Deniz endüstrisine giriş

Suudi Arabistan gibi bir devletin çevresinde denizler bulunuyor. Böyle bir devletin deniz endüstrisi hakkında düşünmesi normal bir şeydir. Suudi Arabistan, Körfez’deki Hafci şehrinden Kızıldeniz’deki Akabe Körfezi’ne kadar yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik uzun bir kıyıya sahiptir. Suudi Arabistan ilk

Suudi Arabistan gibi bir devletin çevresinde denizler bulunuyor. Böyle bir devletin deniz endüstrisi hakkında düşünmesi normal bir şeydir. Suudi Arabistan, Körfez’deki Hafci şehrinden Kızıldeniz’deki Akabe Körfezi’ne kadar yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik uzun bir kıyıya sahiptir. Suudi Arabistan ilk defa denizden yararlanmaya doğru gidiyor. Üç kıtaya (Asya, Afrika ve Avrupa) yakın denize nazır konumu ve sahip olduğu büyük pazarlar bunu gerekli kılıyor.

Aramco şirketi, Uluslararası Kral Selman Sanayi ve Deniz Hizmetleri Kompleksini inşa etmek için küresel şirketler birliğini yöneteceğini ilan etmesiyle birlikte, petrol faaliyetlerinin yanı sıra yeni bir istihdam alanına intikal etmiş oldu.  Şirketin vaadine göre kompleksin ilk aşaması gelecek yıl sonunda bitecek. Kompleksin merkezi Körfez’in kıyısında bulunan Ra’s el-Hayr şehri olacak.

Söz konusu proje, kaynakları sağlamlaştırıp kraliyet ekonomisiyle ilgili yeni alanlara giriş yaparak, 2030 vizyonu içerisinde büyük vaatler sunuyor.  Ayrıca bu dev projelerle destekçileri arasındaki bağlantıyı öğrenmek önemli bir konudur. Proje, doğrudan ya da dolaylı olarak 80 bin kişiye istihdam olanağı sağlayacak. Bu istihdamın büyük bir oranının yerel işgücüne gideceği tahmin ediliyor. Proje, aşama halinde gerçekleşeceği için üretim becerileri 5 yıl sonra tamamlanacaktır. Deniz bilimleri ve mühendislikle ilgili bazı yerel eğitim kurumlarının insan kaynaklarıyla ilgili beklentileri hoşnut edecek şekilde, bu proje hizmetini incelemeye yoğunlaşacağını düşünüyoruz. Proje, 5 yıl içerisinde tamamlandıktan sonra eğitimli ve donanımlı kimselerin olmadığından dolayı istihdamın yapılamadığı artık gerekçe gösterilemeyecektir.

80 bin kişilik istihdam güzel bir rakam. Fakat bu sayı, öğrencilerin işe olan ihtiyacını gidermeyecektir. Çünkü bu 5 yılda yaklaşık bir milyon mezun üniversite öğrencisinin olacağı varsayılıyor. Bu proje, sadece tek bir piyasada birbirini tamamlayan bir dizi plan ve faaliyetlerden ibarettir.

Biz, devletin Kral Selman Kompleksi tarzında yerel muhtevayı bir araya getirecek dev müesseseler inşa etmesini umuyoruz. Bu şekilde bu müesseseler devletin desteğine ihtiyaç duymaksızın başarılı olup, yerel ekonomiye yük olmayacaktır. Küresel piyasalarda rekabet gücü, nitelik ve kalite bakımından ayrıcalık gösterebileceklerdir. Ayrıca vizyon kapsamında yapılan programlar, bize petrole bağımlı olmayan bir ekonomi inşa etme vaadinde bulundu. Bu tür ütopik bir vizyondan şüphelenenlerin tuzağına düşmek istemiyorum. Mezkur kompleks, vizyon içerisinde yer alan ve petrolle olan ilişkisini inkar etmeyen projelerden birisidir.

Uluslararası deniz piyasasının büyük bir bölümü, petrol nakliyatına ayrılmıştır. Vaat edilen kompleksin çalışmalarının bir bölümü de dev petrol gemilerinin yapım ve onarımı için tahsis edilmiştir.  Amaç, petrolü ekonomi denkleminden bertaraf etmek değildir. Tam tersine amaç, bugün olduğu gibi ham petrol satışlarına ait gelirlere bağımlı olarak yaşamayı azaltmaktır. Bu durum bizi, imalat ve dönüştürücü gibi petrol sanayi ve hizmetleri hakkında yeniden konuşmaya sevk ediyor. Yeni fikirlere önem veren, birtakım kimselerle yaptığım görüşmelerde, imalat sanayiyle ilgili konuşmalar yeniden gündeme geldi. Karşılaştırmalı üstünlükler teorisinden hareketle piyasanın büyük ölçüde genişleyebileceği imalat sanayi, eski ve yeni bir seçenek olarak kalmaya devam etmektedir.

Petrol, Suudi Arabistan gibi bir devletin ekonomik programlarında hala büyük bir iktisadi üstünlüğe sahiptir. Fakat artık petrol, ülke gelirinde sadece kendisine itimat edilebilecek bir ürün değildir. Petrol rüya gibidir. Bunun için bizim hakikate uyanmamız gerekiyor. Hakikat ise bir gün gelirleri bize yeten bir petrol olmayabilir.