Çocukları evlendirme demokrasisi

Bugün Irak’ta seçilmiş bir parlamento var, doksan yıl önce de seçilmiş bir parlamento vardı, bu da Irak’ın yeni demokrasiyle içli dışlı olan ilk on dünya ülkesinden birisi sayılması anlamına gelmekte. Teorik olarak, toplumda farkındalığın zaman içinde gelişmesi beklenir, ancak bu her zaman geç

Bugün Irak’ta seçilmiş bir parlamento var, doksan yıl önce de seçilmiş bir parlamento vardı, bu da Irak’ın yeni demokrasiyle içli dışlı olan ilk on dünya ülkesinden birisi sayılması anlamına gelmekte. Teorik olarak, toplumda farkındalığın zaman içinde gelişmesi beklenir, ancak bu her zaman geçerli değildir. Bugün Irak parlamenterleri, Kişisel Durum Yasasını (medeni kanun), reşit olmayan kız çocuklarının dokuz yaşına kadar evlenmelerine izin verilmesi, geleneksel aşiret ve kabile geleneklerinin kanun hükmünde sayılması ve diğerleri dâhil olmak üzere bir dizi mevzuat değişikliğini tartışıyorlar. İstenilen mevzuat değişikliği DEAŞ fikrinden ve uygulamalarından çok uzak değil!

“Basit”, nispeten daha az gelişmiş ve daha az bilinçli toplumlarda demokratikleşme sorunu tekrarlanması normaldir. Parlamento, toplumu ve toplumsal kültürü yansıtır ve parlamenterler, halkın istediğini uygulayarak, seçmenlerini memnun ederek ve taleplerini yerine getirerek, demokrasinin temel kavramlarını ele alır. Irak’ın büyük bir antik uygarlık ülkesi ve son yüzyılın başından beri yeni medeniyete ulaşmış bir ülke olmasına rağmen, Irak toplumunda kültür ve farkındalığın düzeyi, basit, sınırlı ve eski kırsal gelenek ve geleneklerin yaygın olduğu Arap toplumlarının çoğuna benzer.

Mısır, Irak örneğinde olduğu gibi, eski uygarlıklar ülkesi ve modern endüstriyel medeniyete uyum sağlayan ilk modern Ortadoğu ülkeleri arasında. Ancak Mısır’da durum Irak’takinden farklı değil; Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in “Arap Baharı”’nın sonucu devrilmesinden sonra, demokrasi ve liberalizm kavramları konusunda galipler arasında bir tartışma yaşandı. Seçimle iktidara gelmesiyle birlikte, Muhammed Mursi partisi tarafından temsil edilen Müslüman Kardeşler Örgütü, geri kalan siyasi güçlerle uzlaşarak yeni bir anayasa hazırlığı içindeydi. Müslüman Kardeşler Örgütü, oyların çoğunluğunu alarak seçimin galibi olduğundan, görüşünü anayasaya dikte etme hakkının kendisinde olduğunu düşündü. Örgütün Devlet Anayasası için öngördüğü vizyon, Kıptiler ve diğer azınlıkları yanı sıra kadınları marjinalleştiriyor, hukukun güçler ayrılığı prensibini reddediyordu. Kuşkusuz, bu, çarpık bir demokrasi anlayışıdır.

Iraklılar büyük bir problem içinde; zira, Irak anayasası toplumun muhafazakar, dini ve kabile güçlerine sınır koymaksızın siyasi hayata girmesine izin verir ve bu güçler, buna istinaden, parlamento veya hükümet işlerinde veya seçimlerde nüfuzlarını kullanır. Dini otoriteler, din adamlarının kutsallığını siyasi rakipleri geçmek ve galebe gelmek için kullanır, din adına para toplar ve devletin aczini ve dini gerekçeler öne sürerek silahlı milisler kurmaktan çekinmez. Ülke içi kargaşanın ortaya çıkmasından çekinen Bağdat’taki zayıf  merkezi hükümetin yapabildiği tek şey, dini otoritelerle çatışmaya girmekten çekinerek, siyasete bulaşmış dini liderleri seçimlerde aday olmaktan men etmekti. Silahlı dini milisler ise, gösterme liderleri başa getirerek gerçek liderleri aday göstermişti. Askerleri siyasete girmekten men eden Irak Devleti, dini ve aşiret liderlerini siyasi hayata girmekten men edemedi. Bunun sonucu olarak,  günümüz Irak parlamentosunda milletvekillerin yarısı ya dini veya aşiret liderlerinden oluşur. Diğer yönden, Irak’ın üst düzey hukuk kurumları demokrasi ve Irak vatandaşlarının temel haklarını, dini veya etnik azınlıkların veya kadın haklarını, zedeleyen kanun tasarılarının,  oylanmasını önleyemez duruma geldi. Azgelişmiş toplumlarda demokrasi sıkıntı çeker,  toplumun kültürlü ve farkındalığı iyi düzeyde olan seçkin azınlık ise görüşlerini topluma aktaramıyor, bu azınlık dışlanmış ve endişe altında kalıyor. Radikaller, teröristlerin silah zoruyla başaramadığını, demokrasiyi kullanmak amacıyla oyları toplayarak aynı sonuçları almayı hedefliyor!

Ortada bir ikilem var, Parlamento Kişisel Durum Yasasını değiştirmeye karar verip “çocuk kızların” evlenmesine izin verirse, Irak insan haklarını ihlal eden ülkeler listesinde yer alacak, ancak aynı zamanda, kararların parlamentoda alınması sebebiyle, demokratik bir devlet sayılacak, sadece ve sadece rejimi ve mevzuatı nedeniyle.