Belgeler, El Kaide liderlerine işkence yapılmasına ilişkin detayları ortaya çıkarıyor

Washington/Karen de Jong Halihazırda ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Başkanı olan Gina Haspel’in 2002 yılında Virginia’daki CIA merkezine gönderdiği ve El Kaide liderlerine uygulanan işkencelere dair detayların belirtildiği 11 mesaj üzerindeki gizlilik kaldırıldı. Mesajlarda, El Kaide’ye

Belgeler, El Kaide liderlerine işkence yapılmasına ilişkin detayları ortaya çıkarıyor

Washington/Karen de Jong

Halihazırda ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Başkanı olan Gina Haspel’in 2002 yılında Virginia’daki CIA merkezine gönderdiği ve El Kaide liderlerine uygulanan işkencelere dair detayların belirtildiği 11 mesaj üzerindeki gizlilik kaldırıldı. Mesajlarda, El Kaide’ye üye olduğundan şüphelenilen bir sanığa suda boğulma yönteminin de aralarında bulunduğu birçok işkence yöntemini uygulandığı belirtiliyor. Gina Haspel o dönem Tayland’da “Kara Bölge” adı ile bilinen bir hapishaneyi yönetiyordu.

El Kaide lideri olduğu iddia edilen Abdurrahim Naşiri adlı zanlının, ABD güçlerinin Yemen’de konuşlandığı 2000 yılında USS Cole’ye yapılan saldırıyı planladığına inanılıyordu. ABD istihbaratı başka saldırıların da Abdurrahim Naşiri tarafından planlandığını biliyordu.

Naşiri’ye sorgulama sırasında mahkumlar işkence yapılarak, zorla çıplak bırakılıyor, zincirleniyor, sertçe duvara vuruluyor, dar bir tabutluğun içine hapsediliyor, infaz provaları yapılıyor ve kendisine suda boğulma yöntemi uygulanıyordu. Tüm bunlar resmi raporlarda, mahkemedeki duruşmalarda ve diğer başka raporlarda genel olarak ifade ediliyor.

Naşiri’ye Tayland’daki hapishanede kaldığı süre boyunca sorgusu sırasında yapılan işkenceye ilişkin detayların çoğu açığa çıkmadı. Öyle ki Özel Araştırma Enstitüsü ABD Ulusal Güvenlik Arşivi, 11 mesajın içeriğini Enformasyon Özgürlüğü Yasası uyarınca önümüzdeki cuma günü yayınlamaya hazırlanıyor.

CIA Sözcüsü Timothy Barreth CNN’e yaptığı açıklamada CIA’in, çok ağır eleştirilere maruz kalan belgelere ve belgeler üzerindeki gizliliğin kaldırılmasına ilişkin yorumunun olmadığını söyledi. Yayınlanan kısa raporlarda geçen telgraflar, soruşturmacıların ABD’ye yapılabilecek muhtemel saldırılar konusunda malumat almak için Naşiri’ye işkence yaptığını açık bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak Naşiri konu hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını söylüyor.

Virginia’daki CIA merkezinde gönderilen mesajlardan birinde zikredildiğine göre Naşiri’nin tutukluluğunun 12. gününde sorgunun şiddetinin arttığını ve soruşturmacıların zanlıdan bildiği her şeyin anlatılmasını istediklerini ancak zanlının hiçbir şey bilmediğini söylüyor.

Mesajlardan edinilen bilgilerde soruşturma görevlileri başını kapattıkları zanlıya üstten su döküyor. Çok acı çeken zanlı Allah’tan yardım istiyor.

Naşiri 11 Eylül saldırılarından sonra tutuklanan ve CIA tarafından işkenceye uğrayan 3 zanlıdan biri. Yapılan işkence ABD Savunma Bakanlığının o zamanki kanunlarına göre yasaldı. Naşiri’nin tutuklanması ve Polonya’da CIA’e ait gizli bir bölgeye nakledilmesi, gizli bir gözaltı bölgesi konusunda ABD Senatosundaki istihbarat heyetine sunulan 700 sayfalık raporlarda çok kısa bir şekilde zikrediliyor. Bu rapor 2014’ün sonlarında yayınlanarak halka açık hale gelmişti.

Söz konusu rapor ABD’li soruşturma görevlilerinden birinden aktarılırken görevli “Suudi Arabistan vatandaşı Naşiri, Ekim 2002’de BAE’de yakalandı. Bize incelenemeyecek bilgiler verdi. Daha sonra Küba’daki Guantanamo Körfezinde bulunan askeri cezaevine nakledildi. Hala orada cezaevinde tutuluyor” ifadelerini kullanıyor.

CIA’in ilk kadın başkanı olan Gina Haspel, içinde bulunduğumuz senenin mayıs ayında ABD senatosunda CIA’in Başkanlığına atanması onay oturumunda, CIA’in sorgulama yöntemlerindeki kötü itibarı ve bundaki rolü konusunda sert bir şekilde sorguya çekilmişti. O zamandan bu yana söz konusu kötü sorgulama yöntemleri kullanılmıyor. Gina Haspel geçmişte yaşanan işkence vakalarındaki rolünü tam olarak yalanlamasa da Senato Başkanı ve Senato’daki İstihbarat Komitesinde kıdemli bir demokrat olan senatör Mark Warner’e gönderdiği mesajda “geçmişteki tecrübelerimden yararlanarak sert sorgulama yöntemleri uygulaması CIA’e yakışmıyor” ifadelerini kullandı. Gina Hasbel yaptığı geniş açıklamada “Bu yöntemler komutanlarımıza ve CIA kurumumuzun dünya genelindeki saygınlığına zarar verdi” ifadelerini kullandı. Gina açıklamasında Senato üyelerine bir mesaj göndererek CIA’in başındaki yeni görevinde ahlaki ilkelere uyacağını söyledi. Gizliliği bulunan 11 telgrafı inceleyen ABD Senatosu üyeleri ise Gina Hasbel hakkında birçok soruşturma başlattı. Kapalı kapılar ardında yapılan CIA’in başkanlığı nihai oylamasında Gina, 10 oyun 5’i almıştı. ABD Senatosu’nun tamamı Gina’nın CIA’in başına geçmesini desteklediğini belirtmişti.

ABD Senatosunun Haspel’in sert sorgulama yöntemlerindeki rolüne yönelik gerçekleştirdiği açık oturumlardan kamunun yüksek beklentisine rağmen bazı medya organlarının Gina Haspel’in El Kaide zanlısı Zeynel Abidin Muhammed Hüseyin lakaplı Ebu Zübeyde’nin sorgulamasına katıldığının iddia edildiği raporlar konusunda yaptığı bariz hatadan geri dönmek zorunda kalmasının ardından Haspel, beklenen gücünü kaybetti. El Kaide zanlısı Ebu Zübeyde Tayland’daki gizli sorgu odalarında 84 defa suda boğulma işkencesine maruz kalırken bu işkence Gina Haspel’in hapishanenin başına geçmeden önce gerçekleşmişti.