Filistin Yönetimi: İsrail, ırk ayrımcılığından faşizme yönelen bir devlet

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’i ‘uygulamalarını eleştirenlere dair yasaları ve uluslararası hukuka yönelik tehlikeli ihlalleri’ üzerinden ‘Apartheid Rejimi’ kurmakla itham ediyor. Dışişleri yaptığı açıklamada, “İşgal devleti, ırk ayrımı yapan bir devletken faşist bir devlet olma yolunda hızla

Filistin Yönetimi: İsrail, ırk ayrımcılığından faşizme yönelen bir devlet

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’i ‘uygulamalarını eleştirenlere dair yasaları ve uluslararası hukuka yönelik tehlikeli ihlalleri’ üzerinden ‘Apartheid Rejimi’ kurmakla itham ediyor.

Dışişleri yaptığı açıklamada, “İşgal devleti, ırk ayrımı yapan bir devletken faşist bir devlet olma yolunda hızla ilerliyor” ifadesini kullandı. Ardından işgal devletindeki Bakanlık Yasama Komisyonu’nda Likud Partisi’nin girişimi ile başlatılan tartışmaların, işgalci politikaları eleştiren ve özellikle de boykot kampanyalarına katılan kimselere yönelik cezaların kapsamının genişletilmesini hedeflediğini belirtti.

İsrailli bakanlar, İsrail Yüksek Mahkemesi’ni kısıtlayacak ve ülkeyi ziyaret eden yabancılara ve onlarla işbirliği içerisinde olan İsrailli vatandaşlara yönelik muamelesini değiştirmesini dayatacak daha fazla kanun çıkarma tasarısını destekledi. Bu yeni kanun tasarısı, yerleşimlerdeki ambargo kampanyasını destekleyenlere 7 yıl hapis cezası öngörüyor.

Bu öneriler, İsrail Yüksek Adalet Mahkemesi’nin Filistin asıllı ABD’li öğrenci Lara el-Kasım’ı serbest bırakma ve İsrail’den sınır dışı kararını iptal etme kararına karşılık olarak öne sürüldü.

İsrail Bakanlık Yasama Komisyonu’nun İsrail veya ürünlerine karşı ambargo kampanyası çerçevesinde faaliyet yürüten kişilere 7 yıl hapis cezası verilmesini öngören yasa tasarısını tartışması bekleniyor. Ambargo kapsamında görülen ürünler arasında işgal altındaki Golan Tepeleri ile Batı Şeria’daki yerleşkelerde üretilenler de yer almakta.

Likud Partisi’nden bir Knesset üyesi Anat Berko’nun sunduğu kanun tasarısı, bu cezanın ‘İsrail Devleti’nin çıkarlarına ve onun herhangi bir devlet, kuruluş veya kurum ile olan ilişkilerine zarar vermek için’ faaliyette bulunan kişilere uygulanacağı ifadesi yer alıyor.

Berko, bu kanun tasarısı yoluyla ceza kanunun kapsamının genişletilmesini talep ediyor. Zira bu haliyle yasa, “yalnızca İsrail’e dokunan anlaşmazlıkları değil İsrail Devleti’nin çıkarlarına ve onun herhangi bir devlet, kurum veya kuruluş ile olan ilişkilerine zarar verecek eylemleri de kapsayacak”.

Kanun tasarısını imzalayan koalisyon partilerinden olan Knesset üyeleri, bu tasarının İsrail’e ekonomik veya akademik boykot gibi başka yollarla zararı dokunan ambargoyu destekleyenleri hedef aldığını ve bu gibi kimselerin sorgulamaya tâbi tutulacağını söylüyor.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, bu gelişmeyi ağır bir şekilde kınayarak, “İşgalci politikalar ve ürkütme siyaseti, insan hakları ilkelerine ters düşmektedir ve bu tartışmaların, sağcı hükümetlerin dayandığı uzun bir kanun ve yasama politikası çerçevesinde geldiğini ortaya koymaktadır. Amaç ise işgal devletinin iktidar uzantıları üzerindeki hâkimiyeti güçlendirmek ve yerleşimciler ile radikallerden oluşan gruplarını razı etmektir. Bu yasamaların başında ise işgal altındaki Filistin’de korkunç bir apartheid rejimi kuran ve bunu meşrulaştıran sözde ulusal bir yasa yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

Dışişleri, yerel, bölgesel ve uluslararası kuruluşlara insan hakları ilkelerine ama özellikle de ifade özgürlüğüne açık bir şekilde ihlal oluşturan bu gelişmeye karşı seslerini yükseltme çağrısında bulundu.

İsrail Yüksek Mahkemesi, Perşembe günü Filistin asıllı Amerikalı aktivist Lara el-Kasım’ın avukatlarının yaptığı başvuruyu kabul ettiğine dair bir karar çıkardı. El-Kasım, Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nde eğitim görmek üzere gelmiş ancak ABD’deki İsrail boykot hareketi kapsamında bir barış eylemcisi olduğu gerekçesiyle İsrailli yetkililer tarafından içeri girmesine izin verilmemişti.

İsrail Yüksek Mahkemesi, üniversite öğrencisinin serbest bırakılmasına ve ABD’ye dönmek için zorlanmamasına dolayısıyla İsrail’e de girebilecek olmasına karar verdi. Polis de kararı uygulayarak kendisini serbest bıraktı.

Bu kararın ardından Göç ve Nüfus Kurulu, el-Kasım’ın Ben Gurion Havalimanı’nda İsrail’e girişi engellenenlerin tutulduğu üçüncü terminalden serbest bırakıldığını açıkladı.

22 yaşındaki öğrenci 2 Ekim tarihinde Ben Gurion Havalimanı’nda tutuklanmıştı. El-Kasım, Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimi almak üzere İsrail’e gelmiş ancak geçerli bir vizeye ve İbrani Üniversitesi’nde öğrenim görmek üzere kabul aldığına dair belgelere sahip olmasına rağmen girişine izin verilmemişti.

Lara el-Kasım’ın bağlı olduğu iddia edilen hareket ise, Filistin topraklarındaki işgal faaliyetine son verene kadar İsrail’i ekonomik, kültürel ve akademik anlamda kapsamlı bir şekilde boykot etme çağrısında bulunuyor.

İsrail basınının ifade ettiğine göre el-Kasım, Florida’daki eğitimi süresince ‘Filistin için Adalet’ adlı bir öğrenci topluluğuna başkanlık etti ve bu kuruluş çoğunlukla İsrail’i boykotu destekleyen kampanyalar yürütüyor.

El-Kasım, İsrail savcılığına verdiği ifadede 2017 yılında kuruluştan ayrıldığını ve o zamandan sonra yatırımların geri çekilmesi ve yaptırım uygulanmasına dönük boykot hareketini desteklemediğini belirtiyor.