Devrim Muhafızları komutanının ‘özel devriye’ açıklamasına, İran İçişleri Bakanlığı’ndan cevap

Tahran’daki Devrim Muhafızları (DMO) komutanlarından Tuğgeneral Muhammed Rıza Yezdi’nin, dün, ‘Toplumsal depremlere’ karşı ‘özel devriyeler’ görevlendirileceğini duyurmasının ardından İran İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyyid Selman Samani yaptığı açıklamada, Tahran’da böyle bir özel devriye projesinin

Tahran’daki Devrim Muhafızları (DMO) komutanlarından Tuğgeneral Muhammed Rıza Yezdi’nin, dün, ‘Toplumsal depremlere’ karşı ‘özel devriyeler’ görevlendirileceğini duyurmasının ardından İran İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyyid Selman Samani yaptığı açıklamada, Tahran’da böyle bir özel devriye projesinin olmadığını ve İran sokaklarında güvenliğin sağlanması için herhangi bir taraftan yardım istemediklerini söyledi.

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Samani, Tuğgeneral Yezdi’nin özellikle başkent Tahran gibi büyük şehirlerin kenar mahallerinde yaşayanları yetkililerin tanımladığı ‘serseriler ve ayak takımı’ tabirlerini kullanarak, bunlara karşı Devrim Muhafızları’ndan özel devriyelerin görevlendirileceğine dair yaptığı açıklamalara çok geçmeden cevap verdi.

İran Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Muhammed Ali Caferi, Tuğgeneral Yezdi’yi ‘Muhammed Resulullah’ üssünün komutanlığına Tuğgeneral Muhammed Kazemini’nin yerine getirmişti. Bu üs, kriz durumlarında Tahran’ı korumak için Devrim Muhafızları ve Besiç güçleri arasındaki koordinasyonun sağlanması görevini yürütüyor.

Sosyal krizler dosyası, İran İçişleri Bakanlığı ile Devrim Muhafızları arasındaki farklı tutumların ardından İran web sitelerinin tarafını bir kez daha ortaya koydu.

23 Sosyal tehlike için devriye

DMO Komutanlarından Yezdi, önceki gün, Tahran Belediye Meclisi toplantısında detay vermeden yaptığı konuşmada, İran’ın başkentinde ‘Toplumsal depremler’ hakkında kuvvetlerini doğrudan müdahale etmesini gerektiren konulardan bahsederek, İran şehirlerinde 23 sosyal tehlikenin izlenmesi için Devrim Muhafızları ve Besiç güçlerinden özel devriyeler oluşturulması kararı aldıklarını belirtti.
Besiç Güçleri Komutanlarından Tuğgeneral Gulam Huseyin Geidparvar bir ay önce yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları’nın bir kolu olan Besiç güçlerinin polis teşkilatını desteklemek üzere İran mahallelerinde devriyeye çıkacaklarını duyurmuştu.

Tuğgeneral Geidparvar açıklamasında, devriyelerin yanı sıra internette de benzer bir rol oynamak için geniş çaplı örgütsel programların yapıldığından bahsetti.

“Özel hayata müdahale edilmeyecek”

Besiç güçlerinin devriye görevine başlamasından duyulan endişeyi gidermek isteyen Tuğgeneral Geidparvar, İranlıların özel hayatlarına kesinlikle müdahale edilmeyeceğini belirterek, amacın, kontrol noktalarını azaltmak ve yerlerine şehir devriyelerini getirmek olduğunu söyledi.

Ancak İran haber ajansıları, Devrim Muhafızlarının İran şehirlerinde daha önce İranlılar tarafından protesto edilen benzer projeler başlattığını belirtmişlerdi.

Hamaney, seçim sürecinde adayları uyarmıştı

Mayıs ayında gerçekleşen son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile muhalifler arasında toplumsal krizlere sebep olan büyük tartışmalar yaşanmıştı. Muhafazakâr aday İbrahim Razi ve Muhammed Bakır Galibaf, yaygın işsizlik ve yoksulluk da dahil olmak üzere sosyal kriz dosyasını Ruhani’ye baskı uygulamak için kullanmaya çalıştılar. Ancak Ruhani seçimlerden zaferle çıkabilmek için sosyal özgürlükleri artırma sözü verdi. Seçimler sırasında, İran’ın Ruhani Lideri Ayetullah Ali Hamaney, İran’da büyük bir krizin çıkarılmaması için adaylara uyarıda bulundu.

Serseriler ve ayak takımı için özel devriye

Bununla birlikte, Tuğgeneral Yezdi, uyuşturucu bağımlılığının İran’ın başkentinde zirveye ulaştığını söyledi. Tahran’da, serseriler ve ayak takımı tarafından hırsızlık olaylarında patlama yaşandığına dikkati çeken Yezidi, tüm bunların engellenmesi için özel devriyelerin göreve başlaması gerektiğini vurguladı.

Ancak İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Samani İlna Haber Ajansına yaptığı açıklamada polis teşkilatının güvenliği sağladığını ve İran iç kuvvetlerinin “güvenliğin sağlanması için diğer güçlerin dahil olmasını veya yardım etmesini istemediğini” vurguladı.

Toplumsal risklerle yüzleşmenin, İran’daki Sosyal Komisyon kararı doğrultusunda bakanlığının görevi olduğunu belirten Samani, komisyonun sosyal risklere karşı aldığı kararların bakanlık tarafından uygulandığını söyledi.

“Sosyal güvenliğin kontrolünden İçişleri Bakanlığı sorumlu”

İran iç hukukuna göre, İçişleri Bakanlığı ve polis güçleri, ‘toplumsal kötülüklerle mücadele’ de dahil olmak üzere İran şehirlerinde sosyal güvenliğin kontrolünden sorumludur.

İran İçişleri Bakanlığı’nın sosyal riskler meselesini ihmal ettiği iddialarını reddeden Samani, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in bu risklerle ilgili gerçekleri öğrenmek için İran Sosyal İşler Komisyonu ile özel toplantılar yaptığını açıkladı.

İran İçişleri Bakanı Rahmani Fazli geçtiğimiz eylül ayı sonunda İran lideri Ali Hamaney’e sosyal tehlikeler hakkında bilgi vermişti.

İran medyasında yer alan Fazli’nin toplantı sonrası yaptığı açıklamada, uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele, gecekondu bölgelerinde ortaya çıkan sorunların yayılması, boşanma, suçlarla mücadele, toplumsal gerginlik gibi sorunları İçişleri Bakanlığı ve Ruhani yönetiminin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.

Hamaney’den ‘Özgürlük Ateşi’ çıkışı

Hamaney, 7 Haziranda yaptığı ve İran’ın sosyal koşullarını keskin bir biçimde eleştirdiği konuşması sırasında ‘özgürlük ateşi’ terimini kullandı. O dönemde, Hamaney ‘devrimci’ kesimlerin toplumsal risklerden sorumlu mekanizmalarda bir yavaşlama görmeleri durumunda, gerekli kararı vermelerini istemişti.

‘İfade özgürlüğü’ terimi İran sokağında karışık tepkiler yarattı. Muhafazakârlar ve Devrim Muhafızları’na yakın medya organları, bu terimi medya çatışmaları bağlamında kullanmaya çalışırken, Ruhani’ye yakın ve reformist medya organları, Ruhani’nin bu terimi manevi bir manada kullandığı yorumunda bulundular.

Ancak İran İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, dün yaptığı konuşmada, sosyal risklerle mücadelenin bakanlığın öncelikleri arasında olduğunu ve Sosyal İşler Komisyonu kararları çerçevesinde ulusal uygulamaların ilgili kurumlar arasında dağıtıldığını belirtti. Samani Devrim Muhafızları’nı aldıkları bu kararla Sosyal İşler Komisyonu’nun yaptığı iş bölümü kararlarını görmezden gelmekle suçladı.