Araba yürüdü, hem de hızlı ve şaşırtıcı bir şekilde

İki buçuk yıl önce bakanlık toplantı salonundaki dinleyiciler arasındaydım. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın düşüncelerini ilk defa duyuyordum. Yeni bir projeden açıkça bahsetti. Ondan, farklı bir devlet projesi dinliyorduk; geliri, faaliyetleri, açılımı, verimliliği ve küresel

İki buçuk yıl önce bakanlık toplantı salonundaki dinleyiciler arasındaydım. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın düşüncelerini ilk defa duyuyordum. Yeni bir projeden açıkça bahsetti. Ondan, farklı bir devlet projesi dinliyorduk; geliri, faaliyetleri, açılımı, verimliliği ve küresel konumu efsaneye benziyordu.

Etkileyici bir sunum, sadece beş yıllık yeni bir kalkınma planı değil; hemen başlayan büyük bir devletin gelecek vizyonu. Ardından Veliaht Prens tartışma oturumunu açtı ve ben, en son yorumcu idim. Sadece ziyaret amaçlı oradaydım. Kendisine dedim ki, “Sayın Prensim, ileri sürdükleriniz (bir yıl geçtikten sonra “Krallığın 2030 vizyonu” oldu) rüya gibi, ancak aynı zamanda gerçekçi ve ulaşılabilir. Ama büyük bir sorun var. Sizler, (Prens hazretleri) genç, enerjik, güçlü, net görüşlüsünüz. Duyduklarım detaylı, şaşırtıcı ve çok inandırıcı. Buna karşılık; Eski bir arabayı süren biri gibisiniz, tekerlekleri ve yürüyen aksamı dökülüyor… Açıkça söylemek gerekirse; böyle bir arabayla istediğiniz yere zamanında varamazsınız. Bu, 50 yılı aşkın, ağırlamış ve yıpranmış eski bir yönetim şeklidir.”

Gülümseyerek, “Bu araba yürümeli, ama yürümez ise başka bir arabaya değiştireceğim” diye yanıtladı.

Heyecan verici ve peş peşe gelen birkaç hafta içinde gördük ki yüksek bir hızla gitmesi için, neredeyse işlemez hale gelen hükümet (araba)  parçalanmış ve ıslah edilmiş. Yeni bir entegre çalışma sistemi felsefesi, tarihsel mevzuat, büyük projeler, her seviyedeki lider ve kurumların değişimi ve dış ilişkilerde çözüme odaklı bir strateji. O günden beri olup biten olaylar, son 60 yıl içinde ülkenin yaşayıp gördüğü şeyleri aşıyor. Gelecekteki eylem planları ülkeyi yeni pozisyonlara taşıyacak. Bazıları Suudi Arabistan’ı defin için bekleyen bir cenaze olarak gördüler; öyle ki dev İran da hedef alıyor küçük Katar da… Petrol fiyatlarındaki gerilemeyle daralan bir ekonomi, şişmiş bir bürokrasi, Devletin, vatandaşları ve diğerlerine karşı yükümlülükleri yerine getirme imkânsızlığı ve bürokratik kurumların zayıf üretkenliği… Gelenekleri toplum ve pazarda adeta yitirilmiş ve özel sektörü hükümet sözleşmelerinden besleniyor… Bütün bu bölümler, yeni krallığın yeniden inşa etme projesi kapsamında kararlar ve düzenlemelerle operasyon odalarına girmesi sağlandı.

Yolsuzlukla mücadele çerçevesinde, gözaltı ve tutuklamaları da kapsayan yakın tarihli kararlar yayınlandığında, Muhammed bin Selman’ın ‘arabanın yürümesi gerektiği aksi halde başkasıyla değiştirileceği’ hususundaki uyarısını ve ısrarını hatırladım. Prens sadece bunlarla yetinmedi, pazar ve fiyatlardaki dengesizlikleri düzeltmek için harekete geçti. Geçerliliği kalmamış sosyal kısıtlamaları kaldırdı, kadınlara araba sürmeye ve eğlence programlarının girişine izin verdi. Petrol dayalı olmayan alternatif projelerin temelini attı.

Kayırmacılık ve rüşvetin yaygın olduğu bir ülkede, Hükümet reforma tabi tutulamaz ve iddialı bir vizyon ortaya konamaz. Yolsuzluğun birçok siyasi, sosyal ve ekonomik sorunları vardır. Her sözleşmede hükümet için maliyet yüksektir ve uygulama ihtimali düşüktür.

Bu, her yılın sonunda bütçe hedefine ulaşmayla yetinmeyecek olan bir veliahdın hedefleriyle uyuşmayan bir durumdur. Bilakis, başlamış olan ve 13 yılı daha devam edecek olan kalkınma ve atılım projesini tamamlama sözü veren birinden bahsediyoruz. Sorumluluklarını üstlenebilecek modern bir devlet; şeffaf, adil, etkili ve üretken olmalıdır. Rütbe ne kadar yüksek olursa olsun, yolsuzluk sorunlarını halletmeden, gelişme karşıtı bazı toplum kesimlerini de karşısına alarak, kadınların araba kullanmasını sağlayan yasalar çıkarma gibi kararlar almasını Veliahttan bekleyemeyiz.

Artık onu tanıyoruz, Prens Muhammed bin Selman, İster Katar gibi rahatsız edici ülkeler veya Husiler gibi kiralık örgütlerle mücadele etmede isterse radikal unsurlar tarafından toplumsal yapının bozulması veya rüşvetçiler tarafından devletin yağmalanması gibi hususlarda yatıştırma politikasına ve çözümlerin yıllarca ertelenmesi karşıdır. Veliaht, Suudi Arabistan’ı modern, güçlü ve başarılı bir krallık haline getirme hususunda ısrarlıdır. Ekonomisi ilk yirmide değil, ilk onda olan ve daha büyük bir bölgesel güce sahip bir ülke olmasını istiyor.

Sözümü başladığım gibi bitirmek istiyorum; ben, birkaç hafta önce veliaht hazretlerini aldığı bu sarsıcı kararlarından dolayı tebrik etmiştim. Bana “Sana göre… Araba yürüdü mü?” diye sormuştu. Ben de “Oldukça hızlı ve etkileyici bir şekilde” diye cevap vermiştim. Buna cevaben, “Henüz başlamadık” dedi.

Bunun, sadece iki yıl önce yavaş yavaş her tarafı aşınan Suudi Arabistan’ın aynısı olduğunu kim hayal edebilir?