Erdoğan’dan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a sert uyarı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ve Kıbrıs’a Ege ve Akdeniz’de bulunan Türk karasularına yönelik ihlalleri durdurmamaları halinde, askeri müdahalede bulunmakla tehdit etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tehditkâr bir şekilde yaptığı AK Parti grup toplantısı konuşması, Gü

Erdoğan’dan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a sert uyarı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ve Kıbrıs’a Ege ve Akdeniz’de bulunan Türk karasularına yönelik ihlalleri durdurmamaları halinde, askeri müdahalede bulunmakla tehdit etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tehditkâr bir şekilde yaptığı AK Parti grup toplantısı konuşması, Güney sınırındaki gelişmelere odaklanılmasından yararlanmaya çalışanlara dikkat çekerek, “Sanılmasın ki Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama ve Ege’deki kayalıklarla ilgili fırsatçı girişimler dikkatimizden kaçıyor. Kıbrıs’ta ve Ege’de haddini aşanları yanlış hesap yapmamaları konusunda buradan ikaz ediyoruz” dedi.

Yunanistan’a Ege Denizi’ndeki Türk kayalıkları yakınlarındaki Türk karasularına ve Yunan uçaklarının Türk hava sahasına yönelik ihlallerine son verme çağrısında bulunan Erdoğan, “Askerlerimiz gerekeni yapıyor” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Kıbrıs kıyılarında doğalgaz araması yapan yabancı şirketlere, Kıbrıs Rum Kesimi’nin sınırlarını ve gücünü aşan eylemlerine alet olmamaları tavsiyesinde bulundu. Afrin bölgesindeki ulusal güvenliği savunma hakkının, Ege Denizi ve Kıbrıs’ta da aynı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’i terör örgütlerinden arındırmak için ‘Zeytin Dalı Harekatı’nı yürüttüğünü söyleyerek, bunun Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’deki haklarını korumasına engel olamayacağını ifade etti.

Türk donanması İtalyan sondaj gemisini durdurmuştu

Geçtiğimiz Cuma günü, Türk Donanma gemileri, Kıbrıs sularında bulunan doğalgazı aramak üzere yola çıkan İtalyan şirketi ENI’ye ait Saipem 12000 adlı sondaj gemisini durdurmuştu. Güney Kıbrıs hükümeti tarafından bölgedeki doğalgazı araması için lisans verilen İtalyan şirkete ait Saipem 12000 gemisi, adanın güneydoğusunda yer alan ‘Supya’ gaz sahasının 3 nolu parseline doğru ilerlemekteydi. Güney Kıbrıs hükümeti, geminin durdurulması ile ilgili bu gelişmeyi Avrupa Birliği (AB) ve ABD’ye bildirmişti.

Türkiye bölgede yaşanan gelişmeler üzerine, kendi haklarını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) haklarını korumak için gerekli tüm adımları atma konusundaki kararlığını vurguladı.

Mısır’dan egemenliği ‘baltalamama’ uyarısı

Ankara, Mısır ile Güney Kıbrıs arasında 2013’te yapılan deniz sınırını belirleme anlaşmasını kabul etmeyerek, geçtiğimiz hafta Doğu Akdeniz’de petrol ve gaz sondajı yapmayı planladığını açıklamış ve Mısır’ın tepkisini çekmişti. Kahire, Ankara’yı ‘Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgesi üzerinde Mısır’ın egemenliğini baltalamama’ uyarısı yaptı.

“Anlaşmanın geçerliliğini hiç kimse tartışmaya açamaz”

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd, geçtiğimiz pazartesi günü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında 2013 yılında imzalanan münhasır ekonomik bölgelerin belirlenmesi ve doğal kaynaklardan faydalanılmasına ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. Ahmed Ebu Zeyd, “Söz konusu anlaşmanın geçerliliğini hiç kimse tartışmaya açamaz. Zira anlaşma, uluslararası hukuk normlarına uygun olarak BM’ye teslim edildi” dedi. Mısır’ın bu bölgedeki meşru haklarını taciz etmeye veya bu haklar üzerinde şüphe oluşturmaya yönelik her türlü girişimden uzak durulması yönünde uyarıda bulunan Zeyd, bu tür girişimlerin önleneceğini belirtti.

“Anlaşmanın yasal statüsü yok”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunan Kathimerini gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin yakın gelecekte Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını başlatmayı planladığını ve bu kaynakların araştırılıp incelenmesinin, Türkiye’nin egemen bir hakkı olduğunu belirtmişti. Çavuşoğlu ayrıca, Mısır ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki anlaşmanın, ‘yasal bir statüsünün olmadığını’ aktarmıştı. Mısır ve Güney Kıbrıs arasındaki anlaşmanın ‘Türkiye’nin kıta sahanlığını ihlal ettiği’ gerekçesiyle iptal edilmesi için başvuru yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, Kıbrıs Rumlarının adadaki krize kalıcı bir çözüm bulunmadığı takdirde, adada petrol ve doğalgaz aramalarının yasadışı olduğunu belirtti. Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin defalarca vurguladığının altını çizen Çavuşoğlu, Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında ve bununla örtüşen deniz bölgelerinde hiçbir yasa dışı bilimsel araştırma veya hidrokarbon araştırmasına izin vermeyeceği uyarısında bulunmuştu.

Yeraltı kaynakları Akdeniz’de gerginliği artırdı

Doğu Akdeniz’deki deniz sınırları konusu, bölgede büyük miktarda petrol ve doğalgaz rezervleri bulunması ihtimalinden dolayı birden fazla eksende gerginliğe sebep oldu. Lübnan ve İsrail geçtiğimiz günlerde Lübnan’ın yatırıma sunduğu bölgelerle ilgili olarak sert açıklamalarda bulunmuşlardı.

Kıbrıs sorunu

Akdeniz’de bir ada olan Kıbrıs, 1974 yılından bu yana, sadece Ankara tarafından tanınan ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ve uluslararası kabul görmüş ve AB üyesi olan ‘Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ olarak ikiye bölünmüş durumda. Ada, Kıbrıslı Türklerin hükümeti devirme girişiminde bulunmaları ve adayı Yunanistan’a katmak istedikleri iddiasına karşılık, askeri müdahalede bulunan Türkiye’nin askeri birlikleri tarafından kuzey kısmının ele geçirmesi sonrasında ikiye bölündü.

Öte yandan, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Türkiye’yi diğer yasadışı faaliyetlerden kaçınması ve uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısında bulundu. Türkiye’nin davranışının AB üyeliğine aday bir ülkeye hizmet etmeyeceğine dikkat çekilen açıklamada, Lefkoşa’nın ölçülü ve sakin tutumu övülerek, bu tutumun bölgedeki istikrar korumada bir dayanak olarak rolünü yerine getirdiği belirtildi.

Diğer yandan, AB Komisyonu, Türkiye’yi ‘iyi komşuluk’ ilişkilerine zarar verebilecek herhangi bir eylemden kaçınma çağırısında bulundu. AB Komisyonu Başkan Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye, komşuluk ilişkilerini zedeleyebilecek eylemlere karşı mesafeli olmalı ve AB üyesi bir ülkeye karşı herhangi bir sürtüşme, tehdit veya eylem kaynağı olmaktan kaçınmalıdır” dedi. Sözcü, Türkiye’nin AB üyesi ülkelerin karasuları ve hava sahası üzerindeki egemenlik haklarına saygılı olması gerektiğini belirtti.

Türkiye-AB ilişkileri

Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler, özellikle 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi sonrasında gerçekleşen gözaltı ve geniş tutuklama operasyonları başlatılmasından bu yana, demokrasi ve insan hakları konusunda yaşanan ihtilaflar nedeniyle gerildi. Ancak Avrupa ülkeleri, hala bir NATO üyesi olması ve Ankara’nın Suriyeli mültecilerin AB ülkelerine akışını engelleme konusundaki katkıları sebebiyle Türkiye’ye bağımlılar. Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bölgenin güvenliğini korumasının, AB ve Balkanları birçok krizden kurtardığını ve daha da önemlisi terörizm ve mültecilerin bu ülkelere akışına engel olduğunu belirtmişti.

Önceki gün Makedonya Başbakanı Zoran Zaev ile Ankara’da bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım, görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında, “Esasen Türkiye’nin bölgede yaptığı sadece kendi vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak değil aynı zamanda bütün Avrupa Birliği’nin, Balkanların güvenliğini de sağlamaktan ibarettir. Eğer Türkiye buralara sahip olmasa hem mülteci kriziyle hem de terör dalgasıyla bütün Avrupa bu işten büyük bir bedel öder. Bunun ne yazık ki Avrupa Birliği tarafından yeterince görülmediğini, takdir edilmediğini de yaşamaktayız, bu da ayrı bir tespit” açıklamalarında bulundu.

Öte yandan Başbakan Yıldırım, bugün Münih’teki Uluslararası Güvenlik Konferansı’nın oturum aralarında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelecek. Görüşmede, Türkiye’de bazı Alman gazetecilerin ve insan hakları savunucularının terörle ilgili suçlamalar nedeniyle tutuklanmaları ve Merkel’in, Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin dondurulması ve mali desteğin azaltılması çağrısında bulunmasının ardından iki ülke arasında ilişkilerde yaşanan gerginliğin azaltılması konuları ele alınacak.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland’ın yarın Ankara’yı ziyaret edeceğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Genel Sekreter Jagland, 15 Temmuz sonrasında hükümetimiz ve halkımızla dayanışma içinde olduğunu göstermek üzere ülkemizi ziyaret eden ilk uluslararası şahsiyetti. Genel Sekreterin bu ziyareti, darbe girişimi sonrasında ülkemize gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret olacaktır” denildi.