El-Ezher’den Dünya Barış Günü’nde, savaş mağdurlarının acısını sona erdirme çağrısı

El-Ezher Üniversitesi her yıl 21 Eylül’de düzenlenen Dünya Barış Gününün, tüm karar sahipleri için, savaş ve çatışma kurbanlarının acıları karşısında, ahlaki ve insani sorumluluklarını yerine getirmeleri için bir fırsat olması ümidinde olduğunu açıkladı. El Ezher yaptığı açıklamada; son yıllarda far

El-Ezher’den Dünya Barış Günü’nde, savaş mağdurlarının acısını sona erdirme çağrısı

El-Ezher Üniversitesi her yıl 21 Eylül’de düzenlenen Dünya Barış Gününün, tüm karar sahipleri için, savaş ve çatışma kurbanlarının acıları karşısında, ahlaki ve insani sorumluluklarını yerine getirmeleri için bir fırsat olması ümidinde olduğunu açıkladı.

El Ezher yaptığı açıklamada; son yıllarda farklı din ve medeniyetlerin takipçileri arasında barış ve diyalog kültürünü geliştirmeyi amaç edindiğini vurguladı. El-Ezher kurumu Başkanı Şeyh Ahmed et-Tayyib’in, her zaman önceliğinin hoşgörü ve birlikte yaşama değerlerini savunmak olduğunu, radikalizm, ırkçılık ve ayrımcılık çağrılarını reddettiğini belirterek, barış ve hoşgörü yolunda çabalarken Allah’a kavuşmak istediğini ifade etti.

Açıklamada Filistin ve Rohingya vurgusu

El-Ezher açıklamasında, acımasız Siyonist işgali altında yaşayan Filistin halkının ıstırabını da hatırlattı. Ayrıca binlerce Rohingyalı ( Arakan) Müslümanın sağlıksız kamplarda yaşadıklarını, ülkelerindeki savaş ve yıkım sonucu kendileri ve çocukları için güvenli bir yer arayışı içinde denizleri aşmaya çalıştıklarını vurguladı.

Mısır Müftüsü Allam’dan barış vurgusu

Diğer yandan Mısır Müftüsü Doktor Şevki Allam, dünyanın farklı bölgelerinde özellikle de çatışmaların devam ettiği bölgelerde barışın sağlanmasının önemine vurgu yaptı.

Müftü dün yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Şu anda ihtiyacımız olan tek şey terör ve şiddet eylemlerinin yaşandığı, halkların açık bir şekilde saldırıya uğradığı savaş ve işgal bölgelerinde, özellikle de Filistin’de barış ve güvenliğin sağlanmasıdır. Terörün, kendi kontrolünü dayatmaya, halkın ve gençlerin zihnindeki etkisini artırmaya çalıştığından şüphemiz yoktur. Bunu gerek güç ve baskı yolu ile gerekse yanlış haberler ve fetvaların yayıldığı sosyal, görsel ve işitsel medya aracılığı ile yapıyor. Buda dünyanın birçok ülkesinde şiddet ve kaosun artmasına, barış ve güvenliğin tehdit edilmesine sebep oluyor. Dünyadaki tüm karar sahiplerini, uluslararası toplumu, tüm kurum ve kuruluşları ciddi bir şekilde çalışmaya ve tüm dünyayı etkileyen savaş ve çatışmaları sone erdirmek için işgal altındaki halkların meşru haklarını elde etmelerine destek olmaya çağırıyoruz.