Gazze… Geçici bir gerilim mi yoksa yeni bir savaş mı?
Beyrut/ Şarku’l Avsat İsrail güçlerinin geçen pazar gecesi istihbarat operasyonu kapsamında Gazze’ye girmesinden bu yana karşılıklı çatışmalar ve bombardımanların ardı arkası kesilmedi. 4 yıllık kırılgan ve hiçbir durumda Filistinlilerin maruz kaldığı kuşatma ve sıkıntıyı ortadan kaldırmayan b
Beyrut/ Şarku’l Avsat
İsrail güçlerinin geçen pazar gecesi istihbarat operasyonu kapsamında Gazze’ye girmesinden bu yana karşılıklı çatışmalar ve bombardımanların ardı arkası kesilmedi. 4 yıllık kırılgan ve hiçbir durumda Filistinlilerin maruz kaldığı kuşatma ve sıkıntıyı ortadan kaldırmayan bir ateşkesin ardından savaşın hayaleti Gazze’nin üzerinde geziniyor.
Şiddet, Mısır’ın ve Birleşmiş Milletler’in (BM) ateşkes sağlamak ve artan gerilimi durdurmak için sarf ettiği uluslararası diplomatik çabalara rağmen devam ediyor.
İsrail’in gerçekleştirdiği bombardıman ve Hamas’ın verdiği yanıt, taraflar arasında olup bitenlerin olağan ilişkinin ötesine geçtiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor. Bazıları, İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın sürekli olarak savaşın Gazze’yi üç ya da dört yıl boyunca kontrol altında tuttuğunu belirten sözlerinden yıla çıkarak yeni bir savaşın başladığını söylüyor. Liberman, geçen mart ayından bu yana yaklaşık 200 kişinin ölümüne ve binlerce Filistinlinin yaralanmasına sahne olan haftalık Büyük Dönüş Yürüyüşleri’nin bastırılmasının en önemli savunucularından biriydi. Bunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ordu tarafından da desteklenen bir düşünce olduğu konusunda şüphe yok.
Mevcut duruma gelen haberler oldukça kötü. Hamas ve İslami Cihad hareketleri, İsrail’in verdiği bilgilere göre yaklaşık 400 füze fırlattı. İsrail uçakları ise söz konusu hareketlere ait yaklaşık 150 bölge, hükümet kurumları ve yaşam alanlarına saldırı düzenledi. Politik durum ise iki taraf arasında karşılıklı suçlama oyununa dönüştü. Her iki taraf da gerilimin sorumluluğunu birbirine yüklüyor.
Uzmanlar, İsrail hükümetiyle Gazze’deki gerginliği azaltmak için çok taraflı görüşmeler gerçekleştirmesine paralel olarak istihbaratın Gazze’ye neden girdiğini soruyor. İsrailliler ise söz konusu soruya bunun rutin bir görev olduğu cevabını veriyor. Ancak askeri liderler herhangi bir başarısızlık durumunda geniş çaplı bir çatışmanın meydana geleceğini belirtiyor. Buradan yola çıkarak İsrail tarafının, Gaze ve Batı Şeria arasındaki bölünme devam ederken uygun gördüğü bir anda gündemini uygulayabileceği yeni bir savaş hazırlığında olduğu söylenebilir. Hamas ile hükümet arasında Gazze’deki ekonomik yıpranma ve direniş kararlılığının sarsılması nedeniyle de bir gerilim söz mevcut.
En azından, İsrailliler herhangi bir müzakereye ‘doğru zamandan önce’ yanıt vermek istemiyor. Çünkü bunun yanlış bir mesaj gönderebileceği belirtiliyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Emmanuel Nahshon, Gazze’deki silahlı kişilerin istedikleri zaman ateş açıp sonra da hiçbir şey olmamış gibi ateşkes ilan edemeyeceklerini söyledi. Yapılan yorumlar da bunun İsrail’i istediği şekilde pazarlık yapabileceği bir konuma getiren yeni bir savaşın sonrası olduğu yönünde.
Ancak İsrail 10 yıl içindeki dördüncü savaşını başlattığı takdirde istediğine ulaşabilecek mi?
Analistler ve gözlemciler, Hamas ve İslami Cihad’ın elinde bulunduğu düşünülen 20 bin füzenin Gazze’nin yeni bir savaşa dayanmasını sağlayamayacağını düşünüyor. Çünkü Gazze ekonomik ve sosyal açıdan çöküş içerisinde ve 362 metrekarelik yüzölçümüne sahip bu küçük bölgede yaklaşık 2 milyon Filistinli yaşıyor. Küçük endüstrilerin bulunduğu Gazze kronik su, elektrik ve yakıt sıkıntısı çekiyor. Bölgenin yüzde 53’ü işsizlikten muzdarip. Bu oranın yüzde 70’i ise gençlerden oluşuyor. Tüm bunlar nüfusun üçte ikisini insani yardımlara bağımlı hale getiriyor.
Buna karşılık aralarında İsrailli gazetecilerin de bulunduğu bir grup, Gazze’nin durumunun yeni olmadığını, önceki savaşların da ağır kayıplar verilmesinin ardından ateşkes ilanı ile sonuçlandığını söylüyor. Dolayısıyla bu görüşün sahipleri, Gazze’nin karadan, denizden ve havadan bombalanmasının boş bir savaştan başka bir şey olmadığını, aslında hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini savunuyor. 2008’de meydana gelen ‘Dökme Kurşun Harekâtı’ 2012’de gerçekleştirilen ‘Bulut Sütunu’ operasyonu ve 2014 yılında yapılan ‘Sarp Uçurum’ savaşında olduğu gibi herhangi bir sonuç elde edilemeyecek.
Mevcut durumda ateşkes ve gerilim arasında bir yarış söz konusu. Gazzeliler, Netanyahu’nun Fransa ziyaretini yarıda keserek İsrail’e dönüşünün ‘bir sonraki aşamanın daha kapsamlı olacağına’ dair bir işaret olmamasını umuyor.