El-Hekim Arap dünyasına yöneliyor İran ise endişeli

İran basınında rejimin Ammar el-Hekim’in Irak Yüksek İslami Konseyi’nden çekilerek Ulusal Hikmet Akımı’nı kurmasına razı olduğuna dair haberler yayınlanıyor. Buna rağmen, bir Şii İslami Hareketler uzmanı “İranlıların Hekim’in bu son yöneliminden endişeli olduklarına” inanıyor. Yaklaşık otuz yıl İsla

İran basınında rejimin Ammar el-Hekim’in Irak Yüksek İslami Konseyi’nden çekilerek Ulusal Hikmet Akımı’nı kurmasına razı olduğuna dair haberler yayınlanıyor. Buna rağmen, bir Şii İslami Hareketler uzmanı “İranlıların Hekim’in bu son yöneliminden endişeli olduklarına” inanıyor.

Yaklaşık otuz yıl İslami Hareketlerle birlikte çalışan uzman, isminin yayınlanmamasını şart koşarak “Şarku’l Avsat”a, Hekim’in son adımları hakkındaki görüşlerini paylaştı. Uzman, Hekim’in kurduğu Hikmet Akımı’nın ne laiklerle ne de başkalarıyla alakası olduğunu söyledi. Uzmana göre Hekim, Ulusal Akım’ın bütün topluluklar için bir aracı olmasını istiyor ve bu yeni Ulusal Akım Salahaddin, El Anbar ve diğer illerdeki farklı toplumsal grupların üyelik taleplerini karşılayabilir. Bu da Akım’ın şu veya bu yönelime mahsus olmadığı anlamına geliyor.

Yeni Ulusal Hikmet Akımı’nın siyasi heyetinde bulunan isimler hakkında ve bunların çoğunluğunun Yüksek İslami Konsey’in eski üyeleri olup olmadığı konusunda sorulan soruyu şöyle cevapladı: “Bu doğru, çünkü Hekim, Yüksek İslami Konsey’in başkanlığını ele aldığı ilk günden bu yana bu yeni Ulusal Akım’ın kurulması için çalışıyor ve Ulusal Akım’ın hali hazırdaki siyasi büro üyeleri Hakim’in fikirlerine yakınlar ve onu destekliyorlar.”

Hikmet Akımı’nın 21 kişiden oluşan siyasi bürosu Yüksek İslami Meclisi’nin öne çıkan isimlerini içine alıyor. Bunlardan bazıları Muhsin El-Hekim (Ammar El-Hekim’in kardeşi), Şeyh Hamid Maalle, Rıza Cevad Taki ve Gençlik Bakanı Abdulhüseyn Abtan. Üyeler arasında ise Muhammed el-Lekkaş ve Aziz Kazım Alvan bulunuyor.

Uzmanın görüşüne göre Hakim bu son adımıyla “İran atmosferinden ve mutlak Velayet-i Fakih’ten uzaklaştı ve bütün iyi yönleriyle Irak yerel atmosferine yaklaştı. O, Hekim’e karşı tedbirli davranma zorunluluğunun altını çiziyor. Hekim, bir dini merciin soyundan geliyormuş vb. gibi davranmıyor, tam tersine o basitçe, çağdaş bir Iraklı genç, İran-Irak arasında yaşanan bütün uyumsuzluklara ve Yüksek Konsey içinde yaşanan anlaşmazlıkların detaylarına dahil oldu ve muhalefet zamanında İran-Irak düğümünü yaşadı. Bu sebeple Hekim bugün Iraklı bir akılla düşünüyor.”

Uzman Şii meseleleri hakkında şuna inanıyor: “Şii rasyonalitesi bugün İran meseleleri konusunda yeni bir mesafede, İran Kudüs Gücü lideri Kasım Süleymani ile şu veya bu şekilde bağlantısı bulunan bazı Haşdi Şabi grupları, Ebu Mehdi El-Mühendis ve İran Velayet-i Fakih’i bunun istisnasıdır.” Uzman ayrıca “İranlıların Hekim’in bu son adımından endişeli olduklarını fakat Velayet-i Fakih ve İran atmosferine muhalefetini eleştirerek onu kaybetmeye istekli olmadıklarının” altını çiziyor ve “Eğer bu doğrultuda konuşurlarsa onu kaybedecekler. Bu sebeple birkaç gün önce Hekim’in Ulusal Koalisyon’un başkanlığında kalması için Ulusal Koalisyon, Nuri El-Maliki ve diğer taraflarla bağlantıya geçtiler.”

Uzmanın işaret ettiğine göre “İranlılar, özellikle onun Arap dünyasına yöneldiğini, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle sağlam ilişkiler kurduğunu bildikleri için, düşmana dönüştürülmesini de istemiyorlar. Hekim geçmişte hem Mısır’ı hem de Ürdün Krallığını ziyaret etmişti.”

Uzmanın inancına göre Hekim Arap dünyasına yönelik hareketleriyle “Irak devletinin ve sabık Nuri El-maliki hükümetinin Irak’ın dahil olduğu Arap çevresiyle ilişkilerini düzeltmek adına beceremediklerini gerçekleştirdi.” Sözlerine şunları ekliyor, “Hekim bu yeni Ulusal Akım’ı kurarak Arap ve Irak çevresine, Irak’ın Arap çevresiyle olan iyi ilişkilerine geri dönme imkanının anlamlılığına dair bir mesaj göndermek istedi.” Ona göre “Hekim, Arap bölgesiyle yakınlaşma meselesinde Başbakan Haydar El-ibadi ile buluşuyor. İbadi’nin son dönemde seçim komisyonunda düzeltme ve bağımsızlaştırma adına bir seçme organı oluşturulmasını reddetmesine rağmen, bu ikisi ve ayrıca Mukteda Es-Sadr arasında gelecekte bir ittifak kurulabileceğini göz ardı etmemek gerekir.”

Diğer taraftan, Yüksek İslami Meclisi Başkanı Sadreddin El-Kabanci, dün Necef’te verdiği Cuma Hutbesinde “Şii safındaki farklılıklar bütün halkın iyiliğini ve ilave hizmetler yapılmasını hedefliyor,” diyerek “Bu bölünmelerin İslam ahlakı ve barışçıl amaçlarla nitelendiği takdirde olumlu olacağını” ifade etti.

Yüksek İslami Konseyi, Ammar el-Hekim’in dedesi Seyyid Muhammed Bakır el-Hekim liderliğinde “Irak Devrimi Yüksek İslami Konseyi” adıyla 1982’de İran’da kuruldu.

Seyyid Muhammed Bakır el-Hekim’in Ağustos 2003’te Irak’ın Necef kentinde uğradığı suikast sonucu ölümünün ardından partinin başına Ammar Hekim’in babası Abdulaziz Hekim geçti.

Abdulaziz Hekim yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 2009’da hayatını kaybetti, parti liderliğini büyük oğlu Ammar el-Hekim devraldı. El-Hekim Yüksek İslami Konsey’den ayrılarak bu ay içerisinde Ulusal Hikmet Akımı’nı kurduğunu açıkladı.