Akademisyenler hakim karşısına çıktı

2015 yılında ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisini imzalamaları sonrası ‘teröre destek verdikleri’ ithamıyla haklarında soruşturma açılan 146 akademisyenin duruşması dün başladı. Yaklaşık bin 120 Türk ve yabancı akademisyen, PKK ile kanlı çatışmaların yaşandığı güneydoğu bölgesinde, Türk ordusunun

2015 yılında ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisini imzalamaları sonrası ‘teröre destek verdikleri’ ithamıyla haklarında soruşturma açılan 146 akademisyenin duruşması dün başladı.

Yaklaşık bin 120 Türk ve yabancı akademisyen, PKK ile kanlı çatışmaların yaşandığı güneydoğu bölgesinde, Türk ordusunun eylemlerini kınayan bir bildiri imzalamıştı.

2015 yılında, güneydoğuya barış getirme girişiminin bir parçası olarak yıllarca devam eden ateşkesin sona ermesinden sonra Türk ordusu ile PKK unsurları arasında şiddetli bir çatışma çıkmıştı.

Bu bağlamda, birçok köy ve kasabada sokağa çıkma yasağı uygulanmış ve güneydoğudaki köylerden yaklaşık 250 bin kişi güvenli bölgelere taşınmıştı.

Türk akademisyenler, barış için siyasi olmayan bir çağrıda bulunduklarını söylerken, savcılık, 146 imza sahibini Türkiye, ABD ve AB tarafından ‘terörist örgüt’ olarak sınıflandırılan PKK’nın propagandasını yapmakla suçladı.

İstanbul ve Galatasaray üniversitelerinin akademisyenlerinden 10 sanığın davası, dün başlarken, duruşmaların Nisan ayına kadar devam edeceği öngörülüyor.

Dün gerçekleşen mahkemede, akademisyenlerin imzaladıkları bildirinin ‘ifade özgürlüğü sınırları içinde’ olduğunu söyleyen avukat, sanıkların beraatini istedi.

‘Hocama dokunma’

Üniversite öğrencileri, akademisyenleri desteklemek için ‘hocama dokunma’ yazılı afişler ile mahkeme önünde toplandılar.

Tutuksuz yargılanan akademisyenler, suçlu bulunulursa 7.5 yıl hapse mahkum edilebilir.

Akademisyenlerin imzaladıkları bildiride, Türkiye’yi güneydoğuda ‘uluslararası hukuku ciddi derecede ihlal ettiği’ gerekçesiyle ‘kasıtlı bir katliam’ gerçekleştirmekle suçlamışlardı.
“Katliamların faillerinin yanında duranlar da suçun taraflarıdır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bildiriye imza atan akademisyenleri şiddetle eleştirerek, “Katliamların faillerinin yanında duranlar da suçun taraflarıdır” demişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, dün yaptığı açıklamada, bildiriyi imzalayan akademisyenlere karşı açılan davanın, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ve terör yasalarını kötüye kullanma olduğunu söyledi.

Duruşma, 15 Temmuz’da yaşanan başarısız darbe girişimi sonrasında, 2016 Temmuz ayının ortasında, ifade özgürlüğü konusunda artan bir endişe ortamında başlamıştı.

17 kişi gözaltına alındı

Öte yandan, ABD’de Halkbank yöneticisi Mehmet Hakan Atilla’nın sanık olduğu davada tanık olarak ifade veren Reza Zarrab ile ilgili yürütülen soruşturmada dün 17 kişi gözaltına alındı.

Zarrab dördüncü kez tanık kürsüsüne çıktı

ABD’de İran’a yönelik ambargoların delindiği iddiasıyla açılan, Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada Reza Zarrab dördüncü kez tanık kürsününe çıktı.

New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde ifade veren Zarrab, 17 Aralık operasyonunun ardından serbest kalmak için kısmen rüşvet verdiğini söyledi.

‘Atilla davası, Gülen’in Türkiye’nin istikrarı bozma çabalarının uzantısı’

Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD’deki Atilla davasının Fethullah Gülen’in Türkiye’nin istikrarını bozma çabalarının bir uzantısı olduğunu söyledi.

Diğer taraftan, partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD’de devam eden ve Reza Zarrab’ın tanık olarak ifade verdiği davayla ilgili olarak, duruşmanın Türkiye’de yapılması gerektiğini savundu.