Doğu Guta’daki siviller ateşkesin 3. gününde de insani yardım koridorundan geçmedi

Rusya tarafından ilan edilen Doğu Guta’ya yönelik ateşkes anlaşmasının üçüncü gününde de Şam’ın güneydoğusundaki insani koridordan herhangi bir sivil çıkış yapmadı. Kuşatma altındaki Doğu Guta’da geçen ayın 18’inden bu yana devam eden saldırılarda 600’den fazla sivil öldü. Bunun üzerine

Doğu Guta’daki siviller ateşkesin 3. gününde de insani yardım koridorundan geçmedi

Rusya tarafından ilan edilen Doğu Guta’ya yönelik ateşkes anlaşmasının üçüncü gününde de Şam’ın güneydoğusundaki insani koridordan herhangi bir sivil çıkış yapmadı.

Kuşatma altındaki Doğu Guta’da geçen ayın 18’inden bu yana devam eden saldırılarda 600’den fazla sivil öldü. Bunun üzerine Rusya, Suriye’de ‘gecikmeksizin’ günde beş saat ile sınırlı olan ve her gün uygulanacak bir ‘insani ateşkes’ ilan etmişti.

Ancak salı günü başlayan ateşkesin üzerinden üç gün geçmesine rağmen insani koridordan henüz hiçbir sivil tahliye edilmedi.

AFP muhabiri, insani koridorda rejim ve Rus askerlerinin görevli olarak bulunduğunu ve Suriye Arap Kızılayı’na ait iki ambulansın da bölgeye ulaştığını bildirdi.

Muhabir ayrıca insani koridorun yakınındaki askeri bir noktanın duvarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in fotoğraflarının asılı olduğunu kaydetti.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, Rusya’nın salı günü ateşkesi ilan etmesinden bu yana Şam’daki Pakistan Büyükelçiliği tarafından yapılan görüşmeler çerçevesinde bölgeden ayrılan 2 Pakistan vatandaşı hariç insani koridoru kullanarak bölgeyi terk eden sivil olmadığını bildirdi.

Rus Interfax haber ajansında yer alan habere göre Rus ordusunda görevli Tümgeneral Vladimir Zolotukhin tarafından yapılan açıklamada “Aldığımız bilgilere göre Doğu Guta sakinlerinin insani yardım alanında çalışanlara yönelik bölgeden tahliye edilmeleri için yardım isteme çağrıları son 24 saat içinde arttı” ifadeleri kullanıldı.

AFP’de yer alan haberde de Suriyeli askeri bir yetkilinin, “Sivillerin insani koridoru kullanması halinde ateşkesi 3 gün daha uzatabiliriz. Fakat sonuç alınmıyor. Nasıl devam edebiliriz” değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.

SOHR, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından saldırıların kesilmesiyle bölgenin sükûnete kavuştuğunu belirtirken Doğu Guta’nın Marj bölgesinde ise rejim güçleri ile Ceyş-ul İslam arasındaki çatışmaların devam ettiğini aktardı.

Doğu Guta’daki bir sivil savunma kurumunun sözcüsü Serrac Mahmud, kurtarma ekiplerinin füze saldırısı haberi aldıktan ancak iki gün sonra bölgeye girebildiğini söyledi.

Mahmud açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kasaba adeta delilik boyutlarına varan bir şekilde bombalanmış. Bölgede herhangi bir yaşam belirtisi yoktu. Tamamen yok edilmişti. Geri kalanlar ise halen enkaz altında. Hareket eden her şeyi hedef almışlar. Maalesef, sivil savunma ekibinde görev alanlar hedef alınan alana yetişemiyor. İnsanları kurtarma çalışmalarında büyük zorluklarla karşılaşılıyor.”

BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Suriye’de 30 gün süreyle sürecek ateşkes çağrısında bulunan karar tasarısının oybirliğiyle kabul edilmesinden iki gün sonra Rusya insani ateşkes anlaşmasını ilan etmişti.

Her ne kadar Ateşkes anlaşmasının ardından saldırılar devam etse de bölgedeki ölümler belirgin bir şekilde azalmıştı.

Karar, insani yardımın yanı sıra kuşatılmış bölgelerde yaralananların ve hastaların tahliyesini de öngörüyor.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock, çarşamba günü gerçekleştirilen BMGK oturumunda yaptığı açıklamada, insani yardım taşıyan 40 kamyonun Doğu Guta’ya girmeye hazır olduğunu duyurdu.

Suriye’deki ateşkesin kabulünden bu yana hiçbir şeyin değişmediğini söyleyen Lowcock, oturumdaki diplomatlara “Kararınız ne zaman başlıyor?” sorusunu yöneltti.

Ürdün Parlamentosu da Doğu Guta’daki askeri operasyonları kınayarak uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırdı.

Parlamento açıklamasında Suriye’de siyasi bir çözüme ulaşmanın gerekliliğinin yanı sıra ülkenin toprak birliği ve bağımsızlığını koruyarak Suriye halkının acısını sona erdirmenin önemi vurgulandı.