Esed milisleri Yermuk Mülteci Kampı’nı yağmalıyor

Suriye’de Esed güçleri daha Filistinlilerin yaşadığı Yermuk Mülteci Kampı’nı ve Hacer’ül Esved’i ele geçirdiğini duyurmadan bölgeden hırsızlık ve yağmalama haberleri gelmeye başladı. Görgü tanıkları Pazartesi günü Haceru’l Esved mahallesinden yağmalanmış ev eşyası yüklü onlarca kamyonun

Esed milisleri Yermuk Mülteci Kampı’nı yağmalıyor

Suriye’de Esed güçleri daha Filistinlilerin yaşadığı Yermuk Mülteci Kampı’nı ve Hacer’ül Esved’i ele geçirdiğini duyurmadan bölgeden hırsızlık ve yağmalama haberleri gelmeye başladı. Görgü tanıkları Pazartesi günü Haceru’l Esved mahallesinden yağmalanmış ev eşyası yüklü onlarca kamyonun ayrıldığını aktardı.

Bu durum rejim güçleri ve müttefiklerinin her zaman yapageldiği uygulamalardan biri. Aktivistler sosyal medya hesaplarında bu kamyonların görüntülerini “güney Şam’dan çalıntı malları taşıyan kamyonlar” adı altında yayınladılar.

Rejim Güçleri Genel Komutanı Pazartesi günü yaptığı açıklamada Yermuk Kampı ile Haceru’ll Esved bölgesinin DEAŞ güçlerinden temizlendiğini açıkladı.

Rejim Şam’ın güneyini kontrol altına aldığı böylece başkentin çevresinde ve banliyölerinde tam bir hakimiyet sağladığını açıkladı. Böylelikle Şam ve kırsalı ile Humus ile çevresini ve Halep’i ele geçirmiş oldu. Böylelikle muhaliflerin bulunduğu Der’a ile aralarında 50 km.lik bir mesafe kalmış oldu.

Son aylarda Şam merkez ve kırsalında rejimin ele geçirdiği bölgelerden çalıntı malların satıldığı onlarca pazar açıldı. Bu pazarlar Cirman ve Sahnaya’da bulunduğu gibi yenisi de merkezde meşhur Hıramiye çarsına yakın bir yerde açıldı. Yağma ve hırsızlık yapanlar, bu ev eşyalarının yıkılmış ve terkedilmiş evlerin eşyaları olduğunu söyleyerek kendilerini temize çıkarmaya çalışıp şöyle soruyorlar: “Niçin onlardan istifade etmeyelim ki!” Rejim ise bu eylemleri düşmandan intikam alma ve yandaşlığın mükafatı olarak görüp yapılanlara göz yumuyor.

Şam’daki camilerden birinde mütevazılığıyla ünlenmiş, sevilen bir imam olan Fethi el-Safi, daha önce Doğu Guta’dan getirilen çalıntı malların alınmasının haram olduğu fetvasını vermişti. Kendisine sohbet halkasında sorulan bir soru üzerine “sahiplerinin üzerlerine ağladıkları çalıntı malları almanız caiz değildir” demişti.

Öte yandan 6 yıl savaşın ardından enkaza dönen Yermuk Filistin Kampı’nın geleceğiyle ilgili olarak Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)’nün Suriye’deki Siyasi Daire Başkanı Enver Abdülhadi daha önce yaptığı açıklamada “Rejim diğer bölgelerde yaptığı gibi bölgeyi terörist güçlerden arındırdıktan sonra Yermuk Kampı’nın yönetimi devralacak.” İfadelerini kullanmıştı.

Abdülhadi, Yermuk’taki çatışmaların bitmesinin ardından “Vatan” gazetesine yaptığı açıklamada “Filistinli grupların buradaki rolü, rejimin güçlerinin yanında terörizmin sınır dışı edilmesine iştirak etmektir. Kampın yeniden inşası, UNRWA ile işbirliği içinde Suriye devleti ile eşgüdümlü olarak yürütülecek” dedi.

Abdülhadi Filistinli mültecilerin kampa geri dönüşleriyle ilgili olarak da “bunu konuşmak için henüz çok erken çünkü kampın yeniden imar edilmesi gerekiyor” dedi.
Suriye’de Filistinli kamplarının olduğu bölgelerde pek çok Filistinli örgüt İslami muhalif örgütlere karşı rejimle birlikte savaştı. Bunların en önemlisi Halep’teydi. 2015 yılında 9 Filistinli örgüt rejimin yanında savaşmak üzere bir koalisyon kurdu. Bu örgütlerden bazıları şunlardı: Kudüs Tugayı, Halk Cephesi, Filistin Kurtuluş Ordusu, Halkın Mücadelesi Cephesi ve Yıldırım Kuvvetleri ve diğerleri.

Filistinli gruplar, rejim güçlerinin yanında savaşarak silahlı muhalif güçlerin bölgeden çıkmasının ardından doğacak yönetim boşluğunda idareyi ele almak için çabalıyorlar. Özellikle DEAŞ ve eski adı Nusra olan Heyetu’l Tahrir’uş Şam (HTŞ) örgütünün ardından.

Ancak özellikle Yermuk Kampı’yla ilgili veriler yıkımın korkunç boyutlarda olduğunu ve yakın gelecekte mültecilerin buraya gelemeyeceğini gösteriyor. Ayrıca bu bölge rejimin masaya koyduğu yeni düzenlemeler içerisine giriyor. Bilindiği gibi bu kamp Suriye rejiminin tarım arazilerini kiralamasıyla 1957 yılında mültecilere barınma sağlamak üzere kuruldu. Kamp sadece 2.11 km.karelik bir alana sahip ve UNRWA tarafından resmi bir kamp sayılmıyor.