BM: Yılbaşından bu yana Akdeniz’de bin 500 göçmen boğuldu
İtalya, limanlarını deniz aracılığıyla göç eden yasadışı göçmenlere kapatırken, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından yayınlanan rapora göre, İtalyan Deniz Kuvvetleri’nin kurtarma operasyonlarını durdurması sonucunda boğularak ölenlerin sayısında artış yaşandı. Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Ce
İtalya, limanlarını deniz aracılığıyla göç eden yasadışı göçmenlere kapatırken, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından yayınlanan rapora göre, İtalyan Deniz Kuvvetleri’nin kurtarma operasyonlarını durdurması sonucunda boğularak ölenlerin sayısında artış yaşandı.
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Cenevre merkezli örgüt, bin 500’den fazla göçmenin bu yıl itibarıyla denizde boğularak can verdiğini, yarısından fazlasının ise son iki ayda hayatını kaybettiğini duyurdu.
Bu arada geçtiğimiz yıla kıyasla Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmen sayısında düşüş yaşandı. IOM’a göre bu yıl yaklaşık 55 bin göçmen, Akdeniz aracılığıyla Avrupa’ya ulaştı. Geçtiğimiz yıl bu rakam 12 bin, 2016 yılında ise 250 bin civarındaydı.
İtalya’nın limanları kapatması karşısında ise İspanyol limanlarına yönelen göçmen sayısında artış yaşandı. Aktarılana göre son ayda, geçtiğimiz yıla kıyasla İtalya’ya yönelen göçmen sayısında yüzde 80’lik bir düşüş görüldü.
Göç sayısında artış yaşanırken ölüm vakaları artıyor
Örgütün Sözcüsü Joel Millman, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, İtalya’ya giden göçmenlerde büyük oranda düşüş yaşanmasına rağmen, göç dalgasının başlamasından bu yana bin kişi başına düşen ölüm oranının en yüksek seviyeye yükseldiğini belirtti.
Raporun yayınlanmasıyla üç Alman şehri, göçmenleri kabul etmeye hazır olduklarını ifade ederken, daha fazla can kaybının önüne geçilmesi için denizdeki kurtarma operasyonlarının bir an önce başlaması çağrısı yaptı.
Merkel’den acil çağrı: Denizdeki kurtarma operasyonları yeniden başlatılmalı
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Bonn, Köln ve Düsseldorf Belediye Başkanları ile ortak bir mesaj yayınladı. Mesajda, “Sığınma hakkı ve mülteci entegrasyonu ile ilgili insani bir mesaj göndermek istiyoruz” ifadelerine yer verildi. Mesajda ayrıca, “Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında sığınma merkezlerinin kurulmasına dair birleşik bir politika yürütülmesi üzerinde anlaşmaya varıldı. Denizdeki kurtarma operasyonları acilen tekrar başlatılmalıdır” denildi. Aynı şekilde söz konusu üç kentin, “ihtiyaç sahibi mültecilere sığınak sağlama konusunda hazır” olduğu belirtildi.
Alman ve Avrupa merkezli insani yardım kuruluşlarına ait teknelerin kurtarma operasyonları, İtalya’nın yardım sağlamayı reddetmesi ve limanlarını kapatması üzerine haftalar önce durduruldu. İtalya, yasadışı göçmen teknelerinin kurtarılması görevini Libya donanmasına devretti. Ancak Libya donanması da bir kadın ile bir çocuğu botta ölüme terk etmekle suçlandı.
Öte yandan Alman hükümeti; Tunus, Cezayir ve Fas’ın ‘güvenli’ olarak sınıflandırılan ülkelere dahil edilmesi çabalarını sürdürüyor. Söz konusu durum, bu ülkelerden gelen sığınma başvurularını reddetmek ve başvuruları reddedilen sığınmacıların sınır dışı edilmesini hızlandırmak anlamına geliyor. Hükümet, konuya dair kararı kabul ederken, karar, parlamento ve eyalet meclislerine de bildirildi.
Alman hükümeti, geçtiğimiz yıl söz konusu konuya ilişkin bir yasa yürürlüğe koymaya çalıştı. Ancak muhalefet tarafından yönetilen eyalet meclislerinde durumun reddedilmesiyle yasa, başarısızlığa uğradı. Bu çerçevede söz konusu yasaya en karşı kesim olarak nitelendirilen Yeşiller Partisi’nin, bir kez daha yasayı reddetmesi bekleniyor. Yeni yasa, Almanya’da iş sahibi olan veya mesleki eğitime başlayanları ise kapsamamakta.
Almanya’nın ‘vasıflı’ göçmen arayışı
Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, mülteci sayısını azaltmak ve başvuruları reddedilen sığınmacıların sınır dışı edilmesini hızlandırmak amacıyla yeni bir sığınma planı sundu. Seehofer’e göre, yeni planın yılsonundan itibaren uygulamaya koyulması bekleniyor. Horst Seehofer, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği röportajda, planın ülkenin ihtiyaç duyduğu farklı sektörlerde vasıflı göçmen ve zanaatkarları çekmeyi hedeflediğini belirtti.
Seehofer, bakanlığın yasanın onaylanması hedefiyle çalışma ve ekonomi bakanlıkları ile iş birliği yaptığını ifade etti. Alman Bakan, “Herkesin siyasi cesareti varsa, bu yılın sonuna kadar yasa tasarısını onaylayabiliriz. Yasa, ekonomimizin ihtiyaç duyduğu yasal göçe izin verme fırsatı oluşturacaktır” dedi.
Almanya, toplumdaki yaşlı nüfusun artışı sebebiyle özellikle hemşire ve doktor sıkıntısı çekiyor.
Öte yandan Brüksel’de düzenlenen olağanüstü bir zirvede ise konuya dair bazı ilkelere ulaşıldı. Bu ilkeler arasında, Libya, Tunus ve Mısır da dahil olmak üzere Avrupa dışındaki ülkelerde sığınma merkezi kurma fikri de yer almakta. Ancak Libya ve Tunus, söz konusu öneriyi reddetti. Aynı şekilde Merkel, Almanya’nın Bavyera eyaletinde Avusturya sınırı üzerine sığınma merkezi kurulması üzerinde mutabık kaldı.
Diğer taraftan Hristiyan Sosyal Birliği Genel Başkanlığını da yürüten İçişleri Bakanı, göç mevzusu sebebiyle partisinin Bavyera’da çoğunluğu kaybetmesinden endişeli. Kamuoyu yoklamaları, Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönmesi çağrısı yapan sağcı “Almanya İçin Alternatif” partisinin oylarında düşüş yaşandığını ortaya koydu.