Almanya uluslararası alandaki ticaret savaşı tehdidinden endişeli

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkenin başlıca ihracat ortaklarından ikisi olan ABD ve Çin arasında artan ticari mallara yönelik vergi geriliminin daha büyük kayba neden olmasından endişeli. Merkel, küresel ticaret savaşını engellemeye yönelik adımlar atıyor. Küresel hisse senedi piyasaları, Pekin

Almanya uluslararası alandaki ticaret savaşı tehdidinden endişeli

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkenin başlıca ihracat ortaklarından ikisi olan ABD ve Çin arasında artan ticari mallara yönelik vergi geriliminin daha büyük kayba neden olmasından endişeli. Merkel, küresel ticaret savaşını engellemeye yönelik adımlar atıyor.

Küresel hisse senedi piyasaları, Pekin ve Washington arasındaki gerilimin uluslararası alandaki ekonomik büyümeyi, yürütülen çalışmaları ve yapılan yatırımları tehdit eden tam ölçekli bir ticaret savaşı başlatmamasını umut ediyor. Piyasalar, yaşanan büyük satış dalgasıyla birlikte çarşamba günü meydana gelen hisse değer kayıplarının ardından perşembe toparlandı.

Alman Haber Ajansı (DPA) Beyaz Saray Baş Ekonomi Danışmanı Larry Kudlow’un açıklamasının ardından perşembe günü piyasaların gerçek değerlerine yeniden kavuştuğunu aktardı. Kudlow açıklamasında ABD ve Çin arasındaki gümrük vergisi uygulamalarının iki ülke ilişkilerindeki göze-göz politikasının bir parçası olduğunu ve bunun dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında yapılması ön görülen ticaret görüşmeleri için “ilk adım” anlamına geldiğinde ısrar ederek piyasadaki korkuyu yatıştırmaya çalışmıştı.

Bununla birlikte, Barclays Bank ekonomi uzmanlarından Jaroslav Schilb ve Thomas Vladik, küresel üretim ihracatında Almanya’nın lider rolüne atıfta bulunarak, Berlin ekonomisinin ‘olumsuz dış şoklara karşı halen savunmasız’ olduğunu belirttiler.

Alman ‘Bild’ gazetesi geçen perşembe günü yayımladığı bir haberde Almanya Başbakanı Merkel’in Washington tarafından Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelik çelik ve alüminyum ithalatı gümrük vergilerinden muaf olma süresinin sona ermeden önce Trump ile Almanya-ABD ticari ilişkilerini görüşmek üzere Washington’a seyahat etmeyi planladığını kaydetti. Merkel kısa süre önce küresel alandaki ticaret gerilimi hakkında Trump ile telefonda konuşmuştu. Merkel, Trump ile yaptığı son görüşmesinde, Washington ile AB arasındaki temaslar sırasında kurallara dayalı uluslararası ticaret sisteminin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştı.

Ancak analistler, Alman ve Avrupalı ortakları ile yapılan herhangi bir ABD anlaşmasının Berlin ve Brüksel’in ABD’ye yaptığı çelik ve alüminyum ihracatı konusunda kota kabul etmeye zorlayacağına inanıyor. ABD Başkanı, bu yıl ülke içindeki iş alanlarını korumaya yönelik bir dizi önleme imza atmıştı. Washington, ocak ayında çamaşır makineleri ve güneş panellerinde yüksek gümrük vergileri uygulamasını başlatmıştı. Bu adımı kısa süre içinde ulusal güvenliği tehdit ettiği iddia edilen çelik ve alüminyum ithalatına uygulanacak gümrük vergisi tarifeleri planı izledi.

Washington, Trump’ın fikri ve teknolojik alandaki mülkiyetlerini çalarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisini olmakla suçladığı Çin’den ABD’ye ithal edilen 50 milyar dolarlık mala dev gümrük vergileri uyguladı.

Çin, ABD’nin soya yetiştiricilerini destekleyerek Çin pazarında haksız rekabet oluşturduğunu düşünüyor. Pekin, çarşamba günü Çin’in en değerli ABD tarım ihracatı ürünü olan soya da dâhil olmak üzere 106 ürüne yönelik yeni gümrük tarifelerini açıkladı.

Ancak Çin’in Almanya’daki bir takım yatırımları devam ederken Pekin’in Almanya’nın teknoloji sektörü ve altyapısı hakkında bilgi edinme çalışmaları Berlin yönetimini ve sanayinin önce gelen isimleri kaygılandırıyor.

Ancak Trump, Çin’e yönelik tek taraflı hamlelerini uygulamaya koyarken Alman Dış Ticaret Odası Başkanı Holger Bingmann’dan yapılan açıklamada “Hedef doğru ama yaklaşım yanlış” ifadesi kullanıldı.

Holger Bingmann, Çin’in yabancı şirketlerin mülkiyet haklarını korumak için uzun yıllardır çok az şey yaptığının herkesçe bilindiğini belirti. Sistematik olarak yabancı teknolojinin zorunlu transferine katıldığını söyleyen Bingmann sorunun ise uluslararası toplum tarafından çözülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Ancak Almanya geçen yıl verdiği 300.6 milyar dolarlık ticaret fazlası Trump’ın ülkesinin ticaret açığını azaltma ve ‘Önce ABD’ programını ilerletme hedefinde kolay lokma haline geldi. Almanya’nın ABD’ye yaptığı ihracat, geçen yıl 111 milyar euro tutarını aşarken ithalatı ise sadece 61 milyar euro oldu.

Trump ve ticari alandaki yetkilileri, iç talebi canlandırmak ve devasa ticaret fazlasını azaltmak için yeterince çaba gösteremedikleri için Berlin’in bu konuda parmağı olduğuna dair imalarda bulunuyorlar.

Buna karşılık Almanya’nın ticari konumu daha da karmaşık halde. Zira Almanya, Trump’ın Berlin’in NATO önderliğindeki askeri koalisyonun masraflarının yükünü, Washington’la uygun bir şekilde paylaşma konusunda başarısız olmasına bağladığı ABD ticaret açığını azaltma taleplerini haklı buldu.

Almanya ekonomisinin 2018 yılı performansı hakkında yapılan bir dizi iyimser tahminden sonra yakın zamandaki önemli ekonomik göstergeler ve veriler bu yılın ilk çeyreğinde sanayi ile ilgili ağır ticari şüpheler oluştuğu yönündeydi. Göstergeler büyümede gerileme ve güç kaybı yaşandığını ortaya koydu.

Almanya’daki fabrika siparişleri şubat ayında yalnızca 0.3 artış sağladı. Ancak bu oran geçtiğimiz hafta sonu açıklanan verilere göre ocak ayında sert bir düşüş yaşayarak yüzde 3.5 oranında yaşanan daralmayı telafi edemedi.