Doktoruna nasıl teşekkür edersin?
Sağlığına kavuşan hasta, şifa bulmasına karşı minnettarlığını ve şükran borcunu ifade eden bir hediye ile doktoruna nasıl karşılık vereceği konusunda çoğu zaman şaşırıp kalır. Doktora hediye vermek, İngiltere’de milli sağlık kanunu çerçevesinde yasak kabul edilmektedir. Bir gün, bu yasaya göre çalış
Sağlığına kavuşan hasta, şifa bulmasına karşı minnettarlığını ve şükran borcunu ifade eden bir hediye ile doktoruna nasıl karşılık vereceği konusunda çoğu zaman şaşırıp kalır. Doktora hediye vermek, İngiltere’de milli sağlık kanunu çerçevesinde yasak kabul edilmektedir. Bir gün, bu yasaya göre çalışan Doktor Visam Kandila’ya, “Tedavi işlemlerimle kendisini yorduğum doktoruma nasıl bir güzellik sunabilirim” diye sordum. Bana, “Doktorun evlenmesini bekle evlenince düğün münasebetiyle kendisine bir hediye sunarsın” dedi. Kendisine doktorumun daha önce evlendiğini söyleyince, “O zaman boşanmasını bekle, boşanınca hediye sunarsın. Bu ikisinin yanı sıra noel günlerinin fırsatını da kollayabilir, kendisine bir paket sigara veya bir parfüm şişesi sunabilirsin. Bu durumda doktorun, teşekkürle hediyeni senden kabul edecektir” dedi.
Doğrusu söz konusu konu, şairler için çok da zor değil. Çünkü doktorlar nezdinde, kişiyi ve işini öven bir şairden anlamlı ve zarif bir şiir almaktan daha tatlı bir şey olamaz. Göz hastalıkları uzmanı Doktor Mahmud Haşimi’ye gelen hediye de bundan başka bir şey değildir. Mahmud Haşimî’nin şair, avukat arkadaşı Musa Şama’ Bağdat’ta kendisini ziyaret ettiğinde, arkadaşının sağ gözünü ameliyat eder ve ameliyatı başarıyla tamamlanır. Yıllar sonra arkadaşın sol gözü aynı hastalığa yakalanır. Ama o dönem insanlar yurttaş doktorları küçümser ve sağlık için Londra’ya, Viyanaya ve Amerika’ya giderler. Musa Şama da dönemin insanları gibi Londra’daki beyefendi doktorlardan birinde ameliyat olur. Kader ya, Musa Şama’nın ameliyatı başarısız olur, gözünün ağ tabakasında bir kopma gerçekleşir. Musa Şama’ Bağdat’a döner ve arkadaşı Mahmud Haşimi’nin meziyetini anlar. Bunu üzerine kendisine şu ifadelerin yer aldığı bir şiir yazıp gönderir;
Her şey kaza ve kader iledir,
Sabır tükendi, kaçış nereye.
Ey icraatı övülen göz doktoru!
Felek bana ihanet ederken sen bana aydınlık oldun.
Allah sana bir hüner bahşetmiş, sen bir mucitsin.
Beyaz elin göz aydınlığıdır.
Ey göz doktoru! Bedenimde hastalıktan iz olmadığına dair haberi bana doğrula.
Tahliller bu durumun üzüntü ve keder olduğunu bize bildirmektedir.
Ben neyin olup bittiğini biliyorum,
Göz volkanım patlamış.
Atan bir kalbi taşıyan ile kayadan bir kalbi taşıyan aynı değildir.
Hoş kokulu gülleri koparan ile iğne gibi sivri dikenleri toplayan gibi değildir.
Ey doktor! Allah sana bereketini lütfetsin,
Evlatlarını her türlü kötülükten korusun.
Göz, şairler için önemli bir unsurdur. Kaçırdıklarını onun sayesinde okurlar, onunla çevrelerini yakından incelerler. Musa Şama’nın yaptığının bir benzerini ondan önce, Şemsüddin Bağdadî, yapmıştır. Şemsüddin Bağdadî, doktor arkadaşı Ömer Raşidüddin gözlerini tedavi ettiğinde kendisine, şu iki beytin de yer aldığı bir şiirle teşekkür etmiştir;
Raşidüddin, göze kaçan cisimlerden gözleri hep kurtaran bir eldir.
Nice göz kürelerinden karanlık perdelerini çekmiştir,
Nice göz kapaklarından eziyeti uzaklaştırmıştır.
Hastalık, çoğu zaman şairler ile doktorlar arasında vasl hemzesi (Arapçada harekesiz harf ile başlayan kelimenin talaffuz edilmesini sağlayan hemze) gibi buluşturan, kavuşturan bir bağ olur. Ayrıca çoğu şairlerin şiirlerini beğenen doktorları seçme geleneğini uygulamaları dikkat çekmektedir. Prof. Haşim Vitri ile Cevahiri’nin, Abbasi şairi Kuşacim Mahmud b. Hüseyin ile doktorunun arkadaşlık ve dostlukları hastalık aracıyla olmuştur.