Cenevre görüşmeleri önünde bulunan üç dosya ve Soçi Konferansı

Moskova, Şam’a önümüzdeki salı günü, Cenevre’de yapılacak olan görüşmelerde, Suriye hükümeti heyetinin, Suriye krizinin anayasa, seçimler ve siyasi ilkelerle çözümünün gerçekleştirilmesini kabul etmesi tavsiyesinde bulundu. Öte yandan Moskova’nın gerçekleştirilecek görüşmelere zemin hazırlamak için

Moskova, Şam’a önümüzdeki salı günü, Cenevre’de yapılacak olan görüşmelerde, Suriye hükümeti heyetinin, Suriye krizinin anayasa, seçimler ve siyasi ilkelerle çözümünün gerçekleştirilmesini kabul etmesi tavsiyesinde bulundu. Öte yandan Moskova’nın gerçekleştirilecek görüşmelere zemin hazırlamak için Soçi’de düzenlediği ‘Suriye Ulusal Diyaloğu’ konferansıyla Soçi rotasını bölgesel bir örtüye bürüyerek meşrulaştırırken, Şam ise, Tahran ve Pekin üzerinden ülkedeki yeniden imar yapılanması ve terörle mücadele konularına odaklanarak uzlaşıyı ertelemeye çalışıyor.

Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın Suriyeli muhaliflerin birleşmesi kolaylaştırmak, Riyad Konferansı’nın başarısı,  Cenevre görüşmeleri için zemin hazırlanması ve Cenevre süreci ile Soçi Konferansı arasındaki ilişkiyi incelemek üzere Moskova’da gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, yardımcısı Remzi İzzettin Remzi Suriye’ye gitti.

Moskova’nın Şam’a anayasa ve seçimler ile siyasi çözüm ilkelerini görüşmek üzere muhalif heyetle müzakereleri kabul etmesi için doğrudan baskısı söz konusu. Ancak Şam’ın şu an mevcut parlamentonun meşruluğu konusundaki sıkıntılar sebebiyle anayasayı resmi çerçeveler dışında tartışmak ve devlet denetimi dışında bir otorite ülke içerisinde olduğu sürece yapılacak bu görüşmeleri reddederek siyasi bir çözümü ertelemek istiyor.

Şam’ın askeri operasyonların ilerletilmesi ve DEAŞ terör örgütüne karşı zafer kazanılması sonrası acil bir siyasi çözümün getirilmesini isteyen Moskova’nın aksine bir görüşe sahip olduğu Cenevre ve Soçi’deki anayasa tartışmalarında net bir şekilde ortaya çıktı.

Suriye Dışişleri Bakanı Yardımcısı Faysal Mikdad ile Şam’da görüşen Remzi İzzettin Remzi, yaptığı açıklamada, “Rusya ile sürekli diyalog halindeyiz. Bir sonraki turda ilerleme kaydetmeyi umuyoruz ve istediğimiz şey de bu. Ancak gerçekçi olmalıyız ki, siyasi süreç zor ve karmaşık” ifadelerini kullandı.

Suriyeli muhalif grupların birleşmesi ve yeni bir heyetin oluşturulmasında başarılı olan Riyad Konferansı’nı Cenevre görüşmeleri için bir çalışma programı gibi olduğunu belirten Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, yaptığı açıklamada, Riyad’daki Suriye muhalifler konferansının sonuçlarına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı ile muhalefetin tüm unsurları dahil olmak üzere, Suriye içinden ve dışından geniş ve kapsamlı bir katılımla görüşmelerin gerçekleştirildiğini vurguladı.

De Mistura açıklamasında, tüm terör gruplarının reddedilmesine ve krizin siyasi olarak çözülmesi gerektiğine dikkat çekerek, Suriyeli bir muhaliflerden oluşturulan bir grubunun herhangi bir ön koşul olmaksızın Cenevre’de pazarlık yapmak üzere seçildiğini kaydetti. İlgili BM kararlarının uygulanmasının müzakerelerdeki tek başvuru kaynağı olduğunu belirten Mistura, 36 üyeli Yüksek Müzakere Kurulu Cenevre Heyeti başkanlığına Nasır el-Hariri’nin getirildiğine ve Cemal Süleyman ile Halid Mahamid’in vekil olarak atandığını belirtti. Ayrıca De Mistura, muhalif heyetini Cenevre’ye davet etmeyi düşünüyor. Yardımcısı Remzi yaptığı açıklamada, De Mistura’nın Cenevre görüşmelerinin 8. turunda üstüne anlaşıldığı dört paket üzerine odaklanmayı düşündüğünü bir sonraki turda da anayasa ve seçimler üzerinde yoğunlaşacağı ve Suriye’nin geleceğine ilişkin diğer tüm konular ve genel ilkelerin ele alınması görüşünde olduğunu dile getirdi.

Kasım 11’inde bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmede Suriye yönetimi ile ilgili hangi bir görüş alışverişimde bulunmadıklarını, daha çok anayasa reformu ve seçim dosyası üzerinde yoğunlaştıklarını belirten Remzi, Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında gerçekleşen son zirvede de Cenevre ve BM’nin siyasi sürece verdiği desteğin göz ardı edildiğini, ancak Rusya’nın Soçi’deki Suriye Ulusal Diyalog Konferansı çabalarını desteklediklerini belirtti.

Önerilerden biri önümüzdeki salı günü yapılacak olan Cenevre görüşmelerini sürdürmek, sonrasında ise Suriyeli tarafların katılımıyla önümüzdeki ayın ikisinde yapılacak Suriye Diyalog Konferansı’na askıya alarak, ayın 9’unda yapılacak olan Cenevre görüşmelerinin 8. turu ile görüşmelere devam edilmesiydi. Ancak şimdi bütün hesaplar değişti. Cenevre görüşmelerinin önceliği 8. turun önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi olacak.

Moskova ve ona yakın Suriyeli isimler, Soçi Diyalog Konferansı’na katılmaları için binden fazla Suriyeli ile temasa geçmeye devam ederken, Rusya-Türkiye-İran’ın Soçi zirvesi, davet edilenlerin listesinde görüş birliği oluşturulabilmek için beklenildiğinden, yapılacak Diyalog Konferansı’nın hızını kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın PYD’ye Suriye konferansına katılım daveti gönderilmesini veto ettiği doğru, ancak ABD Başkanı Trump’ın önümüzdeki ay yapılacak Kuzey Federasyonu yerel seçimlerinde eski Suriye Kürtleri’nin silahlandırılmasını durdurma sözünü yerine getireceğini umut ediyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise, bölgesel destekli Soçi süreci ile Washington’un pekte destek vermediği Astana sürecine destek verme yolunu başlattığı doğrudur. Fakat Soçi Diyalog Konferansı şartlarının daha fazla istişareye ihtiyacı olduğu ve Moskova’nın sözleşmeyi sürdürmeye kararlı olduğu bildirildi.

Ayrıca Rusya, gelecek yıl sona erecek olan sınır ötesi insani yardım konusundaki 2165 sayılı kararın uzatılması oylaması için yeni bir savaş hazırlanıyor.

Rusya’nın Soçi sürecini ‘meşrulaştırma’ hamlesinin Güvenlik Konseyi’nde yankı bulup harekete geçebilmesinin zor olduğuna inanılıyor. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde gerçekleşen zirve ile ilgili bilgiler aktararak zirvenin meşrulaşması çağrısında bulundu. Aynı şekilde İran Cumhurbaşkanı Ruhani de üçlü zirvenin sonucunu bildirmek için Beşşar Esed ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Tüm bunlarla birlikte Washington, Soçi’de bir Suriye diyaloğu konferansı düzenlenerek, Cenevre müzakereleri ile rekabet eden bir siyasi süreç başlatılmasına itiraz etti. Ciddi bir siyasi çözümün yeniden yapılandırılmasına odaklandığı belirtilen Washington ve Batı ülkelerinin aksine, Rus tarafının, Şam ve Tahran’ın yanında yer alarak yaklaşık 220 milyar dolara mal olacak olan yeniden yapılandırma dosyasına odaklanmış olduğu kaydedildi.

Öte yandan Çin Haber Ajansı’nın haberine göre, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in danışmanı Buteyna Şaban ile gerçekleştirdiği görüşmede, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın geçtiğimiz eylül ayında 18 Arap ve Batılı ülke dışişleri bakanlarıyla gerçekleştirdiği Suriye’nin yeniden yapılandırılması çalışmalarına destek verilmesine yönelik başarılı görüşme sonrasında, ülkesinin Suriye’nin yeniden inşasında yardımcı olacağını söylediği belirtildi.

Çin Dışişleri Bakanı Yi, yaptığı açıklamada, “Umarız Suriye tarafı bu fırsatı yakalayabilir ve önemli sonuçlar elde etmek için diyalog ve müzakereyi teşvik edebilir” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Tahran’ın Suriye’nin kalkındırılmasına aktif olarak katılmaya hazır olduğunu” kaydetti. Ruhani, Soçi’deki üçlü zirvenin Suriye’nin geleceği için, “Uygun bir zamanda atılmış doğru bir adım” olduğunu söyledi.