Cezayir yüzlerce ‘İslamcı’ adayı liste dışı bıraktı

Cezayir hükümeti, 23 Kasım’da düzenlenmesi planlanan belediye ve eyalet seçimlerindeki aday listelerinden yüzlerce kişiyi, daha önce ‘radikal İslami eğilimli’ örgütlerle bağlantılı oldukları gerekçesiyle aday olmasına onay vermedi. Özellikle 1992’de Cezayir hükümeti tarafından ‘dev

Cezayir hükümeti, 23 Kasım’da düzenlenmesi planlanan belediye ve eyalet seçimlerindeki aday listelerinden yüzlerce kişiyi, daha önce ‘radikal İslami eğilimli’ örgütlerle bağlantılı oldukları gerekçesiyle aday olmasına onay vermedi. Özellikle 1992’de Cezayir hükümeti tarafından ‘devlete yönelik terör faaliyetleri yürüttükleri’ gerekçesiyle, radikal örgütler listesine eklenen ‘İslami Kurtuluş Cephesi’ başta olmak üzere birçok örgüt ile bağlantısı olduğu tespit edilen kişilerin adaylıkları düşürüldü.

Muhalefet partisi, İçişleri Bakanlığı’nın kararı ile adayların listelerden çıkarılması kararı karşısında memnuniyetsizliklerini ifade ettiler. Adayların emniyet güçleri sistemi ile takip edilmesi ve ardından gerekli görülürse, seçim listesi dışına çıkartılmalarını belirttiler. Çoğu durumda, aday listelerine girmek isteyen kişiler, objektif olmayan sebeplerden dolayı bu listelerin dışında bırakılıyorlar.

Bazı gözlemcilere göre, hükümet daha önce bir gruba üye olanların faaliyetlerinin bazı durumlarda kamu düzenine yönelik bir tehdit oluşturduğu görüşünde olabileceğini tahmin ediyorlar. Sonuç olarak, çok sayıda kişi, bir sonraki seçim girmesi yasaklandı.

Çok sayıda aday liste dışı bırakıldı

Cezayir’in önde gelen İslami partilerinden Barış Toplumu Hareketi Başkanı Abdulmecid Munasıra yayınladığı açıklamada, bazı bölgelerdeki yerel yönetimlerde, vatandaşlar ve partilerin hak ve özgürlüklerini temsil edenlere yönelik asılsız iddialarla yapılan kanunsuz ve hiçbir anayasal dayanağı bulunmayan işlemlerin sürdürüldüğünü belirtti. Munasıra, “Muhalefet partilerine yönelik bu bariz aşırılıkların ve keyfi kararların en önemlileri, herhangi bir yasal dayanağı olmaksızın önemli sayıda adayı liste dışı bırakılmakta. Anayasa ve seçim yasası ile güvence altına alınan siyasal ve sivil hakların ihlaline neden olan bu hak ihlalleri, nihai yargı kararlarıyla değil idari kararlarla yapılmaktadır” dedi.

Listelerde yer alan adayların adaylıklarına yönelik yasal itiraz süresi olan on günün aşıldığını vurgulayan Munasıra, bazı aday listelerinin, adayların düşürülmesi ile tamamen boş kaldığını ve bununda açıkça yasanın ihlal edildiğini ifade etti. Terör döneminin ulusal trajedisine maruz kalan, seçilmiş ve eski belediye başkanları da dahil olmak üzere pek çok kişinin ‘kamu güvenliğini sağlama’ bahanesiyle keyfi olarak dışlandıklarını söyleyen Munasıra, daha garip olanın ise, bu kez yönetimin, seçim yasasının öngördüğü kararlar çiğnemesi olduğunu söyledi.

Hataların düzeltilmemesi ve güvensizliğe sebep olan bu davranışların devam ettirilmesi ve seçim yasaklarının genişletilmesine yönelik uyarılarda bulunan Abdulmecid Munasıra, Cezayirlere, özgürlük, eşitlik ve demokrasiye karşı ön yargılı olan bu yönetimi yerel seçimlerde etkisiz bırakma ve barışçıl demokratik reformlara bağlı kalarak, ülkenin ve halkın çıkarları için gerçek hak sahiplerinin haklarını koruma çağrısında bulundu.

Büyük bir utanç

Öte yandan, Cezayir’in eski Başbakanı Ali bin Felis başkanlığındaki ‘Özgürlük Öncüleri Partisi’nden yapılan açıklamada, aynı sebeplerden dolayı çok sayıda adayın liste dışı bırakılmasını ve içişleri bakanlığı kararını protesto etti. Açıklamada, Bağımsız Yüksek Seçim Kurulu’nun çok kötü bir sınav verdiği ve eski bir İslamcı muhalif olan başkan Abdulvahab Derbal’ın bu partiler karşısında büyük bir utanç yaşadığı ifade edildi. Mevcut seçim düzenlemelerinin, özellikle ‘Ulusal Kurtuluş Cephesi’ (FLN) ve ‘Ulusal Demokratik Birlik’ (RND) gibi iktidara sadık taraflara fayda sağlayacağına dair inancın zirvede olduğu bir dönemde gerçekleştiği vurgulandı.

İslami Selamet Cephesi üyelerinin siyasi yasağı devam ediyor

Hükümet 2006 yılında, aşırılık yanlısı kişilerin teslim olmaları için af çıkarılmasını öngören bir uzlaşma kanunu çıkartmıştı. Ancak çok sayıda yasaklama getirilen ve hayat boyu siyasetten men edilen İslami Selamet Cephesi (FIS) üyelerinin siyasi yasağı devam ediyor.

Bu bağlamda, avukatlar ve insan hakları savunucuları, bu yasaklamaların toplu cezalandırma içerdiği için yasadışı olduklarını ve cezanın belirli kişiler tarafından kişiselleştirildiğini belirttiler. Başlangıçta FIS Başkan Yardımcısı Ali bin Hac’a yönelik koyulan yasağın daha sonra FIS ile ilgisi olmayanları da içeren yüzlerce İslamcı adayı kapsayacak şekilde genişletildiği ifade edildi.