Allah’ım, keşke hacılıktan sağ salim dönsek…
Amerika Dalkey Archive yayınevi, çalışma saatlerinin gece, haftalık ve resmi tatillerde olacak şekilde yayınevinde ücretsiz çalışacak birisini aradığına ilişkin bir ilan yayınladı. Çalışacak kişinin çalışma saatlerinde kişisel telefon görüşmelerini yapmasına ve interneti kullanmasına izin veriliyor.
Amerika Dalkey Archive yayınevi, çalışma saatlerinin gece, haftalık ve resmi tatillerde olacak şekilde yayınevinde ücretsiz çalışacak birisini aradığına ilişkin bir ilan yayınladı. Çalışacak kişinin çalışma saatlerinde kişisel telefon görüşmelerini yapmasına ve interneti kullanmasına izin veriliyor. Ayrıca ilanda, başvuruda bulunan kişinin işini etkileyebilecek şahsi ya da mesleki yükümlülükleri olmayacak şekilde işine odaklanması gerektiği belirtiliyor.
New York şehri gözlemcileri, söz konusu işin çalışma şartları ve çalışacak kişinin çalışması karşılığında maaş almaması bakımından en kötü işlerden birisi olduğunu ifade ettiler.
Bilmiyorum yukarıda bahsedilen iş mi en kötü işlerden birisi yoksa World Asia News haber sitesinin aktardığına göre size anlatacağım iş mi en kötüsü? Haberde, iki Hindistanlı kız kardeşin günlük öğle yemeği ve yıllık sadece 3 dolar ücret karşılığında çalıştıkları belirtiliyor.
Aynı haber sitesine göre Ako ve Leyla Cecar kız kardeşler, özel bir Hint şirketinde sabah saat altıdan öğlen saat bire kadar tuvalet temizleme işinde çalışıyorlar.
Kız kardeşlerin ifadelerine göre, iki kız kardeş dünyada en düşük maaş olarak nitelenen mezkûr işe bu ücret karşılığında ayda beş dolara yükselir ümidiyle birlikte çalışmaya devam etmişler. Ancak bu zam 40 yıldır yapılmamış.
Beni heyecanlandıran şey ise, işleri ve ücretleri hakkında memnuniyetle bahsederlerken kanaatkâr kız kardeşleri izlemem oldu. Konuşurlarken bilindik Hint şekliyle başlarını sallayıp tebessüm ediyorlardı!
Körfezli dostlarımızdan birisi, bizdeki gülümsemenin herhangi bir ehemmiyetinin olmadığını, aksine suçlu ve hatalı olarak yorumlandığını bana esefle anlattı. Kendisine nasıl diye sordum. Bana şöyle yanıt verdi. Mesela sen kardeşine gülümsediğin zaman sana ne istiyorsun diyecektir. Ya da annene gülümsediğinde ne oldu diyecektir. Babana gülümsediğinde sana para yok diye yanıt verecektir. Ya da bir yabancıya gülümsediğin zaman alaycı bir şekilde sana beni tanıyor musun diye karşılık verecektir. Masum bir şekilde birisine tebessüm ettiğinde seni tacizlikle suçlayacaklardır. Ya da bir mecliste gülümsediğin zaman kesin hala uyanmamış diye mırıldanacaklardır. Sorumlu birisine gülümsersen sana bir çıkarın mı var diyecektir. Kendi kendine gülümsediğinde ise % 100 sana hasta diyeceklerdir.
Bir an sustu ve ardından konuşmasını şöyle tamamladı: Maalesef biz tebessümü faydasız bulan ama tebessüm ederek ölen birini gördüğünde, “Maşallah! Tebessüm ederek öldü” diyen bir halkız.
Bütün bunlardan sonra kendisine lütfen, bana bir tebessüm atsana dedim. Bunu kendisinden istediğime inanamadı. O vakit çürüyen sarı dişlerini açtı ve bana gösterdi.
Bunun üzerine kendi kendime şöyle diyerek yüzümü çevirdim: Allah’ım, bizi hac ibadeti kabul olunanlardan eyle…