Filistinliler ‘Büyük Kudüs Projesi’ne karşı uyardı: Bu proje Filistin’in yok oluşudur

Filistin yönetimi, İsrail Bakanlar Kurulu’nda bugün görüşülecek olan İsrail’in ‘Büyük Kudüs Projesi’ olarak bilinen, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim bölgelerinin Kudüs Belediyesi’ne bağlanması tasarısına karşı çıktı. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi üyesi Ahmed Mecdalani, “Büyük Kudüs

Filistin yönetimi, İsrail Bakanlar Kurulu’nda bugün görüşülecek olan İsrail’in ‘Büyük Kudüs Projesi’ olarak bilinen, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim bölgelerinin Kudüs Belediyesi’ne bağlanması tasarısına karşı çıktı.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi üyesi Ahmed Mecdalani, “Büyük Kudüs Projesi’nin yürürlüğe konması, uluslararası topluluğa karşı bir meydan okuma ve mevcut durumun zorla kabul ettirilmesi demektir” ifadelerini kullandı.

Mecdalani, proje ile 100 binden fazla İsrailli yerleşimcinin Kudüs’e ilhak edileceği ve aynı zamanda 120 binden fazla Filistinlinin çıkarılacağı uyarsında bulundu. Mecdalani, bu durumda, şehrin coğrafi ve demografik yapısının uğrayacağı değişimin, iki devletli çözümü etkili ve pratik olarak sona erdiren tehlikeli bir adım olacağına dikkat çekti.

Proje, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun lideri olduğu Likud partisi milletvekili ve Meclis Başkanı Yoav Kish ve Ulaştırma Bakanı Yisrael Katz tarafından hazırlandı. Proje ile Kudüs’ün güneyinden Gush Etzion’a kadar olan bölgeleri ve el-Halil ve Beytüllahim arasında yer alan Filistin topraklarını İsrail’e katarak, yasadışı Yahudi yerleşim birimi olan Ma’ale Adumim’a yerleşim bloklarını genişletilmesinin yanı sıra, Kudüs sınırlarında yeni değişimler ve yerleşim yerlerinde Yahudilerin sayısını artırarak bölgedeki Filistin nüfusunu azaltmak suretiyle demografik değişimler yapılması planlıyor.

Projenin, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik herhangi bir siyasi çözümün engellemesi için olduğunu söyleyen Mecdalani, Kudüs’ün parçalanmasına sebep olacak bu proje, Kudüs ile Batı Şeria mahalleleri arasındaki coğrafi bağın koparılması ve yerleşim yerleri ile Filistinlilerin kuşatılmasının tamamlanmasının sağlanarak, gelecekte kurulması planlanan Filistin devletinin önüne geçilmek istendiğini belirtti.

Yerleşim bölgelerinin Kudüs belediyesine eklenmesinin kenti genişletmek olduğunu söyleyen Filistinliler, böylece kentteki Yahudi nüfusun arttırılacağını ve başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasının engelleneceğini belirtti.

FKÖ’den yapılan açıklamada, bu projenin Filistin devletinin varlığını yok etme girişimi olduğu ve 1967’de Kudüs’ün Filistinlilerden izole edilmesi için başlatılan girişimin tamamlanma adımı olduğu ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, projenin kabul edilmesi halinde Ortadoğu’daki barış sürecini canlandırmaya yönelik tüm uluslararası çabalara darbe vurulacağı ve iki taraflı işbirliğinin engelleneceği belirtildi. Aynı zamanda, uluslararası kanunlar ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açıkça ihlal edildiği ve tüm bunların çok ciddi sonuçlar doğuracağı uyarsında bulunuldu.

FKÖ’den yapılan açıklamada, İsrail işgal hükümetinin 10 binden fazla Yahudi’nin yerleştirilmesi planlanan Kudüs’ün kuzeybatısındaki el-Matar mahallesinde bir ‘sömürge mahalle’ kurma kararını da kınadı. Açıklamada, bu mahallenin işgal altındaki Kudüs’ün birliğinin bozulmasına katkıda bulunacağı ve Batı Şeria’yı kuzeyden ayırmak için yapıldığı belirtildi.

FKÖ, Yerel Yönetim Komitesinin Kudüs’te Ramat Shlomo olarak bilenen 500 haneli yerleşim bölgesi ve Ramat olarak bilenen 200 haneli yerleşim bölgesinin inşa edilmesini onaylamasına da tepki gösterdi.

FKÖ, İsrail’in Filistin’in Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki topraklarında sürdürdüğü yerleşim politikaları ile 1949’da yapılan 4. Cenevre Sözleşmesi’nin ciddi şekilde ihlal ettiği ve bununda kınanması gereken bir savaş suçu olduğunu belirterek buna karşı çıkılması çağrısında bulundu.

Filistin yönetiminin bu sert tepkisi, projenin ABD tarafından onaylamasının ardından geldi. Ancak henüz onaylanmayan projenin onaylama süreci uzun sürebilir.

Öte yandan, Kudüs Belediyesi’nin bu hafta, Yeşil Hat dışında 700 yeni konutunun inşasını onaylaması bekleniyor. Bu yeni konutlar, şehir içinde ve çevresinde yerleşimlerin genişletilmesini de içeren “Büyük Kudüs” projesinin bir parçası olacak.

Ayrıca Kudüs Belediyesi, Kudüs’ün kuzeyindeki Kafr Aqab köyünde bulunan 138 dairelik 5 apartmanın yıkılması kararını da onaylamaya hazırlanıyor.

İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre İsrail Merkez Mahkemesi’nin Kudüs’te belediye emriyle çıkarılan idari yıkım kararına karşı Kafr sakinleri tarafından verilen dilekçeyi reddettiği ve belediyeye binaların yıkımının derhal gerçekleştirilmesi emri verdiği belirtildi.

İsrail yıkım ve kimlik kozlarını Kudüs’teki Araplara baskı yapmak için kullanıyor. Kafr ‘Aqab’lı bir yetkili yaptığı açıklamada, 2001’den beri Kafr ‘Aqab’da inşaat izni verilmediğini ve bu evlerde yaşayan 25 bin vatandaşın olduğunu, ancak belediyenin bunu görmezden geldiğini söyledi.

Bölgedeki yıkımın el-Matar Mahallesi ve Kalandiya kontrol noktasını birbirine bağlayan bir yolun inşasına izin vermek için yapılacağı belirtildi. Mahkeme sırasında, belediye yetkilileri, yıkımın güvenlik güçleri ve yükleniciler ile koordine edildiğini ve bu doğrultuda milyonlarca şekel harcandığını söyledi.

Belediye Sözcüsü yaptığı açıklamada, yıkımın tamamen metruk yapılara karşı düzenlendiğini ve binaların çoğunda hala hiç kimsenin olmadığını söyledi. Sözcü, “Tüm bu kararlar mahkemeler tarafından tekrar tekrar onaylandı. Haksızlık iddiası yanlış.Çünkü bu karar tamamen yasal ve mahkeme onaylı. Yapılması planlanan yol ile on binlerce kişinin hayatının kolaylaştırması sağlanacak. Yani herkesin faydalanacağı bu kolaylık Kafr ‘Aqab sakinleri içinde bağlayıcıdır” ifadelerini kullandı.