Cezayir eski İletişim Bakanı’ndan Cumhurbaşkanı Buteflika’ya eleştiri
Cezayir eski devlet başkanı adaylarından ve İletişim Bakanılığı yapmış olan Muhammed Said, Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika’nın bazı üst düzey askeri komutanları görevden uzaklaştırıp, istihbarat teşkilatını yeniden yapılandırarak askerin siyasete müdahalesini tedrici olarak sınırladığını
Cezayir eski devlet başkanı adaylarından ve İletişim Bakanılığı yapmış olan Muhammed Said, Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika’nın bazı üst düzey askeri komutanları görevden uzaklaştırıp, istihbarat teşkilatını yeniden yapılandırarak askerin siyasete müdahalesini tedrici olarak sınırladığını söyledi. Said ancak bu tarihi değişikliklere alternatif güçlü bir parlamentonun eşlik edemediğini vurguladı.
Özgürlük ve Adalet Partisi Lideri Muhammed Said Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Buteflika toplumun dikkatini çekecek bir parti kurulmasına izin vermedi. Tunus’ta sivil toplumun gelişmesine izin vermediği gibi. Allah gecinden versin, Buteflika öldüğünde hiyerarşide bir boşluk olacak ve ne kadar hoş görülmese de güvenlik ve istikrarı sağlamak bahanesiyle asker bu boşluğu doldurmakta gecikmeyecek. İşte bu nedenle Buteflika’nın sağlığıyla ilgili gelişmeler ve görev süresinin bitmesi yaklaştıkça askerin siyasete etkisi konuları yeniden gündeme gelecek dedi.”
Cezayir’de askerin gelecek başkanlık seçimlerindeki etkisi tartışılmaya devam ediyor. Said, Buteflika’nın beşinci dönem için adaylığını koymasının siyaseti nasıl etkileyeceğiyle ilgili sorulan soruya, “Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünden dolayı ordu daima ülkenin kaderini belirleme ve çatışmaları çözme konusunda politik bir figür olmuştur. Bunun delili ise ülkenin bağımsızlığından sonra ard arda gelen yedi başkanın ya ordu tarafından atanması ya da ordunun seçtiği kişiler olmasıdır” cevabını verdi.
Son zamanlarda dikkat çekici olarak Cezayir Savunma Bakanı yardımcısı ve Genel Kurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Kayıd Salih’in Buteflika’nın yerini almak için bir takım girişimlerde bulunduğu ile ilgili yorumlar yapılıyor. Bu konnuda Said, “Ahmed Salih’in başkanlık adaylığı için anayasada bir engel yok. Bu adamın niyetini ise Allah’tan başka kimse bilemez” dedi.
Said 2009 yılında başkanlık seçimlerinin Buteflika lehine sonuçlanacağını bildiği halde aday olarak katılmasını şöyle açıkladı, “Evet herkes seçim kampanyası yapmada eşit haklara sahip ancak sistem mevcut başkan adaylığını yenilemek istediğinde onun görevini devam ettirmesinden yana dizayn edilmiş. Bu nedenle seçim sonuçları belli olduğu halde partimi tanıtmak amacıyla aday oldum.”
Cezayir petrol gelirlerindeki düşüş nedeniyle ciddi bir ekonomik kriz yaşıyor. Uzmanlara göre döviz rezervleri de 2019 yılının başlarnda tükenecek. Bu ekonomik krizle ilgili olarak Said şunları söyledi, “Hükümet halkı yapacağı fedakarlıklar konusunda tek başına ikna edemez. Hükümet bütçe açığını karşılamak için üretim olmaksızın banknot basımına başvurmasından başka seçeneği yok. Ya enflasyon oranını kontrol etmek için vatandaşın satın alma gücünü ya da ülkenin para değerini koruyacak.”
Muhammed Said bütün partileri ülkenin karşılaştığı zorlukları aşmak için muhalefet ile hükümet arasında uyum için çaba göstermeye çağırdı. Bu sorunlardan biri, ülkenin içinde bulunduğu mali kriz. Said, “Fakat hükümet bu çağrıları görmezden gelmekte. Bunun gerekliliği er ya da geç ortaya çıkacaktır. Ancak vakit geçtikten sonra hiç bir değeri yok” dedi.
2013 yılında ülkenin en büyük doğal gaz üretim yerine gerçekleştirilen terör saldırısının tekrar edip etmeyeceği ile ilgili soruya Muhammed Said şöyle cevap verdi, “Malesef herhangi bir zaman ve mekanda buna benzer bir terör saldırısı olabilir. Bu nedenle her zaman uyanık olmak gerekir çünkü düşmanlarımız uyumuyor.”
Said şu an Suriye, Irak ve Libya’da bulunan DEAŞ militanlarının güçlerini Afrika sahillerine naklettiğine dikkat çekerek, ülkesinin güney sınırını oluşturan 6 bin kilometrelik sahilin dış müdahalelere açık hale geldiğini söyledi.
Bilindiği gibi Cezayir hükümeti, Arap Baharı ile gelen değişim çağrılarına karşı çok hassas davranıyor. Tunus’takine benzer bir halk devrimine karşı olup olmadığı konusunda Said şöyle dedi, “Halkımız güven ve istikrara kavuşmak ve çağın gereklerine uygun bir yönetim biçimine ulaşmak konusunda büyük bedeller ödedi. Arap Baharı ülkemizin etrafında kor halinde yandı ama ülkemiz sınırlarına ulaşmadı. Cezayir halkı şiddetin tehlikelerinin farkında olduğundan barışçıl değişikliklerden yana ve bundan kaçış yok.”