Bağdat’ın parçalanmayı engellemek için yapması gereken reformlar…
Kürtlere, Bağdat’taki hükümet içerisinde gerçek bir pay verin. İşte o zaman bağımsızlık düşüncesinden vazgeçeceklerdir. Kürtler, şu an yetkileri olmadığı fahri görevlerde bulunuyor. Bu durum, Irak’taki işgalin ardından kurulan sosyalist parlamenter sistemdeki pek çok oluşum için aynıdır. Bölgedeki h
Kürtlere, Bağdat’taki hükümet içerisinde gerçek bir pay verin. İşte o zaman bağımsızlık düşüncesinden vazgeçeceklerdir. Kürtler, şu an yetkileri olmadığı fahri görevlerde bulunuyor. Bu durum, Irak’taki işgalin ardından kurulan sosyalist parlamenter sistemdeki pek çok oluşum için aynıdır.
Bölgedeki hemen hemen bütün ülkeler, ayrılma düşüncesine karşı çıkıyor. Dolayısıyla Kürtlerin bağımsızlığı kolay olmayacak. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) yaşayan Kürtler, Irak’tan ayrılmak için düzenlenen referanduma yüzde 92’lik bir oranla destek verdi. Ardından Irak merkezi yönetiminin Kürt devletine karşı Türkiye ve İran’la başlattığı mücadele endişeleri artırdı.
Bağımsızlık engebeli, tehlikeli ve uzun bir yoldur. Bu yolda askeri çatışmalar ve acı verici ekonomik ambargolarla karşı karşıya kalınacaktır. Kürtler yine de kararlı. Şu an için geçici olarak geri çekilseler bile daha sonra bunu yeniden deneyeceklerdir. Kürtlerin projesi endişeye neden oluyor. Çünkü Irak’taki diğer bölgeler de İngilizler ile Fransızların çizdiği,1920’den bu yana süregelen Irak’ın sonunu getirecek bağımsızlık fikirleriyle mücadele ediyor.
Irak’ı ve bölgeyi parçalamakla tehdit eden bağımsızlık fikrini durdurmak için çözüm; ancak, samimi ve gerçek niyetlerin ortaya konmasıyla mümkündür. Bağdat’taki siyasi güçler, Kürtlerin yönetimde ortak olduklarına dair yetki ve garanti vermeliler. Kürtler sadece hatıra fotoğrafı çektirmeyi bekleyen kimseler değildir. Eğer yetki ve garanti verilirse bahaneler sona erecektir.
Yeni Irak projesinin dayandığı ülkedeki diğer gruplar gibi Kürtler de, iktidar ortakları ve diğer partiler tarafından kenara itilerek yok sayıldı. Bütün bunlar, siyasi projenin garantörlüğünü yapan Amerikalılar Irak’tan çıktıktan sonra meydana geldi. Bağdat, devletin başkentidir. Dolayısıyla Amerikalıların tasarladığı yönetim projesini yansıtmak ve toplumda ortaklığı sağlamak için ülkeyi temsil eden bütün oluşumları yönetmesi gerekiyordu. Fakat kargaşa, önceki Başbakan Nuri el-Maliki döneminde ortaya çıkmaya başladı. Maliki yönetiminde hükumetin yetkileri istila edildi. Yönetim Maliki’den ibaret oldu. Daha sonra partiler, Bağdat’ta silahlı birer yapı haline geldi. Başkent, Haşdi Şabi bayrağı altında kendilerine meşru zemin hazırlamayı başaran, İran’ın desteklediği silahlı milisler tarafından kuşatıldı.
Diğer yandan kendilerini siyasi otorite olarak dayatmaya çalışan bazı dini otoriteler de mevcut. Bu otoritelerin yayınladıkları fetvalar, parlamento oylamasının ve hükümet kararlarının önüne geçmeye başladı. Parlamentonun yetkileri sekteye uğradığı, Yüksek Mahkeme siyasi liderlerin isteklerine bağlı kaldığı ve hükümet silahlı gruplara karşı çıktığı için kararlarını uygulayamadığı zaman devletin yasama kurumlarının ne değeri var? Bu ortamda neden Kürtlerden veya diğer siyasi gruplardan, kimliksiz ve güçsüz bir devlete bağlı kalmalarını bekliyoruz? Bundan dolayı sadece hükumet değil, aynı zamanda Irak devleti meşru otoriteleri de anayasaya bağlı kalarak heybetini yeniden kazanmalıdır. Ayrıca Irak devleti, kanunlara göre herkese eşit muamelede bulunmalı. Sadece DEAŞ terör örgütü unsurlarına ve Kürt ayrılıkçılara değil, itaat etmeyenlerin tümüne karşı da savaş ilan etmelidir.
Irak devleti, terörle mücadele yıllarında askeri müessesenin dışında hiç kimsenin silah taşımasına izin vermeyeceğini ve herhangi bir bölge ya da şehrin meşru olmayan gruplar tarafından yönetilmesini kesinlikle kabul etmeyeceğini ilke olarak benimsemişti. Bu vaatler çerçevesinde savaşlar başlatıldı. Bu kapsamda Anbar ve Selahaddin kentleri temizlendi. Musul ve diğer yerler kurtarıldı. Fakat Irak’ın güney ve orta kesiminde devletin otoritesi zayıfladı. Haşdi Şabi’nin lideri, başbakandan daha önemli bir konuma geldi. Maliki, hükumetin başına karşı düşmanlığını açık olarak göstererek kışkırtmalara başladı.
İşte devleti bu şekilde zayıflattılar. Kürtler de böyle bir devletin içerisinde devam etmenin faydasız olacağını düşünerek bağımsızlık vaktinin geldiğine karar verdi.
Bağımsızlık eğilimlerini durdurmak için Kürtlere teatral roller değil, gerçek yetkiler verin. Yine aynı şekilde Anbar’da bazı Sünni Araplardaki ve Basra’da şiilerdeki mevcut eğilimleri engellemek için onlara da hakiki yetkiler verin. Herkes, kendi mücadelesine başlamak için Kürt bağımsızlık savaşını bekliyor. Bağdat, bütün Iraklıların devleti olmadığı sürece ayrılıklar durmayacaktır.