Cezayir: Müzakerelerin başarısız olması eğitim ve sağlık alanını etkiledi
Cezayir’de binlerce okul ve hastanelerin faaliyetlerinin aksamasından dolayı hükümet ile sağlık ve eğitim sendikaları arasındaki gerginlik had safhaya ulaştı. Bu bağlamda Din İşleri Bakanlığı önümüzdeki hafta camilerde ‘İstikrarın nimeti ve bunu koruma zorunluluğu’ ile ilgili hutbe irad etmeleri içi
Cezayir’de binlerce okul ve hastanelerin faaliyetlerinin aksamasından dolayı hükümet ile sağlık ve eğitim sendikaları arasındaki gerginlik had safhaya ulaştı. Bu bağlamda Din İşleri Bakanlığı önümüzdeki hafta camilerde ‘İstikrarın nimeti ve bunu koruma zorunluluğu’ ile ilgili hutbe irad etmeleri için imamlara yazı gönderdi. Tüm bu olup bitenler, ülkenin toplumsal galeyanın eşiğinde olduğu ve kaos riskinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.
Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarının uzun süren müzakere sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, ülkedeki grev eylemlerine önceki sendikalara ek olarak Sağlık ve Eğitim sendikaları da eklendi. Çalışma Bakanlığı tarafından önceki gün yapılan yazılı açıklamada, “Grevciler hükümete imkansız şartlar koşuyor” ifadeleri yer aldı.
Hükümet, mali nedenlerden dolayı devlet hazinesinin daha fazla baskıyı kaldıramayacağını söylese de, grevciler, hâlihazırda kabul edilebilir şartların olduğunu ve geriye kalan diğer şartların da hükümetin vereceği çizelgeye bağlı olarak garanti altına alınmasını istiyor. Sağlık sendikaları da uzmanlık eğitiminin ardından kendilerini 1 ila 4 seneliğine uzak bölgelerde görev yapmaya mecbur eden kararın iptalini istedi.
Eğitim Bakanı Nuriye bin Gabrite, yaptığı açıklamada, ülkenin en önde gelen meslek kuruluşu olan ‘Ulusal Bağımsız Teknik ve Ortaöğretim’ sendikasının grev eylemlerini durdurmadığı sürece, bir daha asla kendileriyle müzakere masasına oturulmayacağını söyledi.
Bakan, grevlere katılan 19 bin profesörün işleriyle ilişiğinin kesilmesi için talimat verdiğini ve bu görevlere bakanlığın yaptığı mülakatlarda başarılı olanların atanacağını söyledi.
Sağlık Bakanı Muhtar Hasbelavi,dün, Celfe kentindeki hastaneyi ziyaret etti. Hasbelavi,merkeze uzak hastanelere ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu bölgelerdeki hastanelerde bulunan tıbbi teçhizat belki de merkezdeki hastanelerde bulunmuyor. Bu yüzden tıbbi ekipman yetersizliğini bahane eden protestocuların iddiaları temelsizdir” dedi.
Hükümet, ilk zamanlarda doktorların sokak grevlerini güvenlik güçleriyle bastırmaya çalıştı. Aynı zamanda hükümete yakın basın yayın kuruluşları bağımsız sendikaları topa tutmuş ve onları, ‘hasta ve öğrencileri rehin almakla’ suçlamıştı.
‘Bardağı taşıran son damla’
Yüksek İslam Şurası Başkanı Abdullah Gulamullah’ın yapılan eylemlere ilişkin ‘batıl’ fetvasını çıkarması da bardağı taşıran son damlaydı. Fetva, sendikaların iyice öfkelenmelerine yol açtı.
Muhalefetten bildiri
Öte yandan Muhalefet partileri ise grevdeki eylemcilerin yargı silahıyla korkutulması politikasına son verilmesi ve bu bağlamda anayasal hak olan grevin hukuki olduğunu belirten bir bildirge yayınladı.
“Hükümet eylemcilerle yaşadığı gerilime dini alet ediyor”
Bağımsız Kamu İşçi Sendikası Genel Sekreteri Reşid Mulavi, konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Hükümet eylemcilerle yaşadığı gerilime dini alet ediyor, bu çok ahlaksızca bir durum” ifadelerini kullandı.
Mulavi, konuşmasının devamında, 26 Şubat’ta ‘Uluslararası Çalışma Ofisi’ heyetinin Cezayiri ziyaret edeceğini ve bu kapsamda Çalışma Bakanı Murad Zumali ile bir araya geleceğini açıkladı. Mulavi’nin tahminine göre söz konusu heyetin ziyaretler kapsamında sendikaların üzerindeki baskının kaldırılması ve hükümetin uluslararası yasalara bağlı kalarak grevi bir anayasal hak olarak görmesi gerektiğini vurgulaması bekleniyor.