Filistin’den İngiltere’ye ‘Balfour Deklarasyonu’ davası
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin halkına yönelik siyasi suç işlendiği gerekçesiyle Balfour Deklarasyonu’nda imzası bulunan İngiltere’ye karşı dava açılması için harekete geçti. Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Alfred Balfour, 2 Kasım 1917’de Lord Walter Rothschild’e Filistin to
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin halkına yönelik siyasi suç işlendiği gerekçesiyle Balfour Deklarasyonu’nda imzası bulunan İngiltere’ye karşı dava açılması için harekete geçti.
Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Alfred Balfour, 2 Kasım 1917’de Lord Walter Rothschild’e Filistin topraklarında bir İsrail devleti oluşturulmasını öngören projeye açıktan destek vererek bir Yahudi devleti kurulması sözü vermiş, buna ‘Balfour Deklarasyonu’ denilmişti.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Fetih Hareketi Başkan Yardımcısı Mahmud el-Alul, “Filistin halkına karşı işlenen bir suç olan ‘Balfour Deklarasyonu’ yönelik davayı en kısa sürede açacağız. Önce İngiltere yargısına, sonrasında uluslararası ve Avrupa mahkemelerine gideceğiz” ifadelerini kullandı.
El-Alul, Filistin’in bu girişiminin, İngiltere’nin üzerinden 100 yıl geçen anlaşmanın kutlamalarını yapmadaki ısrarından kaynaklandığını belirtti.
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki’nin yakın bir zamanda, bir İngiliz hukuk bürosuna bu yasal işlemleri takip etmeleri için anlaşma yapması bekleniyor.
Filistin yönetiminin yetkilendireceği hukuk bürosu, İngiliz hükümetinin özür dilemesini, imzaladıkları deklarasyon sebebiyle Filistin halkının yaşadığı trajedi için tazminat ödemesini ve Filistin’i bir devlet olarak tanımasını talep edecek.
Büro ayrıca deklarasyon ya da farklı sebeplerle zarar gören Filistin asıllı İngiliz vatandaşlarından açılacak dava için işbirliği isteyecek.
İngiliz mahkemelerinde görülecek davalar, uluslararası mahkemelerde dava açma imkânı sunacak.
Filistin yönetiminin İngiltere hükümetinden deklarasyonun 100. yılı kutlamalarını iptal etmesini ve krizin çözümü için Filistin’i devlet olarak tanıması önerisini geri çevirmesinin ardından Filistin tarafı harekete geçti.
Filistin Dışişleri Bakanı el-Maliki, yaptığı açıklamada, Filistin halkına ağır bedeller ödeten ve ödetmeye devam eden bir deklarasyonun kutlanmasının, Filistinlilere karşı duyarsızlık oluşturacağı sebebiyle İngiltere hükümetinin bu kutlamaları iptal etmeleri için her türlü çabanın harcandığını, ancak şu ana kadar insani duyarlılık ve siyasi ahlak eksikliğinin bir göstergesi olarak İngiliz hükümeti tarafından bu konuyla ilgili hiçbir şey yapılmadığı belirtti. Açıklamada, ahlaksızlık ve sorumsuzluk olarak nitelendirilen deklarasyon kutlamalarının iptali için yapılabileceklerin hepsinin tükendiği ve halkına karşı sorumlulukları bulunan Filistin devletinin, yakında bir İngiliz hukuk bürosu ile iletişime geçerek, Filistin halkının yaşadığı tarihsel adaletsizliğin yasal yollarla sonlandırılması, İngiliz hükümetinin özür dilemesi ve tazminat ödemesinin isteneceği belirtildi.
İngiliz hükümeti, Mahmud Abbas’ın, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun da katılacağı Londra’daki Lancaster House’daki kutlama yemeğinin iptal edilmesi talebi de dahil olmak üzere, Filistinlilerin tüm taleplerini geri çevirdi.
İngiltere’nin Balfour Deklerasyonu kutlamasını rezalet olarak nitelendiren Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) yeni Genel Sekreteri Saib Erekat yaptığı açıklamada, Filistin Devlet Başkanı’nın, İngiliz hükümetinden Filistin halkından özür dilenmesini ve Filistin devletini tanımasını istediği dönemde bu kutlamanın yapılmasının, İngiliz hükümetinin sömürgeci siyasetinin bir göstergesi olduğunu belirtti.
Filistin Devlet Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “2 Kasım’da İngiliz hükümeti tarafından 1917’de verilen talihsiz Balfour Deklerasyonu’nun 100. yıl dönümünde hala kendi vatanında sömürge hayatı yaşayan ülkenin asıl ve yasal sahipleri olan Filistin halkından özür dilemeyen İngiliz hükümeti bunların sivil ve dini haklar olduğunu düşünüyor” değerlendirmesinde bulunuldu.
Balfour Deklerasyonu’nu yayınlayan İngiliz hükümeti ve şu an İngiltere Başbakanı olan Theresa May’in de Filistin halkının çilesinin ve yerlerinden edilmelerinin başlıca sorumluluğunu taşıdığı vurgulanan açıklamada, “Filistin halkı bu deklarasyon nedeniyle pek çok felaket yaşadı. Bunların başında, yerli halkın büyük kesiminin evlerinden edilmesine neden olan 1948 yılındaki Nekbe (İsrail devletinin kuruluşu) geliyor. O zamandan bu yana ister Filistin topraklarında isterse mülteci kamplarında olsun Filistin halkının sıkıntıları bitmedi. İster bu acı ve çile Filistin’de kalanlar için ister 1967 yılından beri 50 yıldır mülteci ve kamplarda sürgün hayatı yaşayan Filistinliler için bu gerçek hiç değişmedi” ifadeleri kullanıldı.
“Balfour Deklarasyon’una imza atan İngiltere’nin Filistinlilerin tüm taleplerine rağmen 100. yılını kutlamada ısrar etmesi Filistin halkına karşı uygulanan sömürge politikalarını ilan ve teyit etmesidir” ifadeleri kullanılan açıklamada, İngiliz hükümetine yapılan özür dileme, maddi ve manevi zararlara karşılık tazminat ödenmesi ve Filistin’in devlet olarak tanınması çağrısı yinelendi.
Öte yandan Filistinliler, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde düzenlenen gösterilerde Filistin ve gruplara ait bayraklar taşınarak, İngiltere’nin Balfour Deklarasyonu’nun 100. yılını kutlamasını protesto ettiler.
Ramallah, Beytü’l-Lahm, Nablus, el-Halil, Tulkarim ve Cenin’de sokağa dökülen Filistinliler, Balfour’u kınayan pankartlar ve sloganlarla yürüyüş yaptılar.
Gösteriler, deklarasyonun üzerinden geçen yüz yıla atıfta bulunularak 100 saniye süresince çalınan sirenle başladı. Daha sonrasında Filistinliler meydanlara doğru yürüyüşe geçtiler.
Kudüs’teki Filistin öğrencileri, Balfour’un yüzüncü yıl kutlamalarını protesto etmek amacıyla İngiltere Başbakanı Theresa May’a mektuplar gönderdiler ve tarihi hatanın düzeltilmesini istediler.