Arakanlılar, Myanmar’a dönünce ‘geçici barınaklarda’ kalacak

Bangladeş ile Myanmar arasında imzalanan anlaşma ile Myanmar’a geri dönecek olan Arakanlı (Rohingyalı) Müslüman mültecilerin, başlangıçta geçici sığınma evleri veya kamplarda kalacakları belirtti. Dışişleri Bakanı Hasan Mahmud Ali, başkent Dakka’daki muhabirlere verdiği demeçte, “M

Bangladeş ile Myanmar arasında imzalanan anlaşma ile Myanmar’a geri dönecek olan Arakanlı (Rohingyalı) Müslüman mültecilerin, başlangıçta geçici sığınma evleri veya kamplarda kalacakları belirtti.

Dışişleri Bakanı Hasan Mahmud Ali, başkent Dakka’daki muhabirlere verdiği demeçte, “Mülteciler başlangıçta sınırlı bir süre için geçici barınaklarda kalacaklar” dedi.

“Eve gitmeleri mümkün değil”

Bakan, yaşanan şiddet sırasında köylerin çoğu yakıldığı için, birçoğunun geçici sığınma evlerinde kalması dışında hiçbir seçeneği olmadığını söyleyerek, “Köylerin çoğu yakıldı. Öyleyse nereye dönecekler? Evleri yok. Nerede yaşayacaklar? Eve gitmeleri mümkün değil” şeklinde konuştu.

Bakanın açıklamaları, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin, “Myanmar’ın Arakan (Rakhine) Eyaletindeki durum, mültecilerin güvenli ve sürdürülebilir bir dönüşü için hazır değil” ifadelerini kullanarak, anlaşma konusundaki endişelerini dile getirmesinden bir gün sonra geldi.

Myanmar ve Bangladeş arasında geri dönüş anlaşması

Myanmar ve Bangladeş, Arakanlı mültecilerin ‘en kısa sürede’ geri dönmesinin yolunu açacak bir anlaşma imzalamışlardı.

Anlaşma uyarınca, Myanmar, Arakan eyaletinde normal yaşama geri dönülmesini sağlayıp, Arakanlı mültecilerin gönüllü ve güvenli bir şekilde evlerine dönmelerine teşvik edecek.

Anlaşmada, “Myanmar, geri dönenlerin uzun süreler geçici yerlerde kalmamalarını, mevcut hukuk ve düzenlemelere uygun olarak, Arakan eyaletinde hareket özgürlüğüne izin vermelerini sağlamak için mümkün olan tüm önlemleri alacaktır” ifadeleri yer aldı.

1992’de Budist militanların Müslümanlara karşı şiddet olaylarından sonra, Arakan eyaletinde yerinden olmuş kişiler için kurulan sefil durumdaki kamplarda yaklaşık 100 bin kişi yaşıyor.

Anlaşmaya göre, Ekim 2016’dan beri Bangladeş’e kaçan yaklaşık 700 bin mültecinin Arakan’a geri dönme şansı var. Ancak Bangladeş’e daha önce kaçan mülteciler bundan faydalanamayacak.

Anlaşma, Bangladeş’e daha önce giden mültecilerin geri gönderilmesinin, mevcut anlaşmanın sonunda ayrı olarak inceleneceğini öngörüyor.

Yeni anlaşma Bangladeş’te eleştirildi

Bangladeş, mültecilerin topraklarına girmesine izin vererek, uluslararası toplumun övgüsünü kazandı. Ancak uzun süre kalmalarını istemediğini gerekçe göstererek, mültecilerin hareketlerine kısıtlamalar getirdi.

Yeni anlaşma Bangladeş’te eleştirildi. Ana muhalefet partisi, “Arakanlıları, anavatanlarındaki baskı ve soykırımı durdurmaksızın geri göndermek için önlem almak, onları cehenneme göndermekle aynı şey” açıklamasında bulundu.

“Arakanlılar, topraklarını tekrar geri kazanamaz ise, geri dönmeyi kabul etmezler”

Arakanlı aktivist Muhammed Zubeyr, AFP’ye şunları söyledi, “Arakanlılar, köylerine dönüp, topraklarını tekrar geri alamazsa, gönüllü olarak Arakan’a geri dönmeyi kabul etmezler.”

Zübeyr, Bangladeş ve Myanmar’ın 1992’de benzer bir mülteci geri gönderme anlaşması imzaladığını ve bunun sonucunda yaklaşık 200 bin mültecinin Arakan’a döndüğünü, fakat sorunlara, özellikle de vatandaşlık sorununa çözüm bulunmamasının, krizi daha da şiddetlendirdiğini kaydetti.

Arakanlı Müslüman azınlık, vatandaşlık hakkından mahrum bırakan ve temel hizmet haklarını ciddi bir şekilde kısıtlayan Myanmarlı yetkililer tarafından sistematik bir şekilde zulüm gördü.

Myanmar yetkilileri, Arakanlıların ‘Bengal’ göçmeni olduğunu söylüyor, ancak Arakanlılar ise, Myanmar’daki köklerinin çok eskiye dayandığını iddia ediyor.

BM, Ağustos ayından bu yana, BM ve Washington’un ‘etnik temizlik’ olarak tanımladığı Myanmar’daki şiddet içerikli askeri operasyondan kaçarak Bangladeş’e sığınan 620 bin Arakanlının dünyanın en büyük mülteci kampında, sefalet içinde yaşadığını belirtti.