Fransa, İran’da gözaltına alınanlar konusunda endişeli

Fransa, İran’da yaşanan olaylara yönelik politik bir dil kullanmaya devam ediyor. Paris’in pozisyonu şu ana kadar nispeten ılımlıydı. Resmi kaynaklar, Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yıl münasebetiyle yerel ve uluslararası medya kuruluşlarının katılımıyla en geç yarına kadar düzenlenmesi beklene

Fransa, İran’da gözaltına alınanlar konusunda endişeli

Fransa, İran’da yaşanan olaylara yönelik politik bir dil kullanmaya devam ediyor. Paris’in pozisyonu şu ana kadar nispeten ılımlıydı. Resmi kaynaklar, Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yıl münasebetiyle yerel ve uluslararası medya kuruluşlarının katılımıyla en geç yarına kadar düzenlenmesi beklenen toplantıda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yapacağı konuşmaya dikkat çekti. Kaynaklar, Macron’un ileride daha güçlü bir pozisyon elde etmek için konuşmasında minimum tepki vereceğini iddia etti.

Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın sessizliğini bozduğu açıklaması dün telekonferans aracılığıyla yapıldı. Zira İran’daki olaylar yazılı ve görsel medyanın yanı sıra sosyal medyada da geniş bir şekilde yankılandı. Özellikle Halkın Mücahitleri Örgütü, Fransız siyasetçi ve akademisyenlerle yürüttüğü iletişimle yaşananların medyada kendine sıkça yer bulması için çalışmalarına hız verdi.

Peki, Paris yönetiminin şu ana kadar yaptığı açıklamalar nelerdi?

Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında ilk duyurduğu Paris’in İran’daki protestoları yakından takip ettiğiydi. Bakanlık daha sonra iki açıklama daha yaptı. Söz konusu açıklamalarda “özgür bir şekilde gösteri yapmanın temel bir hak olduğu” ve “bilgi dolaşımı özgürlüğünün bulunduğu” vurgulandı. Fransa Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada İran’a dair pozisyonunu ortaya koyduğu “ilkelerini” duyurmasının ardından Fransa’nın gözaltına alınanların akıbetinden endişeli olduğun kaydetti.

Paris yönetimi, son açıklamalarıyla daha önce vurguladığı iki konuya ilişkin duruşunu yineledi. İnsan hakları dosyası ise önümüzdeki hafta İranlı yetkililerle gerçekleşecek görüşmelere bırakıldı. Bu konunun görüşmelerin temelini oluşturacağı Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian tarafından Tahran’a da bildirildi. Ancak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran makamlarının şiddet kullanmasına rağmen Le Drian’ın Tahran’ı ziyaret edip etmeyeceğine dair sorulan soruya cevap vermekten kaçındı. Bakan Le Drian’ın defalarca Fransa’nın İran ile insan haklarına yönelik düzenli bir diyalog kurmak istediğini söylediğini aktardı.

Fransa tarafından İran’daki insan haklarına yapılan atıf Paris’in pozisyonundan öte konuyla ilgili aktif rol oynayan aktivistlere yönelik olarak algılandı.

Başta İran’ın yürüttüğü balistik füze programı olmak üzere Paris tarafından “hegemonya eğilimi” ve “saldırganlık” olarak nitelenen Tahran’ın bölgesel politikası taraflar arasında üzerine Tahran ile ilişkilerinde gerilime neden oluyordu. Fransa’nın hâlihazırda yaşananlara yönelik verdiği tepki ise yangına benzinle gitmek olarak yorumlandı. Paris’teki Avrupalı diplomatik kaynakların belirttiğine göre Fransa bugün Tahran’la imzalanan nükleer anlaşmadan kurtulmak isteyen “yeni” ABD politikası ve İran’la ilişkilerini normalleştirme politikaları arasında “sıkışmış” buldu.

Paris halen nükleer anlaşmaya bağlı. Ancak aynı zamanda İran’ın füze dosyasının açılması konusunda da ABD yönetiminin taleplerine yönelik de adımlar attı. Öyle ki bu adımlar, “ulusal güvenliğine zarar verdiği” gerekçesiyle İran tarafından kökten reddedildi. Ayrıca Paris, İran’ın bölgede “genişlemesine” yönelik de sert bir tavır takındı. Le Drian da birkaç gün önce Tahran’ın Körfez’den Akdeniz’e uzanan nüfuz elde etme çabalarına karşı olduğunu açıkladı.

Fransız siyasetine yön veren isimlere göre şu iki noktada halen belirsizlik hakim;

İlki ABD politikasının hassas içeriği, kapsamı ve hatta İran nüfuzuna karşı koyma çabaları. Bu bağlamda Fransa kaynakları, ABD İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Mike Pompeo tarafından son zamanlarda yapılan açıklamalara büyük ölçüde önem veriyor. Öyle ki ABD Başkanı Trump, Twitter hesabında İran rejiminin değişmesi konusundaki isteğini ifade eden bir açıklamada bulundu. Pompeo da daha önce teşkilatından Tahran’a karşı daha sert olmasını istemişti.

İkinci ve en önemli belirsiz nokta ise İran sokaklarındaki “hareketliliğin” sonuçları ve rejimin bu durumu sürmesi halinde nasıl cevap vereceği. Zira düne kadar ülkede onlarca kişi hayatını kaybetti, yüzlerce eylemci de gözaltına alındı. Bu sebeple Paris, İran krizi ile ilgilenirken ihtiyatla hareket ediyor. Nitekim bu da Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın Cumhurbaşkanı Macron’a eşlik etmeye karar veren Le Drian’n ziyareti hakkındaki ayrıntıların gizlenmesine yol açıyor. Açıkça görülüyor ki, baskının genişlemesi halinde Dışişleri Bakanı’nın ve Cumhurbaşkanı’nın İran’a gitmesi daha da zorlaşacak. Cumhurbaşkanlığı sarayının bölgesel krizlerle mücadele konusunda benimsediği “pragmatik” yaklaşıma rağmen muhalefet istikrar vurgusu yapıyor. Yapılan yorumlar aynı zamanda diplomatik çıkmazdan faydalanmakta tereddüt edilmeyeceği yönünde.