Beyrut’ta ABD Hazine Bakanı etkisi!
Lübnan’daki diplomatik ve finansal çevreler, ABD Hazine Bakanlığı Terörizm Finansmanıyla Mücadele Müsteşarı Marshall Billingsley’in Beyrut ziyaretinin sonuçlarına odaklandı. Billingsley, ABD’nin terörle mücadele politikasının bir parçası olan ‘hareketin finans kaynaklarını’ kurutmak amacıyla Lübnan’
Lübnan’daki diplomatik ve finansal çevreler, ABD Hazine Bakanlığı Terörizm Finansmanıyla Mücadele Müsteşarı Marshall Billingsley’in Beyrut ziyaretinin sonuçlarına odaklandı.
Billingsley, ABD’nin terörle mücadele politikasının bir parçası olan ‘hareketin finans kaynaklarını’ kurutmak amacıyla Lübnan’ın, Hizbullah’ın fon hareketliliğine dair mali yaptırım uyguladığından emin olmak için ziyareti sırasında siyasi otoriteler ve bankacılık sektöründeki yetkililerle yoğun toplantılar gerçekleştirdi.
Lübnan ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir görüşme yapan ABD’li yetkili, daha sonra Kuveyt’e gitmek üzere ülkeden ayrıldı. Billingsley, görüşme sırasında Avn’a ziyareti hakkında bilgi verirken, Avn da Billingsley’e Lübnan’ın, “Merkez Bankası ve yetkili finansal otoriteler aracılığıyla, uluslararası standartlara ve kanunlara uygun olarak ülkesinin terörizm finansmanı ve kara para aklamayla mücadele konusundaki uluslararası çabalara aktif bir şekilde katıldığını” ifade etti. Savaşın asıl kaynaklarının terörizm ve para olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, terörün motivasyon, paranın da aracı sağladığını vurguladı. Avn ayrıca, terörle mücadelede Lübnan ordusuna verdiği destek sebebiyle ABD’ye teşekkür ederken, bu desteğin Lübnan istikrarı ve güvenliğinin devam etmesi için sürmesi temennisinde bulundu.
ABD yetkilisinin ikinci toplantısı, ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Elizabeth Richard’ın da katılımıyla Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri ile gerçekleşti.
Berri, “Lübnan Temsilciler Meclisi’nin aldığı kararlar, Lübnan’ı para transferi, mali hareketlilik, kara para aklamayla ve terör finansmanlığıyla mücadele açısından en yüksek uluslararası standartları karşılayan bir devlet konumuna getirdi” ifadelerini kullandı.
Diasporadaki Lübnanlıların anavatanları ile yoğun ticaret yaptığını söyleyen Berri, “ticari işlem yapan Lübnanlıların uluslararası hukuka uyma konusunda dikkatli olduğunu” kaydetti. Billingsley ise, konuyla ilgili olarak Lübnan Merkez Bankası ve diğer bankaların yatırımlarına ve hesap hareketlerine dikkati çekti.
Aynı şekilde Meclis Başkanı, ABD Hazine Bakanının yardımıyla, “tıbbi endüstri için esrar ekimi konusunda bazı ABD eyaletlerinde ve Avrupa ülkelerinde izlenilen modellerin kullanılması imkanına” değindi.
ABD’li heyetin bu ziyareti, hem siyasi hem de mali açıdan mesajlar taşımakta.
El-Meşruk Stratejik İşler Enstitüsü Direktörü Sami Nadir, ziyaretin, Suriye ve Lübnan başta olmak üzere bölgedeki İran nüfuzuna karşı ABD’nin yeni Ortadoğu politikasının kapsamında yer aldığını belirtti.
Nadir, konuya ilişkin Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Hizbullah’a uygulanan yaptırımlar, İran’la çatışma bağlamına giriyor. Özellikle Devrim Muhafızları bünyesindeki Kudüs Gücü ve İran Yargı Gücü Başkanına yönelik devam eden bu yaptırımlar, ‘İran’daki gösterilerin uzamasına neden olan baskı eylemleri, tutuklama ve tasfiye kampanyalarının arka planındaki insan hakları ihlalleri, balistik füze ve üçüncü olarak da terörle savaş’ çerçevesinde üç başlık altında yürütülüyor” dedi.
Nadir ayrıca, “Eski ABD yönetimi, Hizbullah’ı terör örgütü olarak sınıflandırmıştı. Ancak Trump yönetimi, onu kara para aklama ve uyuşturucu kaçakçılığında rol oynayan, dünyanın birçok bölgesinde örgütlenmiş bir “kriminal terör örgütü” olarak tanımlıyor. ABD’li yetkililerin ziyareti, öncelikle Hizbullah’a yönelik yaptırımların arttırılması ve denetim kapsamının genişletilmesi konuları üzerinde yoğunlaştı. Heyetin varlığı, siyasi bir mesaj taşımazken, bankacılık sektörüne yönelik sert bir uyarı mesajı verdi” ifadelerini kullandı.
Ekonomi uzmanı Sami Nadir, son zamanlarda konuya ilişkin kamuoyunda paylaşılan bilgilerin boyutunun, ABD’nin dört Lübnan bankasına uyarı niteliği taşıdığını söylerken, dört yıl önce kapatılan Lübnan Kanada Bankası’na uygulanan yaptırımların tekrarlanmaması için mali tahviller hususunda hızlı önlemlerin alınmasına dair kuşkularını dile getirdi.
Öte yandan bir banka kaynağı tarafından Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamaya göre, Lübnanlı Bankalar, ABD Hazine Bakanlığı’nın, Hizbullah’a yaptırımlarında yeni değişikliklere gitmesinden bu yana yeni hesap açma işlemlerine dair takip ve denetleme prosedürlerini yoğunlaştırdı.
Kaynak, “Çok küçük olsa bile, bazı şüpheler taşıyan herhangi bir mali tahvil, Merkez Bankası ile bilgi alışverişinde bulunularak, bankalarla ilgili özel komisyona sevk edilmektedir. Hatta bahsi edilen işlemler, “güvenli bölge”de kalmaktadır” dedi.
Diğer taraftan Billingsley, toplantıları kapsamında Lübnan Maliye Bakanı Ali Hasan Halil ile de bir araya gelirken, daha sonra Merkez Bankası direktörü, banka temsilcileri ve Lübnanlı ekonomi heyetleriyle görüşmeler gerçekleştirdi.