Blair: Radikalizmle mücadelede güvenlik tek başına yeterli olmaz
İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair, dün yaptığı açıklamada, radikalizm tehdidinin günden güne büyümesine vurgu yaparak, aşırılığa kökünden müdahale edecek küresel bir strateji izlenmedikçe, mevcut yaklaşımın başarısız olacağı uyarısında bulundu. Radikal olayları takip eden Blair Küresel Değişim
İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair, dün yaptığı açıklamada, radikalizm tehdidinin günden güne büyümesine vurgu yaparak, aşırılığa kökünden müdahale edecek küresel bir strateji izlenmedikçe, mevcut yaklaşımın başarısız olacağı uyarısında bulundu.
Radikal olayları takip eden Blair Küresel Değişim Enstitüsü’ne bağlı Küresel Radikalizm Gözlemevi’nin açılışında konuşan Blair, “Radikalizmle mücadelede güvenlik tek başına asla yeterli olmayacaktır. Hükümetlerin tedbir almaya daha fazla önem vermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Dünya çapında 121 radikal, şiddet yanlısı grubun varlığı
Enstitünün sunduğu raporda, dünya çapında faaliyet gösteren radikal, şiddet yanlısı 121 grup olduğu belirtildi. Raporda söz konusu grupların, 2017 yılında, özellikle de Suriye, Irak, Afganistan, Somali ve Nijerya’da 84 binden fazla kişinin ölümüne neden olduğu bilgisi de yer aldı.
İşçi Partisi’nden Başbakan olan ve 1997’den 2007’ye kadar görevde kalan Blair, dünya çapında havalimanlarının güvenliği ve terörle mücadele için yıllık milyarlarca dolar harcandığını ancak savaştan zarar gören ülkelerde, radikal düşünce, eğitim, gelişme, yatırım ve radikalizmle mücadele eden Müslüman liderlere destek vermede yetersiz kalındığının altını çizdi. Güvenlik faaliyetlerinin hayati önem taşıdığını söyleyen Blair, ancak bunun tek başına asla yeterli olmayacağını vurgulayarak, güvenliğin yalnızca şiddeti yavaşlattığını belirtti.
“Radikalizmin ana kurbanları Müslümanlar”
Tony Blair konuşmasında ayrıca, “Tehditleri kökten ele alacak küresel bir irade olmadığı sürece, radikal fikir büyümeye devam edecek. Ancak artık harekete geçme vakti geldi. Radikalizmin ana kurbanları Müslümanlar. Saldırıların üçte ikisi, çoğunlukla Müslümanların yaşadığı ülkelerdeki sivilleri hedef alıyor” ifadelerini kullandı.
Radikal gruplar ile Müslüman Kardeşler’in ilişkisi sorgulanıyor
Eski İngiltere Başbakanı, terörist grupların büyümesinin İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) Cemaati’nin gelişimiyle eşzamanlı olduğunu vurguladı. Blair Enstitüsü, dünya çapında faaliyet gösteren 121 radikal grup ve Müslüman Kardeşler arasındaki ilişkileri tarayarak teröre bağlı şiddet konusunda yaptığı bir ankete dayalı araştırmayla bu sonuca vardı.
The National gazetesine göre söz konusu çalışma, Blair, dün Washington’daki Dış İlişkiler Konseyi’ne katılmadan önce tamamlandı. Blair, konseyde çalışmanın sonuçlarını ortaya koyan bir konuşma yaptı. Söz konusu çalışmanın sonuçları, geçtiğimiz yıl 121 grubun aktif olduğunu gösteriyor. Bunlardan 92’si şiddet olayları gerçekleştirdi. 2017 yılında bu olaylar nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısının 84 binden fazla olduğu belirtildi. Çalışma, hayatını kaybeden yaklaşık 21 bin 923 kişinin sivil olduğunu ortaya koydu. 25 sayfadan oluşan çalışma raporunda öncelikli mağdurların Müslümanlar olduğunu belirten Blair, “Onlar, barış içinde birlikte yaşayan insanlar, dünyadaki çoğu Müslüman gibi, İslam’ı barış içerisinde yaşamaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Blair, Dış İlişkiler Konseyi toplantısında ABD’li katılımcıları, Müslüman Kardeşler tehdidi üzerinde odaklanmaya çağırdı. Eski İngiltere Başbakanı, radikalizmin dünya çapında artış gösterdiğini ve bunun, El Kaide’yle başlamadığı gibi DEAŞ’ın hezimetiyle de sona ermeyeceğini belirterek, bu durumun, sınırları aşan politik ve dini ideolojilerden beslenen küresel bir hareket olduğuna dikkat çekti.