Fransa, Nükleer anlaşmanın iptal edilmesinin savaşın ilk adımı olabileceğinden çekiniyor

Fransız diplomasisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve 5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmayı yeniden onaylayıp onaylamayacağına dair kararını vermesini beklemeden Trump’ın anlaşmayı onaylamayacağına yönelik tavrına karşı harekete geçerek arabuluculuk rolü oynayabileceğini belirtiyor. F

Fransız diplomasisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve 5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmayı yeniden onaylayıp onaylamayacağına dair kararını vermesini beklemeden Trump’ın anlaşmayı onaylamayacağına yönelik tavrına karşı harekete geçerek arabuluculuk rolü oynayabileceğini belirtiyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Trump’ın nükleer anlaşmaya yönelik tavrını eleştirerek, anlaşmanın devamından yana tavır sergilemişti. Macron, New York’ta İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeler yaptıktan sonra “Eğer faydası olacaksa iki tarafa ziyaretler gerçekleştirebilirim” demişti. Geçtiğimiz hafta, Trump ve Ruhani ile telefon görüşmeleri gerçekleştiren Macron, önümüzdeki yılbaşında Tahran’a ziyaret gerçekleştirmek istediğini açıkladı.

“İran’ın bölgedeki faaliyetleri Avrupa’nın çıkarlarına zarar veriyor”

Paris, nükleer anlaşmaya dair tavrında yalnız kalmak istemiyor. Nükleer anlaşmayı imzalayan diğer Avrupa ülkeleri olan İngiltere ve Almanya ile ortak hareket etmek istiyor. Fransa Hükümeti, bu kapsamda, Almanya ve İngiltere ile bu ortaklığı kurmayı başardı. Macron’un yanısıra, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Theressa May’in de imzasını taşıyan bir ortak bildiride, üç ülkenin de nükleer anlaşmanın devamından yana olduğu açıkça dile getiriliyor. Üç lider, İran ile yapılan nükleer anlaşmanın devamının “Ortak ulusal güvenliğe” uygun olduğu belirtilerek, bu anlaşmanın 13 yıllık bir diplomatik çabanın ürünü ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) oy birliğiyle alınmış bir karar olduğu hatırlatılıyor. Bununla birlikte, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), İran’ın anlaşmaya harfiyen uyduğunu vurguluyor. Ortak bildiride imzası bulunan üç lider, Washington yönetiminden Trump’ın nükleer anlaşmaya yönelik tavrının ABD ve müttefiklerinin güvenliğine dair doğurabileceği muhtemel tehditleri göz önüne alması gerektiğini belirtti. Liderler, bununla birlikte “ABD’nin İran’ın balistik füze programına karşı duyduğu endişeleri paylaştıklarını ve İran’ın bölgedeki faaliyetlerinin Avrupa ülkelerinin de çıkarlarına zarar verdiğini düşündüklerini” dile getiriyor.

Mogherini de Washington’a gidecek

Fransa yönetimi, sadece bildirge ve açıklamalarla da yetinmiyor. Macron, ABD yönetimi ve kongre üyeleriyle bir takım resmi görüşmeler gerçekleştirmek üzere Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’i Washington’a gönderdi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Sorumlusu Fedherica Mogherini de Washington’a gidecek. Bu kapsamda, UAEK Genel Müdürü Yukia Amano, önceki gün, Paris’e bir ziyaret gerçekleştirerek, Macron ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian ile görüştü. Amano, kendisinden nükleer anlaşmanın daha sıkı denetlenmesini isteyen Macron’a, UAEK gözlemcilerinin İran’daki teftişleri hassasiyetle sürdürdüğünü bildirdi. ABD ise UAEK’i, İran’daki bütün nükleer tesisleri teftiş etmemekle suçluyordu.

Fransa iki noktaya dikkati çekiyor

Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, Washington’daki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde katıldığı programlarda yaptığı konuşmalarda, iki önemli noktaya dikkat çekti. Fransa’nın İran tarafından sürdürülen balistik füze programına karşı gereken adımları atmaya hazır olduğunu ifade eden Parly, “İran’ın bölge istikrarına zarar veren icraatlarına ciddiyetle eğilmeliyiz” diyerek, ABD’nin bu konudaki endişelerini yatıştırmaya çabaladı. Parly’nin dikkat çektiği ikinci konu ise İran ve 5+1 ülkeleri arasında varılan nükleer anlaşmanın sürdürülmesi gerektiğini ifade ediyor. Fransa’nın anlaşmanın neden sürdürülmesi gerektiğine dair gerekçelerini bir kez daha sıralayan Parly, Fransa’nın bu konudaki en başat gerekçesinin, anlaşmanın iptal edilmesi halinde İran yönetimindeki şahin kanadı güçlendireceği ve bununda gelecekte çıkması muhtemel savaşlara zemin hazırlama tehlikesi doğurduğunu anlattı.

Paris’in nükleer anlaşmaya dair belirlediği tavrını anlaşmanın İran ile olan diğer sorunlarla bağlantılı olmadığı esası üzerine kurduğu biliniyor. Fransız Hükümeti, nükleer anlaşmanın tek başına değerlendirilmesi ve ABD’nin kaygı duyduğu İran’ın balistik füze programı, Irak, Suriye ve Yemen’deki faaliyetleri gibi diğer meselelerin başka bir eksende tartışılması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, bu ayrımı Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de yaptığını sık sık hatırlatıyor. Fransız diplomatlar, Şark’ul Avsat’a yaptıkları açıklamalarda, Fransa’nın İran tarafından yapılan diğer faaliyetlerin farkında olduğunu ve gerekli olması halinde İran’a yönelik ek icraatların yapılabileceğini düşündüğünü belirtiyor.

“Avrupalıların manevralarını kabul etmiyoruz”

İran Dini Rehberi Ayetullah Hamaney’in ise tartışmalara dair cevabı gecikmedi. Avrupalı devletlerin nükleer anlaşmaya yönelik tutumunu memnuniyetle karşıladığını söyleyen Hamaney, buna karşın Avrupa ülkelerine İran’ın ulusal savunma işlerine karışmaması uyarısını yaptı. Avrupalılara hitap eden Hamaney, “Avrupalıların, ABD tarafından bizi korkutmak için yapılan manevralara katılmasını kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Gelişmeler siyaset-diplomasi ekseninde her an değişebilecek bir şekilde seyrederken, Trump ile özel ilişkiler kuran Macron, hem Trump, hem de Ruhani ile konuşabildiğini hatırlatarak, bu konuda yapıcı bir rol oynayabileceğini dile getiriyor. Öte yandan, ABD Başkanı Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesi halinde Macron’un sözünü ettiği özel ilişkilerinin işe yaramayacağı görülüyor. Bu yüzden, Paris’teki yetkililer, bütün ümitlerini ABD Kongresi’nin nükleer anlaşmaya dair Avrupalı ülkeler ile yakın bir tavır belirlemesine bağlamış durumda.