Filistin: İsrail’in ‘maaş kesintisi kanunu’ savaş ilanıdır

İsrail parlamentosu Knesset, Filistinlilerin vergilerinden Filistinli tutuklular ile şehit ailelerine ayrılan ödeneğin kesilmesini öngören yasa tasarısını onayladı. İsrail yönetimi, Filistinliler adına, kontrolü altındaki sınır kapılarından topladığı yıllık 2 milyar doları iki taraf arasında imzalan

Filistin: İsrail’in ‘maaş kesintisi kanunu’ savaş ilanıdır

İsrail parlamentosu Knesset, Filistinlilerin vergilerinden Filistinli tutuklular ile şehit ailelerine ayrılan ödeneğin kesilmesini öngören yasa tasarısını onayladı. İsrail yönetimi, Filistinliler adına, kontrolü altındaki sınır kapılarından topladığı yıllık 2 milyar doları iki taraf arasında imzalanan anlaşma gereğince Filistin hazinesine aktarıyor. Filistin hükümeti ise bu vergilerden İsrail hapishanelerindeki tutuklular ile şehit edilenlerin ailelerine maaş tahsis ediyor.

Pazartesi günü geç saatlerde onaylanan tasarı, parlamentonun ikinci ve üçüncü oylamalarında geniş çapta destek görerek 87 milletvekilinden “kabul”, 15’inden “ret” oyu alarak yasalaştı.

İsrail Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan bu yasaya göre, İsrail’in Filistin adına topladığı vergi gelirleri üç hedef için kullanılacak bir fona aktarılacak. Bunlar; Filistin yönetimine karşı gerçekleştirilen operasyonlarda mağdur ailelerin açtığı davalarda alınan kararların uygulanması, terörle mücadele ve caddelerin ışıklandırılması gibi alt yapı harcamalarında. Kanun, Filistin yönetimine fonlardan şehit yakınları ve yaralılara para aktarılmazsa tüm dondurulmuş fonları Filistin yönetimine iade etmeyi de öngörüyor.

Kanuna göre Filistin yönetiminden alınan 12 ay boyunca Filistinli tutuklu ve ailelerine yapılan ödemede kesintiye gidildiğini gösteren yıllık raporu İsrail Savunma ve Güvenlik Bakanlığı’nın İsrail parlamentosuna sunması isteniyor.

İsrail İç İstihbarat Servisi Şin Bet (Şabak)’in eski başkanı Avi Dichter bu kanunu milletvekillerine sunmuştu. Dichter şunları söylemişti: “ Filistin yönetiminin bu ailelere ödediğ maaş tutarı yıllık 1.2 milyar şekel bu da İsrail bütçesinin yüzde 7’sine denk geliyor. Ne demek istediğimi anlatmak için şu örneği vereyim. İsrail’de yaşayan Arap vatandaşlardan biri olan Velid Dakka 34 yıl önce, bir İsrail askerini öldürdü ve idamla yargılanmak üzere hapse atıldı. O kişi son dört yılda 600 bin şekel aldı. Bunun 576 bini maaş olarak, 26 bini ise ,İsrail vatandaşı olması hasebiyle verildi. Şimdi bu saçma kanunu durdurma vakti geldi.”

İsrail parlamentosundaki Arap milletvekili Cemal Zehaliga ise kanunla ilgili olarak “Dichter, eski Şabak başkanı ve binlerce masum Filistinlinin katledilmesinden sorumlu. Onun terörle ilgili konuşmaya hakkı yok” dedi. Diğer Arap milletvekili Dr. Ahmed el- Tayyibi, “siz Filistinlileri boğazlayan katil ve terörist kişileri kutsuyorsunuz ve onlara dolaylı yollardan maaş bağlıyorsunuz. Buna karşılık kendini savunan Filistinlilere terörist diyorsunuz ve bu kanunu çıkarıyorsunuz. Bu Filistin halkının haklarına karşı gerçekleştirdiğiniz silahlı bir soygundur. Bu hırsızlıktır. Bugün şiddet yanlısı Yahudilerin elinde katledilen Muhammed Ebu Hadir’in şehadetinin 4. yılını anmaktayız. Sigortadan ödeneğini kesmeyi düşünmeyin. Daha iki hafta önce fanatik Yahudi yerleşimciler, mahkeme önünde bekleyen Ali Devabiş’in annesine sözlü tacizde bulundu.”

İsrail’in bu yasasına karşı bazı vekiller konuşmalarında tehditlerde bulundu. Filistin Hükümet Sözcüsü Nebil ebu Rudeyne, İsrail’in Filistin hükümetinin tutuklu ve şehit ailelerine ayırdığı ödeneğe karşılık topladığı Filistin’in vergilerinde kesintiye gitmesini kınayarak, bu adımın “tehlikeli” olduğuna dikkati çekti.
Ebu Rudeyne, “Filistin Devlet Başkanlığı bu kanunu Oslo’dan bu yana süregelen ilişkilerin temelini ihlal olarak görüyor. Bu kanunun yürürlüğe girmesi, Filistin’i bazı önemli kararlar almaya sevk edecektir. Çünkü bu mevzu, kimsenin dokunmasına veya ihlal edilmesine izin verilmeyecek kırmızı çizgilerdendir.” ifadelerini kullandı. Ebu Rudeyne açıklamasının devamında şunları vurguladı: “Filistin Devlet Başkanlığı gelecek toplantısında İsrail ile ilişkilerin seyrini değiştirecek tarihi bazı kararlar almayı görüşüyor. Çünkü bu adımı, İsrail’in Filistin halkının tarihini hedef alan bir saldırı olarak değerlendiriyoruz.”

Filistin Ulusal Platformu Hareketi Genel Sekreteri Mustafa Bergusi, parlamentonun halkın vergilerinden Filistinli tutuklular ile şehit ailelerine ayrılan ödeneğin kesilmesini öngören yasa tasarısının “korsanlık” olduğunu söyleyerek “İsrail, Filistinlilerle her yönden savaşmaya devam ediyor. Şimdi de Filistinlilerin vergi gelirleri üzerinde mali korsanlık yapıyor” ifadelerini kullandı.

Alınan bu kararı Filistinli aileler için çifte cinayet olarak gören Bergusi, bu yasayla “İsrail’in Filistin Yönetimi ile imzaladığı tüm anlaşmaları ihlal ettiği gibi haksızlık ve adaletsizliği doğrulayan aşağılık bir korsanlık, ırkçı bir yağmadır. İsrail, Filistin halkının parası üzerinde yasal bir otoriteye sahip değildir” dedi.

Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) Mahkumlardan Sorumlu Komisyonu tarafından yapılan açıklamada dünyayı “İsrail’in Filistinli mahkumlara maaş ödemesi konusundaki yalanlarının arkasından sürüklenmemesi” çağrısında bulundu. Bildiride, “Bölgede ve bütün dünyada terörizmin başı olan İsrail, Filistin halkına baskı ve cinayetin en kötüsünü uygulayan işgalci bir devlettir” dendi.

Filistin Ulusal Meclisi, İsrail teröründen dolayı mağdur edilen ailelere ödenen maaşın uluslararası hukukun gerekliliklerinden biri olduğunu ifade etti ve Cenevre sözleşmesine göre, savaş zamanlarında sivillerin korunması gerekli olduğunu vurguladı. Dün Filisitin Ulusal Meclis Başkanı Selim ez Zanun’un çeşitli Avrupa devletlerinin parlamentolarına ve ilgili kurumlarına gönderdiği mesajda İsrail parlamentosunda onaylanan kanunun tehlikesine dikkat çekti. Bu kararın ABD’nin Filistin’e yapılan yardımların dondurulmasıyla ilgili uluslararası hukuka aykırı kararın ardından geldiğini söyleyen Zanun, “her iki kanun da sözde “Yüzyılın Anlaşması”nı kabule tenezzül etmeyen Filistin halkı ve hükümetine karşı mali bir savaş kapsamında alınmıştır” dedi. Gönderilen mesaj da İsrail’in Cenevre sözleşmesinin 81 ve 98. Maddelere uymadığına dair bilgilerde paylaşıldı. Bu maddelerde tutuklu kişilerin bakımları ve sağlık giderleriyle ilgili tüm masrafların karşılanmasının gerekli olduğu belirtiliyor.