BM Temsilcileri Dera’daki katliamlar konusunda uyardı

Washington Moskova’ya, anayasal komitenin kurulmasını hızlandırması ve siyasi bir çözüme ulaşması çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriye Özel Elçisi Stefan de Mistura ve BM Güvenlik Konseyi diplomatları, ülkenin güneybatısındaki mevcut tırmanışın “ciddi sonuçlar” doğurabileceği

BM Temsilcileri Dera’daki katliamlar konusunda uyardı

Washington Moskova’ya, anayasal komitenin kurulmasını hızlandırması ve siyasi bir çözüme ulaşması çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriye Özel Elçisi Stefan de Mistura ve BM Güvenlik Konseyi diplomatları, ülkenin güneybatısındaki mevcut tırmanışın “ciddi sonuçlar” doğurabileceği uyarısı yaptı. Çünkü bu durum insani durumun daha da kötüleşmesine neden olabilir ve yedi yıldan fazla süredir devam eden yıkıcı savaşa siyasi bir çözüm bulma çabalarını baltalayabilir.

De Mistura, Cenevre’den video konferans yoluyla, Suriye’nin güneybatısında artan çatışmalar ve gerginlikten “derin bir endişe duyduğunu” belirtti. Son dönemlerde çabalarını, Cenevre süreci çerçevesinde BM tarafından Suriye devletinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde bir anayasa komitesinin kurulması yönündeki Soçi Konferansı’nda alınan nihai kararı uygulamaya koymak için yoğunlaştırdığını belirtti.

Bu karar, 2015’te alınan 2254 numaralı karar ile de uyumlu. “De Mistura, “Şu durumda, savaş alanında yaşanan gelişmelerin bölgesel gerginliklerin artmasına yol açmasından oldukça endişeliyiz” ifadelerini kullandı. Ayrıca Güvenlik Konseyi ve ilgili tüm taraflar, “bölgede Halep ve Doğu Guta’daki olayların yaşanmaması, sivillerin yerlerinden edilmemesi ve acılarının azaltılması için Suriye’nin güneybatısıyla ilgili bir çözüm bulmak veya tedbir almak için yardımlaşma” çağrısında bulundu.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Operasyonlar Direktörü John Ging, “Şuana kadar, çatışmalar nedeniyle yaklaşık 45.000 ila 50 bin kişi, çoğunlukla da Dera’nın doğusundan Ürdün sınırına yakın bölgelere, göç etti. Çocuklar da dahil olmak üzere düzinelerce insan öldürüldü ve birçoğu da yaralandı. Saldırılar sivil altyapıları hedef alarak büyük tahribata neden oldu. Gerilimin yükselmesi, göç sayısını büyük ölçüde artıracak ve Birleşmiş Milletler’in sınır boyunca daha fazla insani operasyon yapabilmesini tehlikeye atacak” açıklamalarında bulundu.

Suriye’nin kuzeybatısındaki özellikle de İdlib’deki durum hakkında Ging, “Geçtiğimiz yıldan beri yapılan büyük çaplı göçlerle birlikte insani durum gittikçe kötüye gidiyor. Son altı ay içinde yarım milyondan fazla insan İdlib’in diğer bölgelerinden, Doğu Guta’dan, Humus’un güney kırsalından ve Yermük kampından İdlib’e göç etti” açıklamalarında bulundu.

Afrin’in nüfusunun yaklaşık 136 bine ulaştığı, bunlardan ise sadece 40 bin kişinin Afrinli olduğu tahmin ediliyor. Ging, “Afrin bölgesinden 134 bin kişi, Tel Rıfat, Nubul, Zehra ve çevre bölgelerde hala evsizler. Mayıs ayının sonlarında sadece yaklaşık 3.000 ile 5.000 kişi Afrin bölgesine dönüş yaptı” dedi.

ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Dera ve Güneybatı Suriye’deki mevcut tırmanış hakkında, “Rusya bir kez daha siyasi bir çözüm yerine askeri bir çözümü tercih etti. Rusya’yı Güneybatı Suriye’deki ateşkes anlaşmasına uymaya çağırıyoruz. Rusya, Esed rejimin askeri operasyonlarını doğrudan destekliyor. Bu ise ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Başkanı Vladimir Putin arasındaki anlaşmaya aykırı” uyarısını yaptı. Siyasi bir çözüme ulaşmak için özel bir anayasa komitesinin kurulmasını hızlandırma çağrısında bulundu.

İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Karen Pierce ülkesinin, politik süreç konusundaki samimiyetlerinden dolayı durumu doğrudan Suriyelilerden ve Ruslardan dinlemeyi istediğini belirtti. Güneybatı bölgesindeki gerilimin azaltılması, ateşkesin yeniden sağlanması ve insani yardımın sağlanması için neler yapılabileceği konusunda ilerleme kaydedildiğini söyledi. Bakan ayrıca, “Suriye hükümetinin, yiyecek, yardım ve hizmet alan mağdur göçmenlere engel olan politikaları ve uygulamaları” hakkında rapor hazırlanmasını istedi.

Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi Francois Dulter ise “Suriye’de siyasi bir çözüm arayışı, kadınlar da dahil olmak üzere tüm Suriyelilerin kendilerini ifade etmelerine izin veren özgür ve şeffaf seçimleri gerekli kılıyor. Bu insani felakete tepkisiz kalamayacağımızı vurgulamalıyız” ifadelerini kullandı. Suriye’de askeri çözüm mantığının devam etmesine üzüldüğünü, çünkü bu mantığın komşu ülkelerin istikrarını bozacak ek bir mülteci dalgasına yol açabileceğini belirtti.

İsveç’in BM Daimi Temsilcisi Olof Skoog ise, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Suriye’nin güneybatısındaki askeri saldırıya derhal son verilmesi yönündeki çağrısını yineledi ve “Gerilimi azaltmak için mevcut anlaşmalara bağlı kalmalıyız” dedi. Ayrıca yetkililere yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve Genel Sekreterin ve Özel Elçinin 2254 sayılı karar doğrultusunda siyasi bir çözüm bulma çabalarını desteklemeleri çağrısında bulundu.

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasily Nebenzya ise, “Suriye’nin yeniden inşası için şu anda öncelikle uluslararası toplumun ve BM’nin yardımı gerekiyor. Ürdün ve İsrail’in güvenliğini dikkate alıyoruz. Teröristler Suriye’nin güneybatısındaki bölgeleri kullanıyorlar. Ayrıca onlarla düşmanlıkların durdurulması yönünde herhangi bir anlaşma da yok. Bölgede, terörle mücadele kuralları geçerlidir” açıklamasında bulundu.

Suriye’deki Esed rejiminin BM Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi ise, “Güvenlik Konseyi üyelerinden bazılarının ifadelerinde Suriye’deki durumun gerçeklerine dair çarpık bir tablo sunduklarını” belirtti.