Barcelona ve Madrid kriz hattında İspanya Kralı
İspanya anayasal bir monarşi ile yönetilmesine rağmen, pazar günü yapılan referandum ardından ülkenin girdiği kriz, İspanya Kralı’nı Madrid’deki merkezi hükümet ile Katalonya Bölgesel hükümeti arasındaki gerilime müdahale etmek zorunda bıraktı. Kral 6. Philip, ayrılıkçı Katalanları tereddüt et
İspanya anayasal bir monarşi ile yönetilmesine rağmen, pazar günü yapılan referandum ardından ülkenin girdiği kriz, İspanya Kralı’nı Madrid’deki merkezi hükümet ile Katalonya Bölgesel hükümeti arasındaki gerilime müdahale etmek zorunda bıraktı. Kral 6. Philip, ayrılıkçı Katalanları tereddüt etmeden kınayarak, “Kanun dışı hareket ettiler” diyerek, eylemlerinin ülkenin birliğini ve ekonomisini tehlikeye soktuğu konusunda uyarıda bulundu. Kral Philip’in açıklamaları, Madrid’deki hükümeti destekler nitelikle oldu. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, referandumu demokrasiyle ‘alay etme’ olarak niteledi.
İspanya Kralı televizyonlarda yayınlanan konuşmasında, “Referandum sonrası ülke ‘tehlikeli bir hal’ aldı. Bir aydan kısa bir süre önce çağrısı yapılan ve Anayasa Mahkemesi tarafından hemen yasaklanan referandum, ‘bizi her daim bir arada tutan dayanışma ve dostluğumuzu yıktı” şeklinde konuştu.
Öte yandan Katalonya Özerk Yönetim Başkanı Carles Puigdemont, birkaç gün içinde İspanya’da bağımsızlıklarını ilan edeceklerini belirtti. Puigdemont, BBC’ye verdiği röportajda, hükümetinin, bu haftanın sonunda veya önümüzdeki haftanın başında bağımsızlığını ilan edeceğini ifade etti.
“Her şeyi alüst edecek yanlış olur”
Madrid’in Katalonya hükümetinin kontrolünü elinden almak için müdahale edip etmeyeceği sorulduğunda Puigdemont, ‘her şeyi altüst edecek bir yanlış olur’ cevabını verdi. Özerk Yönetim Başkanı, ayrıca şu anda Madrid’deki İspanyol hükümeti ile mevcut yönetimi arasında hiçbir iletişim olmadığını belirtti.
Siyasi krizin kötüleşmesi ile İspanyol Anayasası’nın 155. Maddesi konuşulmaya başlandı. Madrid daha önce kullanılmamış olan bu maddeyi aktifleştirebileceği üzerinde duruluyor. Söz konusu madde, bağımsızlık ilan edilmesi durumunda merkezi hükümete özerk bölgenin yönetimine el koyma izni vermekte. Yaptığı konuşmada bu maddeye değinmese dahi Kral, “Devletin meşru makamlarının amacı, anayasal düzene uyumu sağlamaktır” diyerek böyle bir adımı destekleyeceğinin işaretini verdi.
Kral Philip, ülkenin zengin kuzeydoğu bölgesindeki Katalonya makamlarının İspanya ekonomisini tehlikeye attığını ve bütünlüğünü bozmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Katalonya’daki bölgesel parlamento, dün referandumun sonuçlarını görüşmek üzere genel oturum yaptı.
Kralın konuşmasından birkaç saat önce Katalonya’daki milliyetçiler, genel grevle İspanya’nın bölge üzerindeki yetkisine karşı yeni bir meydan okuma başlattı.
Katalan yetkililer, İspanyol polisini aralarından 4 kişinin hastaneye kaldırıldığı 893 kişiyi yaralamakla ve referandumun önlenmesi girişimleri sırasında okullardan ve diğer kamu binalarından seçim materyallerini ele geçirmekle suçladıktan sonra halkı greve çağırdı.
Barcelona’da düzenlenen yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Ulusal polis karakolları, İspanya Başbakanı Rajoy’un partisi olan ‘Halk Partisi’ binası ve polisin referandum günü ayaklananlara karşı plastik mermi kullandığı bir okulun önünde büyük protesto gösterileri düzenlendi.
“Bütün dünya bizim barışçıl bir halk olduğumuzu gördü”
Barcelona futbol takımı greve destek olmak için antrenmanını askıya aldı. Katalonya’da Özerk Yönetim Hükümeti’nin Başkanı, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, bugün vatandaşlık ruhu ve haysiyet için demokratik protesto günü, provokasyona gelmemeliyiz. Bütün dünya ‘bizim barışçıl bir halk’ olduğumuzu gördü” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert Washington’da gazetecilere verdiği demeçte, “Katalonya’da ‘hafta sonu çıkan olaylarda birçok kişinin yaralandığını belirten raporlar bizi üzüyor. Bütün tarafları şiddet göstermeden İspanyol kanunlarıyla uyumlu bir şekilde siyasi farklılıkları gidermeye teşvik ettiğimizi söylemeye devam ediyoruz” dedi.