Cubeyr: Veliaht Prens, önemli dosyalarla Washington’a gitti

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, dün Washington’daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nde düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD’ye resmi ziyarette bulunan Suudi Arabistan Veliahd Prensi Muhammed Bin Selman Bin Abdulaziz’in, başta İran’ın Ortadoğu’daki bozguncu faaliyetler

Cubeyr: Veliaht Prens, önemli dosyalarla Washington’a gitti

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, dün Washington’daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nde düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD’ye resmi ziyarette bulunan Suudi Arabistan Veliahd Prensi Muhammed Bin Selman Bin Abdulaziz’in, başta İran’ın Ortadoğu’daki bozguncu faaliyetleri olmak üzere birçok önemli konu üzerinde duracağını söyledi.

Bin Selman’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın yanı sıra, ABD kongresi yetlilileri ve üst düzey siyasilerle görüşmeler yapacağı ziyarete dair bilgi veren Cubeyr şu ifadeleri kullandı; “Veliaht Prens, ABD’de 7 şehri ziyaret ederek burada üst düzey yetkililerle istişarelerde bulunacak. Bu şehirler, Washington, New York, Boston, Houston, Los Angeles, San Francisco ve kesin olmamakla birlikte Seattle olacak. Veliaht Prens, bu ziyaretleri kapsamında ABD’li yetkililerle Irak, Suriye, Yemen ve Libya’daki gelişmelerin yanı sıra, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu projesine dair istişarelerde bulunacak.”

Basın toplantısında, Suudi Arabistan’ın bölgede barış ve istikrarı sağlamak için çalıştığını ve Ortadoğu barışına vurgu yaptığını belirten Cubeyr, İran’ın ise bölgedeki kaosu beslemek için uğraştığını dile getirdi.

Suudi Arabistan ve ABD arasında, İran’ın nükleer programına dair sürdürülen istişarelerin yeni olmadığını, ülkesinin daha önce başka ülkelerle de bu durumu istişare ederek olumlu yaklaşımlar gördüğünü aktaran Cubeyr, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın, ABD ziyareti kapsamında ABD’li yatırımcıları Suudi Arabistan’a çekmek ve iki ülke arasındaki iktisadi ilişkileri geliştirmek için çalışmalar yapacağını ifade etti.

Yemen’deki gelişmeler

Cubeyr, düzenlediği basın toplantısında, Yemen’den Suriye’ye, ABD’deki değişimlerden Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’na kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. ABD kongresinde Suudi Arabistan’ın Yemen müdahalesine itiraz eden kesimler hakkında konuşan ve Suudi Arabistan’ın Yemen konusundaki hakikatleri anlatmak için uğraştığına işaret eden Cubeyr, bu kapsamda, iki taraf yetkililerinin çeşitli toplantılar düzenlediğini ifade ederek, “Biz savaş istemiyoruz, Yemen’e güç gösterisinde bulunmak için de gitmedik. Yemen’e müdahale etmek kaçınılmaz bir seçenekti ülkemizin güneyindeki bazı terör örgütlerinin ağır silahlarla donatılarak Suudi Arabistan’ı tehdit edecek hale getirilmesine ve Yemen’deki meşru yönetimin yıkılmasına karşı elimiz kolumuz bağlı oturamazdık Bütün bunlar da Husiler yüzünden oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü; “İran, Husi militanlara yardım edip çocukları silahlandırarak, Yemen’in güvenliğini tehlikeye attı. Husiler, Yemen’in deniz sınırlarını kapatarak, limanları ele geçirdi. Ülkeyi büyük bir yıkıma uğratarak, çocukları cephelerde ölüme gönderdi. Bütün bunlar Suudi Arabistan’ın güney sınırındaki bir ülkede yaşandı ve Suudi Arabistan bu gelişmelere kayıtsız kalamazdı. Yemen’e yönelik gerçekleştirdiğimiz askeri müdahalede bir takım yanlışlıklar yaptığımız doğrudur ancak biz bu yanlışlıklardan doğan sorumluluklarımızı yüklenerek yanlışlıkları düzeltme yoluna gittik. Biz, Yemen halkını mümkün olan her yolla desteklerken, Husi militanlar ise yıkım ve savaşta ısrar ediyor. Yemen’deki durumdan çıkmanın tek yolu, Husilerin silah bırakması, ülkenin yeniden meşru hükümetin kontrol altına girmesi, başta 2216 sayılı karar olmak üzere bütün uluslararası kararların uygulanması ve körfez girişimi ile ulusal diyalog sürecinin sonuçlarına uyulması ile mümkündür.”

ABD Dışişleri Bakanı’nın değişmesi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’u görevden alarak yerine CIA Başkanı Mike Pompeo’yu ataması hakkında değerlendirmelerde bulunan Cubeyr, Suudi Arabistan’ın hükümetlerle uluslararası ilişkiler bağlamında ilişki kurduğunu ve Tillerson ile olan ilişkilerinin de bu bağlamda olduğunu bununla birlikte Pompeo’nun Dışişleri Bakanlığı’na getirilmesini memnuniyetle karşıladığını anlatarak, “Sayın Pompeo başarılı bir şahsiyet bundan önce Suudi Arabistan’ı da ziyaret etmişti. Kendisi ile CIA Başkanlığı döneminde iyi ilişkilerimiz vardı bu ilişkiler Dışişleri Bakanlığı döneminde de devam edecektir” dedi.

Suriye ve Filistin meseleleri

Basın toplantısında, Suudi Arabistan’ın Cenevre bildirgesi ve uluslararası kararlar çerçevesinde Suriye halkının haklarını garanti altına alacak bir siyasi çözümü desteklediğini söyleyen Cubeyr, Rusya’nın da Esed rejimini siyasi çözüme yönlendirdiğini ve savaşın bitirilmesi için uğraştığını dile getirdi.

Filistin konusuna da temas eden Cubeyr, Suudi Arabistan’ın Filistin davasını taviz verilmeyecek esas davası olarak algıladığını ve Filistin halkının haklarını korunması ve iki devletli çözümün desteklenmesi için çalıştığını ifade ederek, “ABD’nin Filistin konusunda gerçekleştirdiği istişareleri göz önüne aldığını biliyoruz. Filistin-İsrail barışı sürecinin nereye ulaşacağını hep birlikte göreceğiz” dedi.

Katar meselesi önemsiz bir mesele

Suudi Arabistan’ın Katar ile olan sorunları hakkında ise Camp David zirvesinin henüz tam olarak ne zaman yapılacağının belirlenmediğini aktaran ve Katar konusunun körfez dörtlüsü için öncelikli bir mesele olmadığını söyleyen Cubeyr, “Katar meselesi nedir? Basitçe diyebilirim ki bu mesele üzerinde durduğumuz diğer meselelere oranla oldukça basit bir meseledir. Terör örgütlerine destek verdiği ve Arap ülkelerinin içişlerine karıştığı için Katar ile olan ilişkilerimizi askıya aldık. Katar, körfez ülkeleriyle olan anlaşmalarına sadakat göstermelidir. Onlar bunu yaptığında ilişkilerimiz düzelir” şeklinde konuştu.