Filistin’den ‘Yüzyılın Anlaşması’ yorumu: Kuru gürültü ve illüzyon!
Filistin Dışişleri Bakanlığı, ‘Yüzyılın Anlaşması’ olarak sunulan ABD planının, kuru gürültü ve illüzyondan başka bir şey olmadığını belirterek, Filistinlilerin haklarını hiçe sayıp İsrail’in çıkarlarına göre hazırlandığını savunuyor. ABD’nin, İsrail’in işgal politikalarına desteği, Filistinlilerin
Filistin Dışişleri Bakanlığı, ‘Yüzyılın Anlaşması’ olarak sunulan ABD planının, kuru gürültü ve illüzyondan başka bir şey olmadığını belirterek, Filistinlilerin haklarını hiçe sayıp İsrail’in çıkarlarına göre hazırlandığını savunuyor.
ABD’nin, İsrail’in işgal politikalarına desteği, Filistinlilerin tepkisini çekmeye devam ediyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Yüzyılın Anlaşması, kuru gürültü ve illüzyondan ibarettir. Bu anlaşmayla amaçlanan şey, Trump yönetiminin, İsrail’deki sağcı iktidarın işgalci ve Filistin topraklarının geri kalanına el konulmasına dayanan politika ve ideolojilerini, mutlak anlamda benimsemesinin üstünü örtme çabalarıdır” denildi.
Bakanlığın açıklamasında ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail’in tüm yasa dışı yerleşim ve işgal politikalarını gözü kapalı bir şekilde kabul etmesiyle, bu çalışmaların hız kazanarak eşi görülmemiş bir noktaya taşındığı belirtildi.
Filistin Dışişleri Bakanlığı: ABD’nin ilan ettiği şeyin anlaşmayla ilgisi yok!
Açıklamada, “Hali hazırdaki yerleşim gerilimi, iki devletli bir çözüm temelinde barışa ulaşma şansına kapıyı tamamen kapattı. Yüzyılın Anlaşması’nın Filistin ve İsrail tarafının onayını gerektirdiği göz önüne alındığında, bu anlaşmayla ilgili ABD propagandasının temellerinin ve dayanak noktasının sahteliği ortaya çıkıyor. ABD’nin ilan ettiği şeyin ‘anlaşma’ mantığıyla ilgisi yok. Yüzyılın Anlaşması, kuru gürültüden ibaret. Bununla amaçlanan şey, Trump yönetiminin, İsrail’deki sağcı iktidarın işgal ve yasa dışı yerleşimi meşru gösterip Filistin topraklarının geri kalanına el konulmasına dayanan politika ve ideolojilerini mutlak anlamda benimsediğini gizlemektir. Bu da işgalci güçlere, sömürüsünü Amerikan örtüsü altında, en çirkin şekilde yapmasına imkan sağlıyor” denildi.
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında ayrıca işgalci güçlerin yeni yerleşim birimleri kurma kararıyla, Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nin ayrılmasını hedeflediği belirtildi.
Filistin Dışişleri’nden yapılan açıklama, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ‘anlaşma için acele etmediğini’ ifade ettiği bir dönemde geldi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Filistin ve İsrail’in, ABD’nin önceki uygulamalarından dolayı anlaşmayı hoş karşılamadığı görülüyor.
Trump: İsrail, ağır bir bedel ödeyecek
Filistinliler, Kudüs ve mültecilerden dolayı anlaşmayı reddederken, İsrail tarafı ise Trump’ın ‘İsrail, ağır bir bedel ödeyecek’ sözlerinden dolayı anlaşma konusunda endişeli. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Salı günü yaptığı konuşmada, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyarak ABD Büyükelçiliği’ni buraya taşıma kararı karşısında, İsrail’in Filistinlilerle yaptığı müzakereler nedeniyle ağır bedel ödeyecekleri tehdidinde bulunmuştu.
Batı Virginia’nın Charleston kentindeki bir mitingde konuşan Trump, “Kudüs’ü müzakere masasından kaldırdık. Artık pazarlık konusu değil. Şu an Kudüs karmaşıklığını anlıyorum. Eski başkanlar bunu vadetmelerine rağmen neden ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşımadı? Dünya liderlerinin çoğundan, bunu yapmamam, büyükelçiliği Kudüs’e taşımamam yönünde telefon çağrıları aldım. Ama yaptım! Bunun uzun zaman önce konuşulması gerekiyordu. Bunu yapan benim” ifadelerini kullanmıştı.
“Trump yönetimi İsrail’in ortağı, Yüzyılın Anlaşması’nı reddediyoruz”
Öte yandan geçtiğimiz hafta Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Filistin Merkez Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Yüzyılın Anlaşması’nın reddedildiği, Trump yönetiminin İsrail’in ortağı olduğu ve Trump’ın, Kudüs, yerleşim politikaları ve mültecilerle ilgili yasadışı kararlarından geri atmaması durumunda siyasi ilişkilerdeki kopukluğun sürdürüleceği vurgulandı.
Filistinliler, kendilerine herhangi bir anlaşmanın dayatılması durumunda, buna karşılık olarak Filistin Devleti’ni ilan etmeyi ve İsrail’i tanımasını askıya almayı planlıyor.