Filistin-İsrail müzakerelerine yolsuzluk engeli

Filistinli Sorumlu, yolsuzluk davasının takibi sebebiyle, Filistin yönetiminin şu anda İsrail Başbakanı Netanyahu ile gerçek müzakerelerde bulunmayı tercih etmediğini söyledi. Şarku’l-Avsat’a ismini vermek istemeyen Sorumlu, “Netanyahu’nun davanın takibine karıştığı müddetçe ki elinde değil gibi gör

Filistinli Sorumlu, yolsuzluk davasının takibi sebebiyle, Filistin yönetiminin şu anda İsrail Başbakanı Netanyahu ile gerçek müzakerelerde bulunmayı tercih etmediğini söyledi.

Şarku’l-Avsat’a ismini vermek istemeyen Sorumlu, “Netanyahu’nun davanın takibine karıştığı müddetçe ki elinde değil gibi görünüyor, bu durumda onunla detaylı ve ciddi görüşmelerde bulunmak mümkün değil” şeklinde konuştu.

Filistinli Sorumlu bu adımın sebebini ise şöyle açıkladı, “Önceki İsrail Başkanı Ehud Olmert zamanındaki senaryoyu tekrar etmek istemiyoruz. O vakitler, neredeyse bir anlaşmanın eşiğindeydik, ama Olmert yolsuzluk gerekçesiyle istifa etti.”

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas birkaç yıl önce, Olmert’in hükümeti bırakmadığı müddetçe kendisi ile son anlaşmayı sağlamak üzere olduklarını söylemiş ve anlaşmanın Batı Şeria’nın geri alınmasını, arazi değişim prosedürünü ve NATO birliklerinin Filistin toprakları içindeki 10 kilometrelik alana konuşlandırılmasını içerdiğini de açıklamıştı.

Hal böyle olunca Filistinliler, Olmert ile sona eren müzakereleri yeniden masaya yatırmış, fakat Netanyahu hükümeti bunu reddetmişti. Müzakerelere dönüş ile ilgili her iki tarafta artan ABD baskısı ise Filistinliler’de çabaların boşa gideceği korkusuna sebep oldu.

Bu bağlamda Sorumlu, “Normal şartlarda Netanyahu ile ittifaka varmak imkânsız olursa, bu hiç iyi olmaz… Soru ise şu: Netanyahu –bu dava takibi sürmekte iken- ne ölçüde tarihi bir anlaşmaya gidebilir?” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, Eski Ekip Müdürü Ari Harow ile yolsuzluk şüpheleri, sekretarya ihaneti ve rüşveti konularına devletin tanık olması yönünde anlaşma sağladıktan sonra komplikasyonlarla karşı karşıya kaldı. Gözlemcilere göre, Harow’un şahitliği, Netanyahu’nun 2000 ve 1000 numaralı yolsuzluk dosyalarını mahkemeye sunmasına yardımcı olacak. 2000 numaralı dosya Yediot Aharonot gazetesi sahibi ve Netanyahu arasındaki takas anlaşması, 1000 numaralı dosya ise Netanyahu ve eşinin iş adamlarından yasa dışı hediyeler alması ile ilgili. Ancak çift herhangi bir suç işlemediklerini iddia etti.

Bu belirsizlik ve şüphe dolu ifadeler yüzünden, Filistinliler araştırmalar bitene kadar beklemeyi tercih ediyor.

Beyaz Saray’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail-Filistin barış sürecini yeniden canlandırma çabası hususunda, bölgeye üst düzey bir heyet göndermeyi planladığını açıklaması üzerine ise; Netanyahu ile müzakerelerin başlamasına yönelik Filistinliler tedbir aldı.

Beyaz Saray’dan üst düzey bir sorumlu, Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’in bu heyete başkanlık edeceğini, ayrıca Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Dina Powell ve Orta Doğu Barış Elçisi Jason Greenblatt’ın da ona eşlik edeceğini söyledi.

Mescid-i Aksa krizinin bitişi ve bölgenin restorasyonu, barış süreci için ilk başta yapılacak önemli işler arasında yer alıyor.

Sorumlu, Başkan Trump’ın şöyle söylediğini kaydetti, “Filistin ve İsrail arasında bir barış anlaşması sağlanacaktır. Bu zor bir görev, fakat yine de barışın gerçekleşmesi konusunda iyimseriz. Böyle bir barış şansını artırmak ve bütün taraflar üzerinde barışın sağlanmasına yardım eden olumlu bir atmosfer oluşturmak için, gerekli müzakerelere yer verilecektir.”

Bazı gözlemcilere göre ise Amerikalılar’ın bu görevi, Filistin-İsrail arasındaki durum göze alınırsa, oldukça karmaşık. Nitekim Filistinliler geçici anlaşmaların incelenmesi ve değerlendirilmesi ve belirli anlaşmalar dâhilinde İsrail tarafı ile yeni müesseseler inşa edilmesi talebinde bulunuyor.

Filistinliler, şehre akınları durdurmak ve İsrail ordusunun yıllarca süren sivil idaresi rolünün kaldırılması ve otoriteye ait sivil güçlerin transferi için İsrail’le müzakerelere başlamak istiyor, fakat İsrail bu taleplere yanıt vermiyor.