Brüksel’de bağışçı devletlerden ‘Suriye Konferansı’

Bağışçı heyetler, kuşatma bölgelerinde kalan 250 bin kişi ile komşu ülkelerde yaşayan 5 milyon Suriyeli mülteci ve 6.1 milyon göçmene yardım amacıyla Brüksel’de yapacakları konferansın ilk adımını dün gerçekleştirdi. Suriye’nin geleceği ile ilgili olan yedinci yıl konferansının, ‘hibe vaatlerinin ul

Brüksel’de bağışçı devletlerden ‘Suriye Konferansı’

Bağışçı heyetler, kuşatma bölgelerinde kalan 250 bin kişi ile komşu ülkelerde yaşayan 5 milyon Suriyeli mülteci ve 6.1 milyon göçmene yardım amacıyla Brüksel’de yapacakları konferansın ilk adımını dün gerçekleştirdi.

Suriye’nin geleceği ile ilgili olan yedinci yıl konferansının, ‘hibe vaatlerinin uluslararası taahhüt göstergesi olacağı’ vurgulandı. İki gün sürecek konferansa bağışçı devletlerin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ve BM’ye bağlı kurumlar da katılıyor.

Avrupalı Diplomatlar, “Geçen seneki konferansta hibe vaatleri 5.6 milyar avroya ulaşmıştı. Bunun 3.7 milyarı AB kaynaklıydı. Bu sene daha iyi sonuçlara ulaşmayı umut ediyoruz. Fakat Suriye, insani yardımın zorunlu olduğu tek ülke değil ve maalesef biz bu konuda büyük bir kayıtsızlık görüyoruz.” açıklamasında bulundu. AB ise 2017 bağışlarının 7.5 milyara ulaştığını belirtti.

Toplantıya 85 heyet katıldı. Fakat toplantıda yer almayan, Esed rejimini destekleyen İran ve Rusya’nın temsilcilerine gözler çevrilmiş durumda.

BM ise bu sene Suriye’deki insani yardım için talep edilen meblağın ancak çeyreğine ulaşabildiklerini kaydetti. Bu da, 3.5 milyar dolarlık bir ihtiyaç söz konusu iken, 800 milyon dolardan bile daha azına ulaşılmış olduğunu gösteriyor.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) Başkanı Mark Lowcock “Bu sene elde etmek istediğimiz kaynaklarla, tüm acil ihtiyaçları bile karşılayamıyoruz. Şu anda önem verdiğimiz şey, Suriye’de çok acil olarak yardıma muhtaç olan 5.6 milyon insana odaklanmaktır” dedi.

Avrupa Birliği, Suriye’de 6.1 milyon göçmenin yaşadığını, aralarında savaştan kaçan en az 5 milyonun daha olduğunu ve 13 milyon kişinin de yardıma ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

OCHA Başkanı Mark Lowcock ise, “2018’de, 700 milyondan fazla insanın göç etmesiyle birlikte, insani kriz bir kere daha tırmanışa geçti” dedi.

Şam’ın yakınlarında bulunan Duma’ya 7 nisanda yapılan kimyasal saldırılarla ilgili uluslararası uzmanlardan oluşan bir heyet de, bu toplantıda yer alıyor.

AB Dışişleri Bakanı Federica Mogherini ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Çatışmanın çözüm ihtimali eskiye nazaran çok daha uzak görünüyor. Saha durumundaki vaziyet, siyasi bir çözüme ulaşma gerekliliğini daha da zorunlu hale getiriyor. Çatışma taraflarına ve onların destekçilerine en yüksek baskıları uygulamamız gerekmektedir.”

Mogherini toplantıya katılanlara yönelik ayrıca, “Cenevre’de en kısa sürede ciddi görüşmeler yapmamız gerek, bu görüşmelerde Şam’ın da yer alması lazım. Siyasi bir çözüm olmadığı takdirde, felakete sürükleneceğiz. Senenin başından beri sahadaki çöküşe büyük oranda şahit olduk. Suriye’den 700 bin kişi göç etti.” ifadelerine de yer verdi.

Toplantının ilk günü, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Türkiye’de faaliyet göstermekte olan insani yardım kuruluşları ile görüşmelere ayrıldı.

Bir sivil toplum örgütü olan Save the Children International’ın Genel Müdürü ve Danimarka Hükümetinin Eski Başkanı Helle Thorning-Schmidt ise, bağışçı tarafların eğitim sektörüne odaklanmalarını ve bu yönde teşvik edilmelerini istiyor.

Fransız Haber Ajansı (AFP) ile yaptığı görüşme sırasında Thorning-Schmidt, “Her üç Suriyeli çocuktan biri okula gitmiyor. Var olan okullar ise savaş dolayısıyla kullanılamaz durumda. Suriyeli çocuklardan vazgeçmiş durumdayız: Bu bizim yedinci yılımız, fakat onlardan bir kere daha vazgeçiyoruz.” dedi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 2.8 milyon Suriyeli çocuğun eğitim almadığını, ülkenin bazı bölgelerinde ise okula gitmenin, yaşam ve ölüm meselesi haline geldiğini belirtti.
Konferansın ikinci günü, bakanların katılımı ile daha politik olacak. AB, 12 Dışişleri Bakanı, 6 Kalkınma Bakanı ve 5 Devlet Bakanı tarafından temsil edilecek.

Bu vesileyle Mogherini de, Cenevre’de BM gözetiminde müzakerelerin başlatılması için destek bekliyor.

Konferansın oturumlarında Belçika Hükümeti, ülkenin Kalkınma Bakanı Alexander de Croo’nun, fonların bölgedeki mültecilere tahsis edileceğine dair sözünü aktararak, Suriye ve komşu ülkelere insani yardım için bu yıl 26 milyon avro ayıracağını bildirdi. Alexander de Croo yaptığı açıklamada, “Brüksel’deki bu konferans ile birlikte uluslararası toplum; siyasi çözüm içim güçlü bir işaret beklemektedir. Bu çözümlerden biri şüphesiz Suriye’deki çatışmaya son verilmesi olacaktır. Daimi olabilecek tek çözüm, bu görüşmeler neticesinde belirlenecektir.” şeklinde konuştu.

Croo ayrıca, “Cezalandırma kaçınılmazdır ve bunun için mücadele etmemiz şarttır; savaş suçlularının cezasız kalmaması gerekir.” ifadelerine de yer verdi.

Brüksel’deki bazı gözlemcilere göre, AB; politik rolünün olmamasına rağmen bu konferans aracılığıyla, Suriye dosyasında kalkınma ve insani olarak hazır bulunduklarının bilinmesini istiyor. Mogherini’nin ifadesine göre AB, ‘uluslararası topluma, savaşı durdurmak ve siyasi sürece başlamak için bir mesaj göndermek umuduyla’ Brüksel konferansından istifade etmek istiyor. Yine Mogherini’ye göre, Rusya, Türkiye ve İran’ın Astana’daki başarısızlığı; Cenevre görüşmelerine ve Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararnamesine bağlı kalarak bir çözüm üretilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Brüksel basın raporlarına göre, Mogherini’nin, üç ülkenin dışişleri bakanlarına gönderdiği mesaj, onların Suriye’ye yönelik sorumluluklarını halen hatırlatmaya devam ediyor. Her ne kadar şu ana dek hiçbir cevap alınmamış olsa da.