BM, Suriye’nin yeniden inşası, siyasi geçişle kolaylaşacak
Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriye’nin yeniden imarıyla ilgili hazırladığı belgeye Şarku’l Avsat ulaştı. Belgede Suriye’de tam olarak siyasi sürece geçildiği takdirde BM’nin yeniden imar çalışmalarına katkı sağlayacağı belirtilirken, BM çalışanlarının savaş suçu işleyenlerle işbirliği içinde bulunma
Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriye’nin yeniden imarıyla ilgili hazırladığı belgeye Şarku’l Avsat ulaştı. Belgede Suriye’de tam olarak siyasi sürece geçildiği takdirde BM’nin yeniden imar çalışmalarına katkı sağlayacağı belirtilirken, BM çalışanlarının savaş suçu işleyenlerle işbirliği içinde bulunmamasıyla ilgili uyarılara da yer verildi.
Bu belge, Şam BM bürosundan bazı yetkililer gerçekleşen görüş alışverişinin ardından hazırlandı. Ayrıca yetkililer bölge devletlerine ziyaretler gerçekleştirerek sivil toplum örgütlerini kendileriyle çalışma ve koordinasyon halinde olmaları için çağrıda bulundu.
New York’ta Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan iki sayfalık belge, BM kurumlarının çalışmaları için katı standartlar belirledi. Bunlar arasında BM’nin yeniden yapılandırmayı sağlamak için hükümet ve muhalefet temsilcileri arasında kapsamlı, ciddi ve müzakere edilmiş bir siyasi geçiş olması yer alıyor. Ancak bu şekilde BM kurumları çalışmayı planlayabilecekler.
“Birleşmiş Milletlerin Suriye’ye Yardımının Standart ve İlkeleri” başlığı altında yayınlanan belgede, Suriye’nin tümüne destek ve yardım sağlayabilmek için Suriye’de çalışan BM aktörlerinin “Birleşmiş Milletler Şartı ve Konsey kararlarının ilkeleri” uyarınca belirlenen standartlara uymaları gerektiği vurgulandı. Bu ilkeler Cenevre Beyannamesi ve BM’nin 2254 ve 2118 nolu kararlarını kapsıyor.
Sert kriterler ve yerel ihtiyaçlar
Belgede, Suriye’de acil temel ihtiyaçların bulunmasından dolayı yardımların doğrudan yapılmasını öncelemek gerektiği vurgulandı. Ayrıca bağımsızlık ve tarafsızlık gibi ilkelerden vazgeçmeden hayat kurtarıcı insani yardımlara yoğunlaşılması gereği ifade edildi.
13,8 milyon Suriyeli yardıma muhtaç
BM istatistiklerine göre toplam 22 milyon Suriyeliden 13,8 milyon kişinin acil yardıma ihtiyacı var. Komşu ülkelerde BM’ye kayıtlı 5, 5 milyon göçmen bulunuyor. Ayrıca 6,1 milyon Suriyeli ülke içinde göç etmek zorunda kaldı.
Vaat edilen yardımların sadece yüzde 30’u yerine getirildi
Brüksel tahminlerine göre, Avrupa Birliği 2011’den bu yana Suriye’ye insani yardım için 12 milyar dolar ödedi. Amerika yardımı ise 7,4 milyar. Geçen sene Londra’da ve bu yılın başlarında Brüksel’de yapılan bağışla ilgili toplantılarda yaklaşık 12 milyar dolar yardım vaat edildi ancak bunların sadece yüzde 30’u yerine getirildi.
Karmaşık yasal ve siyasi konular
Yardımların komşu ülkelerden sınır ötesine geçişini mümkün kılan 2165 nolu kararın yenilenmesiyle ilgili Batılı devletlerin endişesine rağmen Moskova, insani yardımları mümkün kılan 2393 nolu karara bir engel çıkarmadı. Belgede şu ifadelere yer verildi; “İnsani yardım planında öncelikle, hayat kurtarma çabalarının sürdürülmesi ve insanların temel ihtiyaçlarının sağlanması için BM’nin kapasitesini güvence altına almak gerekir. Kalkınma ve yeniden yapılandırma faaliyetlerine gelince bu, ilgili hükümetlerle daha fazla görüşmeyi gerektirir. Karmaşık yasal ve siyasi konular göz önüne alınsa bile bunu yapmak zorunludur”
400 bin insanın yaşadığı Doğu Guta’da kuşatma altında
Suriye’de bazı bölgeler Esed hükümeti tarafından hala kuşatma altında tutulmaktadır. Bunlar arasında 400 bin insanın yaşadığı Doğu Guta’da bulunmaktadır. Bu bölge son günlerde bombardıman altındadır. Bu konuda belgede şu ifadelere yer verildi; “İnsani yardım planında açıklandığı gibi Suriye’de hızlı bir telafi ve yeniden sağlam bir yapı gerekir. Zarar gören insanlara asgari koşullarda yardım etmenin ötesine geçmek gerekir. Muhalif gruplarla Şam arasında, Rusya’nın garantörlüğünde Mısır’ın da desteğiyle çatışmasızlık bölgesi anlaşması uyarınca Rusya ve Türkiye Doğu Guta’daki yaralı ve hastaları bölgeden çıkarmayı başardı.”
Rusya, Amerika ve Ürdün, Suriye’nin güney batısında gerilimi azaltma konusunda anlaşma sağlamıştı. Anlaşmanın hedeflerinden biri de Lübnan ve Ürdün gibi komşu ülkelerdeki mültecilerin geri dönüş koşullarının sağlanmasıydı. Belge de “Birleşmiş Milletler, Suriye’deki yerinden edilmiş insanlar ve mülteci nüfusu için kapsamlı çözümleri desteklemektedir” denildi. Belgede yer alan diğer ifadeler şöyle; “BM, mültecilere ev sahipliği yapan topluluklara destek sağlamalıdır. Uluslararası ilkelere ve kanunlara uygun olan hak yöntemlerini de güçlendirmelidir. BM henüz Suriye içindeki mültecilerin evlerine dönmesi için yeterli bir desteği sunamazken, BM’den ülke dışına göç eden Suriyelilerin güven içinde ülkelerine dönmeleri, yeniden topluma kazandırılmaları ve mültecilere sağlanan hakları elde etmelerini sağlaması beklenemez.”
İnsani ilkeler ve savaş suçluları
Belgede, “Taraflar arasında kapsamlı, ciddi ve müzakere edilmiş bir siyasi geçiş olduğunda, Birleşmiş Milletler yeniden yapılanmayı kolaylaştırmaya hazırdır” dendi. BM kurumlarında çalışanlarına, katılım, yetkilendirme, sürdürülebilirlik gibi insan hakları temelli programlara uygunluğu da gözeterek tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine bağlı kalmaya çağırdı.
BM büroları ile Suriye’de bazı şahsiyetler arasındaki çalışma alanlarına dair bazı şikayetler üzerine belgede şu görüşlere yer verildi; “ Önceliği hükümetin yönlendirmeleri yerine yerel ihtiyaçlara binaen yardımlara vermek gerekir. Öncelikle bireylerin ve zayıf grupların ihtiyaçlarına yoğunlaşmak gerekir. Bu yardımı yaparken adil olmalı, ayrımcı ve politik davranmamalıdır.”
Suriye’de hakimiyet alanları
Suriye’de hakimiyet alanlarına gelince; Fırat’ın doğusunda ABD’nin desteklediği Suriye Demokratik Güçleri bulunmaktadır. Halep’in kuzeyine Türkiye “ Fırat Kalkanı” harekatı düzenlemişti. Halep ve Suriye’nin güney batısındaki bölgeler arasında Humus ve Şam kırsalını kapsayan İdlib bölgesine muhalif örgütler hakim durumda. Esed güçleri ise Rusya ve İran tarafından desteklenen milislerin yardımıyla 195 bin kilometrekare alana ulaşan ülkenin yarısından fazlasını elinde tutuyor.
BM yardımlarının
Belgede “Birleşmiş Milletler, doğrudan topluluklar ve ailelerle birlikte çalışacak; böylelikle BM yardımları farklı nüfuz alanlarına bakılmaksızın Suriye’de eşit olarak sağlanacak” denildi.
Belgede dikkat çekici başka bir husus da BM’nin yardımların nerede ve nasıl sağlanacağı konusunda insan haklarına özel önem vereceğinin altı çizilmesiydi. BM yardımları savaş suçu işlemiş ya da işlediği iddia edilen taraflara verilmeyeceğini açıkladı. BM yardımlarını yaparken insan hakları ihlallerine kapı aralamayacak şekilde bilinçli ve adil bir şekilde gerçekleştirilmelidir.
Klor gazı suçlaması
BM, Doğu Guta’da onlarca insanın bombardımanlarda hayatını kaybettiği haberlerinin ardından bir ay boyunca Suriye’de tarafları ateşkese çağırdı. BM savaş suçluları uzmanları, Serakib, İdlib, Duma ve Doğu Guta’da klor gazının kullanıldığıyla ilgili birkaç raporun araştırıldığını açıkladılar. BM’ye bağlı bağımsız bir kurul, Esed’in Han Şeyhun’da Nisan ayında kimyasal silah kullanılmasını sorumluluğunu Esed güçlerine yüklemiş, Şam ve Moskova ise bu suçlamaları reddetmişti.
Suriye’nin yeniden inşası
Moskova, Suriye’nin yeniden inşası için yaklaşık 230 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu, katkıda bulunmaları için Batı ülkelerine çağrıda bulundu. Bu ayın sonunda İran, Türkiye ve Rusya gözetiminde Soçi’de düzenlenen “Suriye Diyalog Konferansı”nda yapılan açıklamada insani ve iktisadi sorunlara neden olan Suriye’ye yönelik tek taraflı yaptırımların kaldırılması ve ülkenin imarı için tam siyasi sürece geçiş şartının kaldırılması istenmişti. Buna karşılık ABD ve müttefiki 5 Batılı devlet, Suriye’nin yeniden imarına açık olduklarını ancak bunun için BM’in 2254 sayılı kararı ve Cenevre sözleşmesi bağlamında siyasi sürece tam olarak geçişin gerçekleşmesi gerektiğini açıkladılar.