Ankara, Soçi’deki üçlü zirveye odaklandı
Rusya, Suriye’deki gerginliğin azaltılması, terör örgütleriyle mücadelede gelinen noktanın değerlendirilmesi ve Suriye’de süren şiddete son verilmesi için düzenlenecek üçlü zirveye ev sahibi yapmaya hazırlanıyor. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü’nden dün yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Erdo
Rusya, Suriye’deki gerginliğin azaltılması, terör örgütleriyle mücadelede gelinen noktanın değerlendirilmesi ve Suriye’de süren şiddete son verilmesi için düzenlenecek üçlü zirveye ev sahibi yapmaya hazırlanıyor.
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü’nden dün yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davetlisi olarak İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin de katılacağı Soçi’deki zirveye katılacağı belirtildi.
Zirvede, Astana toplantıları ile Suriye’de oluşturulan gerilimi azaltma bölgelerindeki faaliyetler, Suriye’deki terör unsurlarıyla mücadele konularının yanı sıra insani yardımların ulaştırılması ve Suriye’de siyasi çözüm de gündeme gelecek. Ayrıca üç garantör ülkenin 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı çerçevesindeki Cenevre sürecine yapılabilecek katkılar ele alınacak.
Suriye’deki barış görüşmelerinin başlamasını sağlayan BM Güvenlik Konseyi’nin 18 Aralık 2015 tarih ve 2254 sayılı kararı, Suriye’deki çatışmayı sona erdirmeyi ve BM himayesinde seçimler düzenlemeyi amaçlayan siyasi geçiş süreci çerçevesinde bir geçiş hükümeti kurulmasını öngörüyor.
Genelkurmay Başkanı Akar, Soçi’de mevkidaşları ile bir araya geldi
Rusya’daki üçlü zirve öncesinde Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, dün Soçi’de Rusya ve İran Genelkurmay Başkanları ile bir araya geldi.
Akar, Rusya Federasyonu Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Gerasimov ve İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Dr. Muhammed Hüseyin Bakıri ile birlikte Soçi’de gerçekleşen üçlü toplantılara katıldı.
Pazar günü de Dışişleri Bakanı Mevlüd Çavuşoğlu, Suriye konulu üçlü zirvenin hazırlıkları kapsamında Rus ve İranlı mevkidaşlarıyla Antalya’da bir araya gelmişti.
Erdoğan’dan Washington’a Suriye eleştirisi
Kritik zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki Kürt militanları silah yardımı ile destekleyen Washington’a yönelik eleştirilerini sürdürdü.
AK Parti’nin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “DEAŞ’ı temizlediğinizi söylüyordunuz. Neden halen silah yüklü tırlar kuzey Suriye’ye geliyor? Bunları izah etmeleri lazım. Ona göre de adımlarımızı atacağız. Kimse, Türkiye’nin kendi bekasını ilgilendiren bu senaryolar karşısında eli kolu bağlı oturmasını bekleyemez” diye konuştu.
Fırat Kalkanı Harekâtı’nda Türkiye’nin elde ettiği başarının DEAŞ balonunu söndüren ilk hamle olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Yıllardır adeta yenilmez bir canavar gibi takdim edilen DEAŞ’ın sahada sergilenen tüm kirli ayak oyunlarına rağmen aslında ne kadar kof bir yapı olduğunu dünyaya gösteren Türkiye olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye, Cerablus’un ardında El Bab’a da PTT şubesi açtı
Türkiye’nin bir yandan terörle mücadelesini sürdürürken diğer yandan da Suriye’de hayatın normalleşmesine yönelik adımları devam ediyor. Türk makamları tarafından TSK’nin DEAŞ’tan temizlediği El-Bab’da Posta ve Telgraf Teşkilatı’nın (PTT) şubesi açıldı.
Geçtiğimiz aylarda Türkiye sınırındaki Cerablus’ta hizmet vermeye başlayan PTT, bölgedeki halkın iletişim ve bankacılık alanlarındaki büyük bir eksikliği gidermişti.
Terör örgütü DEAŞ saldırıları sonucu nüfusu 15 bine kadar düşen El Bab’a, Fırat Operasyonu sonrasında 160 binin üzerinde sivil geri dönüş yapmıştı.
Türkiye, Cerablus ve Azez’den sonra El-Bab’da da hastane açılıyor
Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Cerablus’tan sonra El Bab’da inşa ettiği 200 yataklı hastanenin yarısı tamamlandı. Bittiğinde bölgenin en büyüğü olacak hastanenin mart ayında açılması planlanıyor.
Cerablus ve Azez’de kurulan hastaneden sonra Fırat Kalkanı bölgelerinde Suriyelilere sağlık hizmeti vermek üzere kurulan El Bab Hastanesi, Türk makamları tarafından bölgede inşa edilen üçüncü hastane oldu.
Bu hastanelerde görev yapmak için 600’ü uzman yaklaşık bin 200 Suriyeli doktor başvurdu. Edinilen bilgiye göre bu doktorların 700’ü bölgede kurulan yerleşik hastaneler, sahra hastaneleri ve sağlık merkezlerinde görevlendirildi.
Hastanelerde görev yapan doktor ve hemşirelerin büyük çoğunluğu Suriyeli personelden oluşuyor. Sağlık personelinin maaşlarını Türkiye ödüyor.
Türkiye’nin El Bab’daki hastaneyi açmasıyla bölgede toplam 300 yataklı 3 hastane ile Suriyeli vatandaşlara sağlık hizmeti vermiş olacak. Hastanelerin faaliyete geçmesiyle, burada tedavi edilemeyen ağır hastalar Sağlık Bakanlığı’nın gözetiminde tedavi olmaları için Türkiye’ye getirilecek.
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, geçen hafta Suriye’de kurulan hastanelerde 152 bin 230 Suriyeliye sağlık hizmeti verildiğini duyurmuştu.