Berlin saldırganı Enis el-Amri’nin cenaze namazı kılınmadı

Tunuslu yetkililer, Berlin saldırısını gerçekleştiren Tunuslu terörist Enis el-Amrî’nin otopsi işlemlerini, hızlı bir şekilde sonuçlandırarak, Oueslatia şehrindeki kabristana defnetmek üzere, ailesine teslim etti. Oueslatia şehrindeki güvenlik kaynaklarına göre Enis el-Amrî’nin ailesi, otopsi işleml

Tunuslu yetkililer, Berlin saldırısını gerçekleştiren Tunuslu terörist Enis el-Amrî’nin otopsi işlemlerini, hızlı bir şekilde sonuçlandırarak, Oueslatia şehrindeki kabristana defnetmek üzere, ailesine teslim etti.

Oueslatia şehrindeki güvenlik kaynaklarına göre Enis el-Amrî’nin ailesi, otopsi işlemleri sonuçlandıktan sonra Tunus’un başkentindeki Charles Nicole Hastanesi’nden oğullarının cenazesini teslim aldı. Emniyet güçleri, terörist Enis el-Amrî’nin cesedini teslim ettiği esnada yoğun güvenlik önlemleri aldı. Ayrıca güvenlik birimleri Enis el-Amrî’nin, terörizmle olan bağlantısı sebebiyle cenaze namazının kılınmasına izin vermedi.

Tunuslu yetkililer, terörist Enis el-Amri’nin cesedini İtalya’dan geçen hafta Cuma günü teslim aldı. Enis el-Amri’nin otopsi sonuçlarının aynı gün içerisinde sonuçlandırılması ve ertesi gün (Cumartesi) memleketinde defnedilmesi beklenmesine rağmen Cumartesi ve Pazar günlerinin tatil olması sebebiyle idari gecikmeler olmuş ve cenazenin teslim işlemleri Salı gününe kadar sarkmıştı.
İtalya resmi makamlarından gelen talepler üzerine, cesedin teslim edilmesi karşılığında, belli bir miktar ödeme yapıldı. Ayrıca teröristin defin işlemleri Tunus Dışişleri Bakanlığı’nın gözetimi ve denetimi altında yapıldı.

Tunuslu terörist Enis el-Amri, geçen aralık ayında Almanya’nın Berlin şerhinde bir terör saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırıda 12 kişi ezilerek can verdi. Enis el-Amri, 23 Aralık tarihinde İtalya’nın Milano şehrinden kaçmaya çalıştığı esnada polis tarafından öldürüldü.

Söz konusu dönemde maddi sıkıntılar çeken terörist Enis el-Amri’nin ailesi, cesedin morgda muhafaza edilmesi karşılığında İtalya’ya 12.000 Tunus dinarı (yaklaşık 5 bin Amerikan doları) ödedi.

Enis El-Amri’nin ailesi geçen mart ayından itibaren, Tunuslu yetkililerle irtibata geçerek, gerçekleştirilen terör saldırısından sonra defin işlemlerinin yapılabilmesi için, cenazenin memleketine gönderilmesine yardımcı olmasını talep etti. Ancak Tunus Dışişleri Bakanlığı, terörizme müdahil olmuş herhangi bir şahsın cenazesinin başka ülkelerden, Tunus’a getirilme sürecindeki masrafları karşılamama noktasında, oldukça net kanunlar olduğunu söyleyerek bu teklifi reddetmişti.

Tunuslu yetkililer, 1374 Tunuslu vatandaşın hali hazırda terör sebebiyle hapiste olduğunu belirtti. Yetkililer, basın mensuplarıyla yapılan toplantıda, son dönemlerdeki değişimi göstermek için tutuklu sayılarına değinerek, 25 bin olan tutuklu sayısının günümüzde 20 bine düştüğünü ifade etti. Sayının bu oranda gerilemesinde, halkı bilinçlendirmek için yapılan çalışmalar ve hapis cezalarına alternatif kanuni uygulamalar büyük bir rol oynadı.

Bunun haricinde Tunuslu özel dedektif Bruno Juste, Almanya’nın başkenti Berlin’de yeni yıl sebebiyle düzenlenen festivalde, tırla gerçekleştirilen terör saldırısına dair, polis belgelerinde bazı oynamaların yapıldığını doğruladı. Ancak buna rağmen dedektif Bruno Juste, polislerin yaptığı işleri savundu. Juste, terörist Enis el-Amri’nin gerçekleştirmiş olduğu terör saldırısına dair raporunu, Berlin’deki yerel parlamentoya ait komisyona sunarken şu ifadeleri kullandı, “Berlin Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’nü ve polisleri rastgele bir şekilde kınamanın yahut eleştirmenin bana göre bir gerekçesi olamaz.”

Terörist Enis el-Amri’nin terör saldırısını gerçekleştirdikten sonra polis merkezindeki evraklarla oynanması hususuna gelince, dedektif Bruno Juste, Berlin Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’ndeki polislerden birinin de olaya müdahil olduğuna dair delillerin olduğunu söyledi. Yerel parlamentonun içişleri sorumlusu Andreas Jayzl, söz konusu raporun takdim edilmesinin akabinde, internette yayınlanacağını belirtti.

Berlin hükümeti, geçen mayıs ayında Tunuslu terörist Enis el-Amri’nin gerçekleştirdiği terör saldırısındaki güvenlik zafiyetine işaret ederek söz konusu zafiyetlerin sebeplerini araştıracak bir komisyon kurulacağını belirtti. Berlin hükümeti, bu karardan bir hafta önce söz konusu olay hakkında bir araştırma yapmıştı. Andreas Jayzl, yapılan incelemelerde bir görevlinin terörist Enis el-Amri’ye ait belgeleri saklamaya ya da bazı sonuçları değiştirmeye çalıştığını ifade etti. Berlin Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’nün daha önceki kayıtlarına göre, terörist Enis el-Amri, profesyonel ve aktif bir uyuşturucu satıcısıydı.
Terörist Enis el-Amri’nin saldırıyı gerçekleştirmesinden yaklaşık dört hafta sonra bir şahıs davanın akışını değiştirecek yeni bir belge getirdi. Bu belgeye göre terörist Enis el-Amri, küçük ölçekli bir uyuşturucu satıcısıydı. Bu da gösteriyor ki polis memurları, 2016 Kasım ayında yani Berlin saldırısı gerçekleşmeden önce terörist Enis el-Amri’yi yakalayabilirlerdi ve böylece söz konusu saldırının önüne geçebilirlerdi. Terörist Enis el-Amri’ye ait bazı belgeleri gizlemeleri yahut belgelerde sahtecilik yapmaya çalışmaları da bu bağlamda oldukça mühimdir.