Filistin uzlaşısı çalışmalarında Hamas çıkmazı

Fetih ve Hamas’ın Kahire toplantısında, konuyu görüşmemelerine ve dosyayı bir sonraki aşamaya ertelemelerine rağmen, güvenlik dosyası, Filistin uzlaşısı önünde büyük bir sorun olarak ortaya çıktı. Nitekim Gazze Şeridi’ne konuşlanan güvenlik güçlerinin bölgedeki varlığının Filistin Hükümeti tarafında

Fetih ve Hamas’ın Kahire toplantısında, konuyu görüşmemelerine ve dosyayı bir sonraki aşamaya ertelemelerine rağmen, güvenlik dosyası, Filistin uzlaşısı önünde büyük bir sorun olarak ortaya çıktı. Nitekim Gazze Şeridi’ne konuşlanan güvenlik güçlerinin bölgedeki varlığının Filistin Hükümeti tarafından güvence altına alınması da bu sorunda rol oynuyor.

Filistin Başbakanı Rami el-Hamdallah, dün Ramallah’ta gerçekleşen hükümet toplantısının ardından “Hükümet, güvenlik dosyasına dair açık ve etkili çözümler üretmeden başarılı olamayacak” açıklamasında bulundu.

“Etkin kontrol olmaksızın sınır kapısı açılmaz”

Hamdallah, güvenlik güçlerinin Gazze Şeridi’ndeki sınır kapılarına konuşlanması konusunda bir anlaşmanın yapılmamasını da eleştirdi. Bu bağlamda, sınır kapılarının, şu ana kadar olduğu gibi güvensiz bir şekilde ve güvenlik servislerinin etkin kontrolü olmaksızın çalışamayacağını kaydetti.

Hamdallah’ın açıklamaları, 21 Kasım’da Kahire’de toplanması beklenen gruplara yönelik büyük bir baskı oluştururken, konunun aşılması hususunda birçok soru ve şüpheyi de gündeme getirdi.

Hamdallah, Kahire’de bir araya gelecek gruplara, uzlaşmanın sağlanması amacıyla söz konusu dosyanın çözümünü hızlandırmak için çağrıda bulundu.

Öte yandan Filistin Hükümeti de, sınır kapılarının güvenlik güçleri olmaksızın teslim edildiğini belirten bir bildiri yayınladı.

Toplantıda, konunun görüşülmesi hususunda Fetih ve Hamas hareketleri arasında bir anlaşmanın var olmasına rağmen Hamdallah’ın, yaklaşan Kahire toplantısı öncesinde neden bu konuyu gündeme taşıdığı henüz bilinmiyor.

“Görevli sayısı az”

Diğer taraftan Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Hükümet, sınır kapılarını teslim aldığında bu bölgeler aktif değil ve güvenlik güçleri de barındırmıyordu. Kaynaklar, “Oradaki görevli sayısı az ve copları bile bulunmuyor. İşler bölünmüş olamaz. Güvenlik, tek sistemdir ve güvenliği olmayan bir yönetim de olamaz” açıklamasında bulundu.

Kaynaklar ayrıca, “Hükümet, bu ayın 15’inde Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına dair verdiği sözü güvenlik olmadan uygulamayacak. Çünkü bu durum karışık ve zor…” dedi. Ve Filistinli yetkililerin açıklamalarını reddederek, Gazze Şeridi’ndeki İçişleri Bakanlığı’nın hala eski Hamas hükümetini temsil ettiğini belirtti.

“Güvenlik personelinin bir listesini verdik”

Öte yandan Gazze Şeridi Milli Güvenlik ve İçişleri Bakanlığı sözcüsü Iyad el-Bezm, yaptığı açıklamada şunları kaydetti, “Gazze Şeridi’ndeki sınır kapıları işlerini tam anlamıyla ve Kahire anlaşması uyarınca Filistin yönetimi sınır kapıları ve sınır komitesine teslim ettik. Bu konu hakkında yönetim tarafından yapılan açıklamalardan dolayı şaşkınlık duyuyoruz. Teslimden önce sınır kapılarını ziyarete gelen yetkililere istedikleri yardım ve desteğe ulaşmaları için sınır kapılarında çalışan 763 sivil ve güvenlik personelinin bir listesini verdik. Ancak tüm personelin ayrılmasında ısrarcı oldular.”

El-Bezm ayrıca, “Teslim süreci düzenlemelerinde, Sınır Kapıları Komitesi’ne, güvenlik ekiplerinin, Komitenin çalışmalarına destek olması için sınır kapılarında kalmasını önermiştik. Bu durum, Kahire Anlaşması uyarınca güvenlik dosyası düzenlemelerinin tamamlanmasına kadar geçici bir süre için söz konusu olacaktı. Ancak Komite bunu reddetti. Ve hiçbir sivil ya da güvenlik görevlisinin bulunmamasını istedi. Sınır kapılarının derhal işletilmeye hazır olduğunu ve Gazze’deki sınır kapıları personeline ihtiyaç duyulmadığını belirtti. Öyle ki, gerekenleri yapmışlardı” şeklinde konuştu.

El-Bezm, “Son Kahire anlaşması uyarınca, Batı Şeria’dan bir güvenlik heyeti, mevcut aşamadaki tahayyüllerin ortaya konulması ve çalışmaların düzenlenmesi, ayrıca 2011 Kahire Anlaşması’nın güvenlik boyutunun uygulanması için Gazze’deki güvenlik ekiplerinin lideri ile görüşecek. Onlara, güvenlik heyetini karşılamaya hazır olduğumuzu bildirdik. Ancak heyet henüz gelmedi” dedi.

El-Bezm ayrıca, İçişleri ve Milli Güvenlik Bakanlığı’nın uzlaşma anlaşmasının tüm kararlarını gecikme veya ihmal yaşanmaksızın uygulamak için hazır olduklarını ifade etti.

Öte yandan yönetimin, Gazze Şeridi’ndeki güvenlik sisteminin yapısını yeniden şekillendirmek ve tamamen kontrol etmek istediği ifade edildi.

Tek taraf kontrolü sona erdirilmeli

Fetih Hareketi’nin resmi sözcüsü Nasır el-Kidva, dün yaptığı bir basın açıklamasında, “Gazze Şeridi ve orada yaşayan halkımıza yönelik sağlanan tek taraflı kontrolü sona erdirmeyi, Gazze’nin siyasi ve idari rejime verilmesini kabul etmeliyiz. Güvenlik sistemi, hükümetin tam kontrolü altında olmalıdır” şeklinde konuştu.
Ancak bu hassas konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçınan Hamas, kendi çalışanlarının güvenlikten uzaklaştırılması fikrini reddediyor.

Hamas bağlı 9 bin güvenlik personeli bulunuyor

Hamas Hareketi, herhangi bir yeni yapılanmaya entegre olmalarını istediği 9 bin güvenlik personeline sahip. Nitekim Hamas’ın söz konusu bu isteği de, yönetim tarafından kabul edilmiyor.

İki grup daha önemli ve hassas bir konuyu görüşme aşamasına henüz ulaşmadı. Filistinli grupların bu dosyası, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın konumuyla örtüşüyor. Zira Abbas, daha önce yaptığı açıklamalarda Lübnan Hizbullah’ı ve hareketin silahsızlanmasını “İblis’in, cennetteki rüyası” olarak addeden Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Es-Sinvar’ın pozisyonuna atıfta bulunarak, “ülkede var olan militanların deneyimlerini kopyalamayı reddediyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

“İsrail savaşı üç kez denedi”

Silahlı gruplara dair yöneltilen bir soruyu el-Kidva şöyle cevap verdi, “İsrail ve Filistin sorunları da dâhil, farklı ve çelişkiye sahip sorunlar var. İsrail sorunu, uzlaşmayı bozmaya çalışarak ve silahsızlanmayı talep ederek kaba bir şekilde müdahaleyi içeriyor. Ancak bu durum kabul edilemez, gerçek dışı ve uygulanamaz. Silahsızlanma genel olarak ya savaş ya da siyasi bir çözüm yoluyla sağlanır. İsrail savaşı üç kez denedi ve silahsızlandırmayı başaramadı. Ancak çözüm konusuna gelince, yakın ufukta böyle bir durum görünmüyor. Bir çözümün sağlanması durumunda, konuyu tartışacağız.”

“Silah, siyasi önderliğe boyun eğmeli”

El-Kidva,” Filistin sorunu konusunda da, durum farklı. Bize göre, silah kontrol edilmeli ve Filistin yaşamı üzerindeki etkilerinden arındırılmalıdır. Silahın, siyasi önderliğe boyun eğmesi veya kullanımının kontrol edilmesi, başka bir deyişle savaş ve barış anlamına geliyor. Zira bu da, tek bir yönetim ve tek bir silahın varlığına ihtiyaç fikrini ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.