Es-Sirac’tan Libya krizine son vermek için ‘Yol Haritası’

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenen Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Faiz Sirac, televizyonda yaptığı konuşmasında, Başkanlık Konseyi’nin karmaşıklık taraftarı olmadığını, bilakis görevinin Libya’yı yönetim kavgasından uzaklaştırmak olduğunu söyledi. Sirac, kriz olarak nitelediği

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenen Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Faiz Sirac, televizyonda yaptığı konuşmasında, Başkanlık Konseyi’nin karmaşıklık taraftarı olmadığını, bilakis görevinin Libya’yı yönetim kavgasından uzaklaştırmak olduğunu söyledi.

Sirac, kriz olarak nitelediği durumdan kurtulmak için, 2018 mart ayında yapılacak parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki icraatları içeren, terörle mücadele hariç diğer savaşlara dur diyen bir yol haritası sundu.

Planda aynı zamanda Millet Meclisi ve Danıştay’dan oluşturulacak komiteler olup, bunlar bölünmüş devlet kurumlarını birleştirmeye başlayacak ve bu hizmetler sonucunda da siyasi karmaşa ortadan kalkacak.

Sirac, yol haritasına Milli uzlaştırma sağlayacak ‘yüksek konsey’ tesis edilmesini, geçici adalet mekanizmasının oluşturulmasını, zarar onarımını, genel affı ve şehirler arası arabuluculuk için komiteler kurmayı da ekledi.

Başkan Sirac, millet meclisinin çatlağı iyileştirmek, herkesi bir araya toplayıp uzlaştırma elini uzatmak için, ne gerekiyorsa yaptığını ama bu siyasi ittifakı yapacak olan tarafların, bu ittifaka yeteri kadar önem vermemelerinin ve devlet kurumlarındaki keskin parçalanmanın meseleyi daha da zorlaştırdığına dikkat çekti.

Meclisin karmaşa yanlısı olmadığını tekrar ifade ederek, tek istediğinin duruma katkıda bulunmak olduğunu ve devletin dışlama ya da marjinalleştirme olmaksızın bütün bireylerinin akıl ve bilek gücüyle inşa edildiğini de ekledi.

Sirac konuşmasının sonunda, bu girişimin halkın görüşünü öğrenmek adına herkese eşit bir şekilde fırsat sağladı dedi.

Libya’daki siyasi karmaşanın, 4 senedir doların Libya dinarının 8 katına yükselip vatandaşlarını kötü bir şekilde etkilemesine ek olarak, devletin ekonomisini çökerttiğini ve ülkede siyasi ve güvenlik yönünden kaosa yol açtığı söyleniyor.