Fetih-Hamas arasında söz düellosu

Kahire’de yapılan Fetih- Hamas anlaşmasından beri, taraflar arasında sert söz düelloları yaşanıyor. Hamas’ın “Silah kırmızı çizgimizdir” ifadesini reddeden Fetih tarafından yapıklan eleştiriler, Hamas tarafından küstahlık olarak karşılandı. Yapılan anlaşmaya göre Fetih hükümetinin geçen ayın başları

Kahire’de yapılan Fetih- Hamas anlaşmasından beri, taraflar arasında sert söz düelloları yaşanıyor. Hamas’ın “Silah kırmızı çizgimizdir” ifadesini reddeden Fetih tarafından yapıklan eleştiriler, Hamas tarafından küstahlık olarak karşılandı.

Yapılan anlaşmaya göre Fetih hükümetinin geçen ayın başlarında yönetimi ele alması gerekiyordu. Fetih hareketinin merkez komisyon üyesi Hüseyin Şeyh, idari, mali, güvenlik alanlarında yaşanan büyük zorluklardan dolayı bu durumun gerçekleştirilemediğini söyledi. Şeyh şöyle dedi; “ Biz bu konuda geç kaldık. Uzlaşı hükümeti, bölgenin ancak yüzde 5’inde kontrolü ele geçirmiş durumda.”

“Güvenlik konusunda da atılmış tek bir adım yok”

Şeyh, 2007 yılından önce iş başında olan bakanların göreve çağrılmasına Hamas’ın itirazını eleştirdi. Ayrıca Hamas’ın güvenliğin sağlanamamasında rolü olduğunu söylerken, gelirlerin tahsilinin de hala onların kontrolünde olduğunu vurguladı. Şeyh yaptığı açıklamalarda şunları kaydetti; “ Uzlaşı hükümeti tarafından toplanan aktif ve ciddi bir vergi yok. Yine güvenlik konusunda da atılmış tek bir adım yok. Bu nedenle sınır kapılarında da kontrolü sağlayamıyoruz.”

Uzlaşı hükümetinin kontrolü sağlama çabalarının sonuçsuz bırakıldığını vurgulayan Şeyh, Fetih hareketi diğer konuları Hamas ve başka örgütlerle konuşmadan önce Gazze’nin kontrolü meselesinin halledilmesi gerektiğinde ısrarlı. Bu konu son Kahire toplantısında ilk madde olarak ele alınmıştı. Anlaşmanın sağlanabilmesi için atılması gereken ilk adım bu ifadelerini kullandı.

Hamas, Fetih’in iddialarını yalanladı

Hamas’ın kontrolün uzlaşı hükümetine tamamen bırakıldığı, artık diğer anlaşma maddelerine geçilmesi gerektiği yönündeki iddialarını asılsız olarak niteleyen Şeyh, Hamas’ı bu konudaki sorunları çözmeye çağırdı.

Hamas daha önce Fetih’in “Bölgenin uzlaşı hükümetinin kontrolüne verilmediği” iddiasını yalanlamış ve Gazze’nin kontrolünün tümüyle devredildiğini açıklamıştı. Bu konudaki sorunların görüşmeler yoluyla çözülebileceğini de vurgulamıştı. Ancak güvenlikle ilgili sorunlar meselenin son derece karmaşık olduğunu gösteriyor.

Uzlaşı hükümeti Hamas’tan yardım almaksızın bölgede güvenliği sağlamak istediğinde bunun ne kadar zor olduğunu gördü. Bu konuda Hamas, “Silah kırmızı çizgimizdir” açıklamasının barışı ertelediği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Konuyla ilgili olarak Hüseyin Şeyh şu eleştiride bulundu; “ Silah kullanmak, sadece Hamas ya da başka örgütle ilgili bir konu değildir. Biz buna izin vermeyeceğiz. Tek bir silahlı gücümüz ve tek kanunumuz olmalı”

Gazze’de binlerce silahlı kişi bulunuyor

Bilindiği gibi Gazze’de Hamas’a, İslami Cihad’a ve diğer örgütlere mensup binlerce silahlı kişi bulunuyor. Bunlardan en güçlüsü İzzeddin Kassam yapılanmasına ait. Bu örgüt hafif silahlara, füzelere ve binlerce eğitimli askere sahip. Ayrıca yer altındaki tünelleri de buna eklemek lazım.

Şeyh, ABD ve İsrail gibi sözcüsü davranıyor

Öte yandan suçlamalarla ilgili olarak Hamas yöneticilerinden Yahya Musa, Şeyh’in açıklamalarını “küstahça” diye nitelendirerek, tepeden ve Filistin halkını aşağılayan bu uslubun anlaşmanın önünde bir engel olduğunu vurguladı. Musa, “Şeyh’in silah bırakmayla ilgili bu sözleri Amerika ve İsrail’in sözcüsü olduğunu gösterir” dedi.

Yahya Musa açıklamalarına şöyle devam etti; “ Herkes biliyor ki Gazze Uzlaşı hükümetine devredildi. Ancak Fetih’in yapmaya çalıştığı şey yeni şartlar öne sürmektir. Biz bölünme isteyen tarafta olmayacağız. Artık bu sorun ulusal gruplar ile Fetih arasındaki bir meseleye dönüştü.”

“Anlaşmaya uygun bir dil kullanmalı”

Bu konudaki söz düellosunda, Hamas’ın ifadelerine karşılık olarak Fetih sözcüsü Cemal Nizal şunlagı kaydetti; “Hamas yöneticileri anlaşma ortamına uygun bir dil kullanmalıdırlar. Bizler, el- Berdevil, Musa ve Ebu Zehra’nın üslubunu kabullenmiyoruz.”