Ankara’dan Washington’a Reza Zarrab çağrısı!

Mahkeme işlemlerinin başlamasına paralel olarak Türkiye, ABD’den İran yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle İran asıllı Türk iş adamı Reza Zarrab hakkında açılan davayı düşürmesini veya sonlandırmasını talep etti. Zarrab, 2013 yılının sonunda Türkiye’de büyük bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalar

Mahkeme işlemlerinin başlamasına paralel olarak Türkiye, ABD’den İran yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle İran asıllı Türk iş adamı Reza Zarrab hakkında açılan davayı düşürmesini veya sonlandırmasını talep etti. Zarrab, 2013 yılının sonunda Türkiye’de büyük bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarından ötürü suçlanmıştı. Söz konusu olayların, dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan tarafından 1999 yılından bu yana ABD’de ikamet eden Fetullah Gülen liderliğindeki “hizmet hareketi” girişimi olduğu açıklamıştı. Nitekim Ankara, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Türkiye’deki başarısız darbe girişiminde bulunmakla suçlanan harekete uluslararası bir kovuşturma başlattı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, dün bir televizyon kanalında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozdağ, Türk milyarder aleyhindeki ABD davasının düşürülmesi veya sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Bozdağ yaptığı açıklamada New York’ta jüriye ulaşan davanın yasal bir dayanağı olmadığını belirtti.

Altın ticareti yapan Zarrab, geçtiğimiz yıl ABD’de tutuklandı. ABD’li savcılar, Zarrab’ın İran’a yönelik yüz milyonlarca dolar yaptırımlardan kaçınmak için bir plan yürüttüğünü iddia ediyor.

Jüri seçimi yapıldı

Manhattan’da görülecek Zarrab davası konusunda jüri seçimi de dün başladı. Zarrab, Manhattan tarafından İran Hükümetine veya ilgili mercilere yüz milyonlarca dolar aktarmak için birçok operasyona karışarak, İran’a yönelik yaptırımları ihlal etmekle suçlanmıştı.

Mahkemenin, bir hükümet şahidi olması için Zarrab ile anlaşma yapması bekleniyor. Bu durumda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın bir çerçevedeki Türk yetkilileri etkileyen dava hakkında daha çok bilginin açığa çıkacağı anlamına geliyor.

ABD iddialarına göre, Zarrab İran’a yönelik yaptırımları altın karşılığında petrol ve gaz satın almak için istismar etti. Ayrıca yaptırım listesindeki İran mercileri yerine finansal işlemleri gizlemek için büyük bir şirket ağı kullandı.

Dosyada telefon görüşmeleri de yer alıyor

ABD’deki soruşturma dosyası, kayıtlı telefon görüşmelerini ve birçok belgeyi içeriyor. Belgelerde ayrıca, savcıların, 16 Nisan 2013 tarihine ait açıklamaları da bulunurken, belgeler İran’ın işlemlerine yönelik bir kanal bulmak için banka satın alma amacıyla Zarrab’ın telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. Savcılar, Zarrab ve dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın dört gün önce bir düğünde konuştuğunu da iddia ediyor.

Diğer taraftan New York Times, soruşturma dosyaları hakkında şu ifadelere yer verdi; “Savcılar, Zarrab’ın başka bir sanığa “Geri döneceğim… Sayın Başbakan… Herhangi bir yolla bir banka satın almış olsanız bile, eğer kabul ederseniz bana bir ruhsat verin, ben de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na gideyim.” dediğini söyledi.”

Konu, Aralık 2013’te Halkbank skandalıyla Türk polisinin üst düzey yetkilileri tutuklamaya gittiğinde gün yüzüne çıktı. Konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı da kapsıyor. Öyle ki Bilal Erdoğan’ın, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının ardından 2014 yılında diplomatik pasaport kullanarak bir grup silahlı korumanın eşliğinde ve çok miktarda para ile İtalya’ya gittiği iddia edilirken, İtalya’da yüksek lisans yaptıktan sonra Türkiye’ye döndüğü belirtildi.

Üç firari savcı için Interpol talebi

Diğer taraftan Türkiye Yüksek Mahkemesi, üç eski savcı hakkında Gülen hareketine mensup oldukları gerekçesiyle ‘kırmızı bülten’le aranmaları için Uluslararası Polis Teşkilatı’na (Interpol) yazı yazılmasına karar verdi.

Mahkemenin ceza dairesi dün yaptığı açıklamada, firari savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç hakkındaki yakalama emirlerinin infaz edilmediği ve kararın bu nedenle alındığı belirtildi. Söz konusu isimler 2013 yılında yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarına katılmıştı.

Gülen hareketine bağlı işadamı Sudan’da gözaltına alındı

Öte yandan Türk kaynakları da, MİT’in Sudan’daki Gülen hareketi liderlerinden birinin tutuklandığını ve Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. Türk basınında çıkan haberlere göre, Gülen hareketinin “para kasası” olarak bilinen işadamı Memduh Çıkmaz, MİT ile Sudan Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Servisi’nin (NISS) ortak operasyonuyla bir süre önce, gizlendiği evinde gözaltına alınarak sorgulandı. Çıkmaz, Sudan’da işlemlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’ye getirildi. Çıkmaz’ın Çorum’da, benzin istasyonu ve inşaat malzemeleri fabrikası bulunuyor.

İngiltere’den iade talebi

Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Özlem Zengin, Türkiye Hükümeti’nin, darbe girişimine karışan, ardından İngiltere’ye kaçan iş adamları ve Gülen hareketi mensuplarının teslim edilmesine yönelik çabaları hakkında bilgi verdi.

Zengin yaptığı açıklamada, “İngiltere ile iyi ilişkilerimiz var. Ülkedeki bazı iş adamları ile ilgili iade talepleri mevcut. Ankara’daki Adalet Bakanlığı bu konular üzerinde çalışıyor. Ayrıca İnterpol de Gülen hareketine mensup şüphelilerin tutuklanması operasyonuna katıldı.” dedi.

Zengin ayrıca, Başbakan Binali Yıldırım ve İngiliz mevkidaşı Theresa May ile Londra’da dün gerçekleştirdiği toplantıda, aranan isimlerin iadesi konusunun da masaya yatırıldığını belirtti.