köyü ele geçirdi

SOHR’nin verdiği bilgiye göre, General Süheyl el-Hasan liderliğindeki rejim güçleri son 15 gün içinde hava desteğiyle birlikte hakimiyet alanlarını genişletti. 25 Aralık gününden bu yana bölgedeki 78 köyü ele geçiren rejim güçleri, Ebu Zuhur askeri havaalanının 11 kilometre yakınına ulaştı.

Hizbullah’ın savaş muhabiri ise dün, “Suriye Ordusu’nun İdlib’in güneyindeki Sincar kasabasının kuzeydoğusundaki Mardağana köyünü Nusret Cephesi ve bağlı milis gruplarla giriştiği şiddetli çatışmalardan sonra ele geçirdiğini” ilan etti.

Silahlı gruplar birbirlerini suçladılar

Öte yandan, rejim güçlerinin bölgede büyük ilerleyiş kaydetmesi, HTŞ ve diğer silahlı gruplar arasında şiddetli tartışmalara sebep oldu. Silahlı gruplar, HTŞ’yi direnmeden çekilmekle suçlarken, Ahraru’ş Şam Hareketi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “HTŞ’nin, diğer devrimci grupları dağıtarak gücünü bitirmesi rejim güçlerinin bölgede hızla ilerlemesinin en önemli sebeplerinden biridir” ifadeleri kullanıldı. HTŞ ise yayınladığı açıklamada, suçlamaları reddederek, savaşçılarının bölgeden çekilmediğini ve rejim güçlerine karşı direnerek, “İhanet projeleri”nin uygulanmasını engelleyeceğini duyurdu.

Astana 6’da alınan kararlar uygulanıyor

İdlib’de bulunan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kaynakları ise “İdlib’de yaşananlar, Astana 6 toplantılarında alınan ve Hama’nın kuzeydoğu kırsalından, İdlib’in güneybatı kırsalı ve Ebu Zuhur askeri havalanının Esed rejimi ve Rusya’ya teslim edilmesini ön gören kararların uygulanmasından ibarettir” ifadeleri kullanıldı.

Bölge 4 yıldır HTŞ kontrolünde

Konuya dair, Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan ÖSO kaynakları, rejim güçlerinin ilerleme kaydettiği bölgenin 4 yıldır HTŞ kontrolünde olduğuna ve HTŞ savaşçılarının savaşmadan bölgeden çekildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti; “Astana’da ihanet ettikleri iddiasıyla devrimci grupların gücünü kıran HTŞ, bugün Astana kararlarını uygulayan bir güç haline geldi. Savaş uçakları, Astana’da üzerinde anlaşılan bölgeleri değil Cercenaz, Maarret el-Numan ve Serakıb gibi anlaşmanın kapsamı dışında kalan bölgeleri hedef alıyor. Son 48 saatlik sürede, sivilleri hedef alan 150 hava saldırısı düzenlendi.”

“Türkiye’nin garantisi olmasaydı muhalifler Astana ittifakına razı olmazdı”

HTŞ’ye eleştiriler yönelten kesimlerin arasına Suriyeli önde gelen aktivistleri de katıldı. İdlib’te yaşanan kayıpların sorumluluğunu HTŞ ve Türkiye’ye yükleyen Suriyeli aktivistlerden Usame Ebu Zeyd, “Türkiye, Astana’da kararlaştırılan Gerilimin Azaltılması Anlaşması’nın garantörü olarak, Suriyeli sivillerin katledilmesini engelleme konusunda gerekli her şeyi yapacağını bildirmişti. Türkiye’nin garantisi olmasa muhalifler Astana ittifakına razı olmazdı” diyerek, Türkiye’den Esed rejimi, İran ve Rusya’nın, İdlib ve Doğu Guta’da işlediği savaş suçlarını durdurması için gerekli icraatları yapmasını ya da Astana ittifakını iptal etmesini istedi.