Filistinliler yıkım kararı karşısında el-Han el-Ahmer’e verilen desteği yoğunlaştırıyor

Filistinli Başbakan Rami el-Hamdallah, yıkım tehdidi altındaki el-Han el-Ahmer Bedevi bölgesinin, Filistin haritasında kalacağını söyledi ve dünya ülkelerine İsrail’in bölgede işlediği “savaş suçu”nu durdurmak için kararlı adımlar atma çağrısında bulundu. Başbakan el-Hamdallah el-Han el-Ahmer’de, “Z

Filistinliler yıkım kararı karşısında el-Han el-Ahmer’e verilen desteği yoğunlaştırıyor

Filistinli Başbakan Rami el-Hamdallah, yıkım tehdidi altındaki el-Han el-Ahmer Bedevi bölgesinin, Filistin haritasında kalacağını söyledi ve dünya ülkelerine İsrail’in bölgede işlediği “savaş suçu”nu durdurmak için kararlı adımlar atma çağrısında bulundu.

Başbakan el-Hamdallah el-Han el-Ahmer’de, “Zorunlu göç, toprak ve kaynak hırsızlığı ve sınır dışı yerleşim zulümleriyle geçen onlarca yıldan sonra, Birleşmiş Milletler’in kararlarının uygulanmasına ve halkımızın İsrail askeri işgalinin zulmüne karşı uluslararası olarak korunmasına büyük bir ihtiyaç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

El-Hamdallah, dün, İsrail’in Kudüs yakınlarındaki Bedevi bölgesini yıkma kararına karşı, hükümeti tarafından Filistin’in bir köyü ilan edilen el-Han el-Ahmer bölgesini ziyaret etti. Bölgedeki zor ve karmaşık durumu bizzat gözlemledi. İsrail’i zorunlu göç politikasıyla Kudüs’ü Batı Şeria’dan izole etmeye çalışmak ve askeri işgal ve yıkımı sürdürmekle suçladı.

El-Han el-Ahmer Freeway 1 yolu üzerinde bulunan bir bedevi köyüdür. Kudüs’e yakın Maale Adumim ve Kfar Adumim yerleşim yerlerinin yakınında bulunan El-Han el-Ahmer’de yaklaşık 35 bedevi ailesi çadır ve kulübelerde yaşıyor. Bölgenin sakinleri buraya 1953’te Necef çölünden geldi. İsrail, on yıldan fazla bir süre önce onları sınır dışı etmeye karar verene kadar, hayatın en temel unsurlarından yoksun şartlarda yaşamlarını sürdürüyorlardı.

Bölgedeki bedeviler, 2009 yılından beri önceki yıkım kararlarına karşı barışçıl bir karşılık veriyor. İsrail Yüksek Mahkemesi, halkın önceki yıkım emirlerine karşı verdiği dilekçeleri Mayıs ayı sonunda reddetti ve yıkım kararını destekledi. Ayrıca devlete yıkım kararını uygulama zamanını seçme özgürlüğü verdi. Yaklaşık 200 bedevinin sınır dışı edildiği ve yakınlardaki topluluklardan gelen yüzlerce öğrencinin yıllar önce köyde inşa edilen okuldan yararlanmalarının engellendiği söyleniyor.

Filistinliler bugün Bedevi köyünü yıkma planına karşı koymak için tüm güçleriyle çabalıyorlar. Çünkü bu konunun büyük ölçüde İsrail’in, Doğu Kudüs topraklarından Ölü Deniz’e kadar uzanan 12 bin dönümlük arazinin ele geçirilmesini öngören ve “E1” olarak bilinen yerleşim projesinin uygulanmasına başlamayı hedefleyen planıyla ilgili olduğunu düşünüyorlar. Filistinliler, söz konusunu projenin Kudüs civarındaki yerleşim alanlarını genişletmeyi ve Batı Şeria’nın kuzeyini güneyinden ayıran birtakım sorunlu yerleşim bölgesine bağlamayı amaçladığını belirtiyorlar.

Bölgedeki insanlarla dayanışma içinde olmak için burayı kıble edinen yüzlerce aktivist var. İsrail, halka daha önce bölgeden ayrılmaları ve belirlenen başka bölgelere gitmeleri için fırsatı verdiğini, bununla birlikte onların bunu reddettiğini ve “fırsatı kaçırdığını” söylüyor.

Filistinli Başbakan, İsrail’in, tehlikeli bir plan olarak nitelendirdiği “E1” projesini hayata geçirmeyi hedeflediğini ve bunun uluslararası hukuku ve tüm uluslararası tüzük ve araçları açık bir şekilde ihlal etmek anlamına geldiğini vurguladı.
Başbakan el-Hamdallah sözlerine şöyle devam etti: “İsrail’in bedevi topluluklara yönelik saldırıları, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi, Filistin’in coğrafi bütünlüğünü yok etmeyi ve egemen bir Filistin devletini öngören iki devletli çözümü engellemeyi hedefliyor. El-Han el-Ahmer, Cebel el-Baba, Seveysiye, Umm el-Cibal ve Umm el-Hayr’da Filistin’in varlığını ve toprak bütünlüğü korumak için mücadele veriliyor. Bu araziler işgal altındaki topraklarımızın doğal bir uzantısı ve Filistin Devletinin ayrılmaz bir parçası.”

el-Hamdallah, dünyaya, yıllardır zorla yerlerinden edilen, her türlü acı ve sıkıntıyı çeken El-Han el-Ahmer halkının maruz kalacağı “yeni bir felaketi önlemek” için harekete geçme çağrısını tekrar yineledi. El-Han el-Ahmer, uç bölgeler, Bedevi grupların bulunduğu bölgeler ve duvarın arkasında kalan bölgelerle ilgili projelerin yürütüldüğünü duyurdu. Yanı sıra, “Metanetli insanlarımızın yaşadığı bu toprağı tanzim etmek, onların refahını sağlamak için idari ve kurumsal yapılar oluşturmak, tehdit altındaki tüm Bedevi topluluklarına sağlık hizmeti sağlamak ve bunu ücretsiz sağlık sigortalarıyla desteklemek bizim görevimizdir. El-Han el-Ahmer çocuklarının ve civardaki beş Bedevi topluğunun çocuklarına hizmet veren El-Han el-Ahmer’deki tehdit altında ve tek olan okulda eğitim-öğretim yılını bu hafta başlatma yönünde erken ve istisnai bir karar aldık” açıklamalarında bulundu.

Bunlar İsrail’in bölgeyi yıkma kararını zorlaştırmak için alınan tedbirler. Ancak İsrail, Kudüs’te, çevresinde ve Batı Şeria’nın Oslo Anlaşmaları uyarınca C Bölgesi olarak sınıflandırılan yaklaşık üçte ikilik bölümündeki hiçbir Filistinli makamı tanımıyor.

İsrail kuvvetleri el-Han el-Ahmer’de pek çok kez protestoculara saldırdı ve bazılarını tutukladı. Filistinliler ise bölgedeki Bedevilere yönelik dayanışma kampanyalarını artırarak karşılık verdiler.

Başbakan El-Hamdallah dün, el-Han el-Ahmer’in, Filistin haritasında ve ulusal kurtuluş projesinde kalmaya devam edeceğinin altınız çizdi. “İsrail çocuklarımızı buradan koparmaya ve sınır dışı etmeye kalkamayacak, fertler ve gruplar olarak buradaki varlığımızı güçlendirmek için omuz omuza vereceğiz, bu beldenin kimliğini koruması ve devlet hizmetlerine erişmesini sağlayacağız. Kudüs mukaddesatı, mahalleleri, köyleri ve bedevi çadırlarıyla varlığını devam ettirecek. Kudüs yönümüz, kıblemiz, hedefimiz ve politik, yasal ve diplomatik çalışmalarımızın pusulası olmaya devam edecek. Kudüs, asla unutmayacağımız, vazgeçmeyeceğimiz, pazarlığını yapmayacağımız ve taviz vermeyeceğimiz ebedi başkentimizdir” ifadelerini kullandı.