Binlerce sivil Esed güçlerinin Suriye’nin güneyindeki bombardımanından kaçıyor

Son üç günde, rejim güçlerinin bombardımanı yoğunlaştırmasıyla birlikte Suriye’nin güneyinde bulunan Dera kentinde, muhalif grupların denetimi altında bulunan bölgelerdeki 12 bini aşkın sivil yerlerinden edildi. Bu olaylar ABD, Rusya ve Ürdün’ün İran ve milisleri bölgeden uzaklaştıracağı bildi

Binlerce sivil Esed güçlerinin Suriye’nin güneyindeki bombardımanından kaçıyor

Son üç günde, rejim güçlerinin bombardımanı yoğunlaştırmasıyla birlikte Suriye’nin güneyinde bulunan Dera kentinde, muhalif grupların denetimi altında bulunan bölgelerdeki 12 bini aşkın sivil yerlerinden edildi. Bu olaylar ABD, Rusya ve Ürdün’ün İran ve milisleri bölgeden uzaklaştıracağı bildirisinin yayınlandığı sırada gerçekleşti. Rejimin liderleri, muhalif gruplara saldırı hazırlığı için Suveyda yakınlarındaki bir askeri havaalanına ulaştı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Son üç gün içinde rejim güçlerinin kuzeybatı kırsalındaki beldelere ve Dera’nın doğusundaki kırsal alanlara yoğun bombardıman ve hava saldırıları sonrasında 12 bini aşkın sivil yerlerinden oldu” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), bombardıman sırasında bölgeden 2,500 kişinin yerinden olduğunu söyledi.

Muhalefet grupları, ülkenin güneyindeki Dera ve Kuneytire illerinin yüzde 70’ini kontrol ediyor. Rejim, haftalardır yakın bir askeri operasyona hazırlık olarak ülkenin güneyine askeri destek sağlıyor.

SANA haber ajansı, rejim ordusu topçularının Hirak kentindeki muhalif grupların toplantılarına bombalı saldırılara bulunduğunu ve muhaliflere ait cephaneleri tahrip edip birçok kişiyi de öldürdüklerini bildirdi.
Bir dizi şehri hedef alan rejim güçlerinin saldırıları özellikle Hirak ve Busra el-Harir kasabalarına yoğunlaşıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR)’ne göre yerinden edilen insanlar, Ürdün sınırına yakın bombardıman yapılmayan bölgelere gittiler.

Güney Suriye’nin önemi, başkente olan yakınlığının yanı sıra İsrail ve Ürdün ile olan coğrafi konumunun öneminden kaynaklanıyor. Analistler, rejimin bu stratejik bölgeyi yeniden ele geçirmesi hakkında nadir görülen bölgesel ve uluslararası fikir birliğinden söz ediyorlar.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esed bir hafta önce yapmış olduğu röportajda güney bölgesini, Rusya, ABD ve İsrail arasındaki devam edegelen temas bölgesi olarak ifade etmişti. Esed röportajın devamında, Amerikalıları ve İsraillileri “barışçıl bir çözümü” engellemek için muhalefet gruplarına baskı yapmakla suçlayarak, “Siyasi bir çözümden yanayız. Fakat eğer başarılı olamazsa güç kullanmaktan başka seçenek kalmayacak” dedi.

Esed’in Moskova’nın bölgede “uzlaşı” önerisinde bulunduğunu ifade etti.

Rusya destekli uzlaşılar son zamanlarda Şam yakınlarındaki Doğu Guta’da olduğu gibi, genellikle muhalif savaşçıların rejim güçlerinin bölgeye girmelerine karşılık, aileleriyle birlikte kuzeye taşınmalarını dikte ediyor. Ancak çeşitli muhalefet gruplarındaki liderler, rejimle yapılacak herhangi bir uzlaşıyı reddettiler.

Dera, Kuneytra ve Suveyda illerini kapsayan güney Suriye, Temmuz ayından beri Moskova’nın Washington ve Amman ile birlikte ilan ettiği ateşkese sahne oluyor. Türkiye, Rusya ve İran’ın öncülüğünde yapılan Astana görüşmelerinde güney bölgesi, tırmanışın azaldığı dört bölgeden biri olarak kabul edilmişti.

Öte yandan SOHR, “İran güçleri, Lübnan Hizbullah’ı ve ikisi tarafından desteklenen militanlar güney Suriye’den çekilmeye başladılar. Militanlar, İşgal altında olan Golan tepeleri ile Ürdün sınırından 40 kilometre içeri çekildiler. Bu durum, Rusların bölgesel partilerle yaptığı istişarelerden sonra, İran ve Hizbullah’ın Rusya’dan bu bölgeden çekilmesi talebine yanıt olarak geldi” açıklamasında bulundu.

SOHR tarafından yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler yer alıyor:

“Rejim güçleri önemli maddi hasara ve 8 sivilin ölümüne yol açan Dera ve Kuneytire bölgelerinde yoğunlaştırdığı bombalı saldırılar sırasında Ruslar, Suriye’nin güneyinde bir çözüme ilişkin görüşlerini tartışmak üzere Ürdün ve Amerikan taraflarına yol açtı.”

Gözlemevi, 330’dan fazla roket ve merminin Busra el-Harir, Mlaiha el Sharqiah ve Nafta beldelerine isabet ettiğine işaret etti ve söz konusu saldırıların Dera kırsalının doğu kesiminde meydana gelen ve vatandaşların mülklerinde çok fazla yıkıma sebep olan 40’dan fazla bombalı saldırı ile eş zamanlı olarak gerçekleştiğini belirtti.

Gözlemevine göre bombalamanın amacı:

“Suriye’nin güneyinde merkezi bir operasyon odası oluşturmayı kabul eden Dera’nın kırsal kesimlerinde faaliyet gösteren muhalif grupları uzlaşı sağlamak için Rus koşullarını kabul ettirmeye zorlamak ve siviller dahil her iki taraftan büyük kayıplara yol açacak askeri eylemleri engellemek.”

SOHR açıklamanın devamında, “Rejim güçleri, herhangi bir anlaşmazlık veya engel söz konusu olduğunda Dera ve Kuneytire’nin büyük bölümünü kontrol eden muhalif grupların kontrol alanlarını kesecek askeri operasyonları için bir koridor açabilmek amacıyla en az sayıda köyün bulunduğu bölgelere saldırılarda bulunuyor” dedi.

Gözlemevi, Suriye’nin güneyindeki rejimin kuvvetleri ve destekçileri ile İslami savaşçı gruplar arasında Cuma gecesinden bu yana bir durgunluğun olduğuna dikkat çekti. Bu arada, yerel, bölgesel ve uluslararası partilerin Suriye’nin güneyinde herhangi bir anlaşmaya varmaması durumunda beklenen askeri operasyonlardan dolayı bir yandan rejim ve müttefikleri bir yandan da muhalifleri 3 haftadan beri hazırlıklarına devam ediyorlar.

Tahran, İran kuvvetlerinin Suriye’nin merkezindeki Al Badiah bölgesinden çekilmesi için ABD ve uluslararası koalisyon kuvvetlerinin Suriye ve Irak sınırı üzerindeki Al-Tanf üssünü tahliye etmelerini şart koştu.

Süveyde bölgesindeki patlamalar

Süveyde şehrinde bir dizi roketin düşmesi ile bir kişinin ölümüne ve birçok kişinin yaralanmasına sebep olan büyük patlamalar duyuldu. Patlamalar şehirde elektrik kesintisine yol açarken muhalif medya ağlarının aktardığı bilgilere göre, Süveyde ilinde faaliyet gösteren Onurlular Hareketi güney Suriye’deki son gelişmeler hakkındaki tutumunu açıkladı. Hareket yapmış olduğu açıklamada, “Bir anavatanın oğulları arasındaki iç çatışmalar, merhum lider Şeyh Ebu Fahd Vahid’in sabitelerine dayanmalı ve onun “Suriye’de Suriyeli kanı haramdır” şiarıyla çatışmamalıdır.

Açıklamada, Süveyde eyaletini halkına Dera eyaletinde olup bitenlerin sorumluluğunun yüklenmesi de reddedildi. Suveyda’nın askeri operasyonların başlatıldığı tek cephe olmadığı, Dera’da düzinelerce cephe bulunduğuna dikkat çekildi.

Esed kuvvetlerine ait düzinelerce askeri araç ve Hizbullah’a mensup gruplar ile panter’ lakaplı Tuğgeneral Süheyl el-Hasan’ın tugaylarından ‘bir grup, Lajat bölgesine yapılacak bir saldırıya hazırlık amacıyla Süveyde eyaletinin kuzeyindeki Khalkhalah Askeri Hava Üssü’ne girdiler.