Almanya: Suriye ve Irak’tan dönen DEAŞ’lilerin cezası için yeterli delil yok

Alman hükümeti, son yıllarda ülkelerine dönen 400 DEAŞ’lı arasından kendi vatandaşları olan 35’i aleyhinde hüküm çıkardı. Bu durum, ülkeye dönen teröristlerin aleyhine hüküm verme konusunda yetkililerin karşılaştıkları zorlukları yansıtıyor. Bu istatistik, dün ‘Westdeutsche Allgemeine’ gazetesinin y

Almanya: Suriye ve Irak’tan dönen DEAŞ’lilerin cezası için yeterli delil yok

Alman hükümeti, son yıllarda ülkelerine dönen 400 DEAŞ’lı arasından kendi vatandaşları olan 35’i aleyhinde hüküm çıkardı. Bu durum, ülkeye dönen teröristlerin aleyhine hüküm verme konusunda yetkililerin karşılaştıkları zorlukları yansıtıyor.

Bu istatistik, dün ‘Westdeutsche Allgemeine’ gazetesinin yayınladığı, parlamentonun sol kanat bloğunun sorgusuna Alman İçişleri Bakanlığı’nın resmi cevabında yer aldı. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler vardı: “Mahkemeye teslim edilmemeleri ve kınanmamaları göz önüne alınırsa, Alman hükümeti, geri dönenlerin Irak ve Suriye’deki terör örgütü ile bağlantıları sırasında ne suçları işlediğine dair kesin bir bilgiye sahip değil.”

Başsavcılık ise Suriye ve Irak’tan dönen 35 kişinin ‘teröre destek’ suçu işlediğini ve içlerinden 15’inin de ‘terör örgütüne katıldığını’ ispat etti. Savcılık, binden fazla katılımcının üçte birinin terör örgütüne farklı türden destek verdiğine dair ‘göstergelerden’ de söz etti. Bundan hareketle Savcılık, geri dönenlerin ‘DEAŞ’ terör örgütüne katılma suçuyla mahkemelere getirilmesi için yeterli delil toplamaya çalışıyor.

Almanya’ya dönen örgüt üyelerine ‘terörizmi destekleme’ suçu

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Savcılık sadece geri dönenlerin ‘terörizmi destekleme’ suçunu ispatlamayı başardı. Çoğu ise Almanya’da özgürce yaşamını sürdürüyor. Alman güvenlik araştırmacıları, Suriye’deki bazı kişilere ve bilgilere ise hala ulaşamıyor.

Geriye dönenlerden biri olan Harry S’in durumu ise başsavcılığın suçları ispat ederken yaşadığı zorluklara bir örnek teşkil ediyor. Hamburg Mahkemesi geçen yıl, 28 yaşındaki Harry S hakkında yetkililerle olan işbirliğinden ve DEAŞ’a bağlı olan diğerlerini de açığa çıkarmasından dolayı 3 yılı aşmayan bir ceza vermişti.

Harry S, 2014 yılında DEAŞ’a katıldı, fakat örgütle birlikte mücadele ve infazlara katılmayı reddetti. Mahkemesinden sonra ise, DEAŞ’ın bir propaganda videosunda, infaza katılanlardan biri olarak göründü.

Ülkeye geri dönenlere karşı suçlamaların ispatlanmasının zorluğu ise, onları yurtdışına zorla transfer etme veya Alman vatandaşlığının geri alınması olasılıklarını engelliyor. İçişleri Bakanı Horst Zehover, hükümet ve parlamentonun Alman vatandaşlığını, teröre destek veren çifte vatandaşlık sahiplerinden geri çekmesini istiyor. Sosyalistlerin yönettiği devletler ise, Alman anayasasına karşı olan bu öneriye katılmıyor.

Almanya’da ‘çifte milliyet’ çıkmazı

Federal Ceza Polisi raporuna göre, Şam ve Irak’taki DEAŞ destekçisi Almanların yüzde 27’si çift milliyete sahip. Bunların çoğu ise Türk, Fas veya Tunus kökenli. Sadece Alman kökenli olan Alman vatandaşları ise bunların yüzde 50’sini oluşturuyor.

Öte yandan, Aşağı Saksonya İçişleri Bakanı Boris Pistorius, İslami aşırılık yanlılarının artmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Dün Hannover’deki Devlet Parlamentosu Güvenlik Komitesi’nde Pistorius, terörün yayılma tehlikesine karşı uyarıda bulundu. Pistorius, 2016 yılında devlet sınırları içinde 680 aşırıcının bulunduğunu ve 2017 verilerine göre ise bu sayının 880’i aştığını bildirdi.

144 aşırı sağcı Reich üyesi ile Aşağı Saksonya’da benzer sayıda radikal Yemen aşırı sağcı örgüt üyesinin bulunduğu tahmin ediliyor.

Rapora göre, Irak ve Suriye’deki 20 DEAŞ’linin geri dönmesiyle iç güvenlik tarafından ‘tehlikeli’ olarak nitelendirilen kişi sayısı 64’e yükseldi. Bu kişiler, devlet gözetimi altında tutuluyor.