Gdeprem mi? Gençlik Depremi mi?
Oxford Sözlüğü, veya Oxford Dictionary, yeni kelimeleri, yeni anlamları veya eski sözcüklerin birlikte kullanımından doğan yeni anlamların açıklandığı en önemli referanslardan biridir. Her yılın sonunda, Oxford Sözlüğü’ne yeni bir ek’in ilave edilmesi gelenektir. Oxford’un Özeti’in ilk b
Oxford Sözlüğü, veya Oxford Dictionary, yeni kelimeleri, yeni anlamları veya eski sözcüklerin birlikte kullanımından doğan yeni anlamların açıklandığı en önemli referanslardan biridir.
Her yılın sonunda, Oxford Sözlüğü’ne yeni bir ek’in ilave edilmesi gelenektir.
Oxford’un Özeti’in ilk baskısı (yani özetlenmiş ve küçültülmüş baskısı) 1911’de yayınlanırken, çok ciltlik akademik baskısı 1478 yılına dayanıyor.
2009’un ortasında İngilizce kelime sayısı 1 milyon kelimeydi ve Oxford Sözlüğü’nün 20 cildi 171 bin 476 bin kelime içerirken, bunlardan 47 bin 165’i emekliye ayrılmıştı.
Bir başka referans ise, Amerikan dil uzmanı Noah Webster (1758 – 1843) tarafından ilk baskısı 1828 yılında düzenlenen Webster Sözlüğü’dür.
Oxford Sözlüğü, Perşembe günü, gençlik depremi anlamına gelen (youthquake) kelimesini ‘2017nin yeni kelimesi’ ilan etti. Bilindiği üzere, 2017 seçimlerinde (yaşları 18-24 arasındaki) gençlerin büyük etkisiyle İşçi Partisi lideri Jeremy Corbin’in yıldızı parlayarak yükseldi ve işçi partisinin oyları yükselerek muhafazakâr parti parlamentodaki çoğunluğu kaybetti.
Bu kelimenin Arapça karşılığı ya gençlik depremi ya da gençdeprem olsa gerek. Bana kalsa Gdeprem yerinde bir terim olacaktır, ama bu terimlerin kullanılıp kullanılmaması günlük dili kullananların elinde olacak.
Ne denli yaratıcı ve çalışkan olsak ta, biz yazarlar ve gazeteciler olarak yeni kelime ortaya koymamız ve yaymamız bizim elimizde değil, bu iş yüksek sayıdaki topluluklarda olur, yani kafelerde, öğrenci seminerlerinde, protesto gösterilerinde ya da ünlü bir festivalin kutlamalarında ortaya çıkar. Bu kelimelerin ortaya çıkıp yayılması, Oxford Sözlüğü tarafından belirlenen standartlarla ve belirli koşullar altında olur. Çağdaş Arapça sözlüklerde (varsa) yeni kelimelerin yayınlanması hangi koşullar altında yapıldığını bilmiyorum, zira Arapça ve İngilizce dilleri arasındaki en büyük fark, hareketsizlik ve canlılık olmasıdır.
Bu sayfada okuduğunuz Arapça, haber bültenleri, kitaplar veya üniversite dershaneleri dışında duyulmaz ve kullanılmazken, evlerde, caddelerde ve pazarlardaki insanlar başka bir dille konuşuyor, düşünüyor ve bu başka dili geliştirip amacına yönelik yeni kelime uyarlayıp üretiyor.
İngilizce konuşulan ülkelerdeki (hatta İnternet ve sosyal medyanın kullanımı nedeniyle İngilizce olmayan ülkelerde dahi) insanlar, bu dille düşünüyor, haber bültenlerini dinliyor ve bu dili kitaplarda ve gazetelerde okuyor, kullanıyor ve bu dil için kelime üretip geliştiriyor.
Gdeprem ya da gençlik depremi olan yılın kelimesi, yeni bir kelime değil, gençlik isyanlarının, Hippi müziğin yayıldığı 60’lı yıllarda üretilen bir kelimedir.
Her yıl İngilizceye ortalama bin kelime girmiş ve yalnızca 20. yüzyılda İngiliz diline 90 bin yeni kelime girmiştir.
Birleşik bir sözcük olarak ‘gençlik depremi’ terimi, yalnızca İngilizce kullanıcıları arasında en yaygın şekilde kullanılan bir sözlüktü; yani, en çekici ve yaratıcı ifade olduğu için değil, büyük bir etkisi olduğu için yayılmıştır.
Ben de İngilizce yazan diğer yazarlar gibi, (1975 ve 2011 yılları arasında) yazdığım tiyatro piyesleri ve 6 kitabımda ona yakın yeni kelime üretip sundum, ama hiç biri yeni türetilen en yaygın yüz kelime sıralamasına girmeyi başarmadı.
Geçtiğimiz sene Donald Trump’un yıldızı ve popülaritesi yükselmesi, iki sözcükten oluşan yeni bir kelimenin, yani ‘Gerçek Ötesi’ kelimesinin, ortaya çıkmasına neden oldu, fotoğraf özçekim anlamına gelen selfie kelimesi ise, 2013 yılının yeni üretilen en ünlü yeni türeme kelimesiydi ve kendi kendine fotoğraf çekme çılgınlığına işaret ediyordu.
Peki Oxford Sözlüğü editörlerinin, sözlüklerine yeni bir kelime eklenmesi için koşulları nedir?
Oxford Sözlüğü’nün editörleri dergilere, gazete ve kitapları okuyarak, radyo dinleyerek ve okudukları ve dinledikleri kelimelerin tablolarını oluştururlar, ardından bu sözcüklerin ne kadar ve nerede tekrarlandıkları ve şifahi mi, yazılı mı tekrarlandıkları hakkında araştırma yapar ve kayıt altına alırlar.
50’li yıllarda editörler, bu kelimeler için bilgisayarları kullandı. Çeyrek yüzyıldır da internetteki kitap ve dergileri kullanıyorlar. Yeni kelimelerin, iki kelimeden türetilen kelimelerin veya eski kelimelerin yeni biçimde kullanımı için olsun, tüm bu hesaplamaları yapan algoritma ve bilgisayar programları var.
Ana dili İngilizce olan bir kişi, 20 bin kelime ile 35 bin kelime darağacına sahiptir. 4 yaşına kadar beş bin kelime bilirken, 8 yaşın gelince 10 bin kelime öğrenmiş olur. Öğrendiği kelimelerin kaynakları çocukluğunda, gençliğinde ve ergenliğinde de kişiden kişiye değişir.
Öğrenim kaynakları, bir jenerasyondan diğerine değişiklik gösterirken, Oxford Sözlüğü her yıl birkaç sayfayı ilave etmeye dikkat eder.
Ünlü şair ve oyun yazarı William Shakespeare’in (1564-1616) İngiltere’nin orta yerinde yaşadığı Yvonne Nehri üzerindeki kent Stratford, şairin ölümünden 400 yıl sonra, yeni İngilizce kelimelerin üretim yeri olmaktan çıkmıştır. Sosyal medya ve internet sayesinde her yüz dakikada bir İngilizce kelime türetilirken günde yaklaşık 14 yeni kelime türetiliyor.
Oxford Sözlüğü’nde yeni yer bulan kelimeler için editörler, gerektiği kadar ve tablolarda yer aldığı kadar açıklamaya yer verir.
Sözlükte kelimenin kaynağına, anlamına ve ilk kullanımına yer verilirken, İngiliz dili kaynaklarından Anglosakson, Latin veya Germen olup olmadığına dair bilgi verilir. Ayrıca, kelimenin yabancı bir kelime olup İngilizceleştirildiği bilgisine de yer verilir (Arapçadan alınma Cihat, İntifada veya İbraniceden alınma Koşer, İtalyancadan alınma Bravo kelimeleri günümüzde İngilizce kelime sayılmaktadır ). Microsoft programları yanı sıra, Apple ve iPhone kullanıcıları, bu kelimeleri kullanınca yazı editörünün altına kırmızı hat çekmediğini veya düzeltmediğini görürler, zira bu kelimeler Oxford Sözlüğü onaylıdır.
İlginçtir, 2017 yılında Oxford Sözlüğü’ne İngilizce kabul edilen ve giren kelimelerden biri de Rusça’da ödün verme veya zorlama anlamına gelen ‘Kompromat’ sözcüğüdür. Zira bu kelime, İngilizcede özdün verme anlamına gelen ‘Compromise’ kökünden Rusçaya ödün verilmiş ve oradan da İngilizceye geri dönmüştür.
Bir kelimenin çok kullanılması onun sözlüğe girmesini garanti etmez, zira kelime yeni bir şey ifade etmeli ve sürekliliği garanti edilmelidir. Örneğin, çok kullanılmasına rağmen, yeni bir anlam ifade etmeyen, buna karşın sıkça tekrarlanan Brexit kelimesi, 2017 yılında yeni kelime olarak seçilmemiştir. Editörler bu kelimeyi yeni bir anlam ifade eden ve siyasi bir etkisi olan bir kelime olmasına karşın, yeni bir kelime saymamıştır.
Buna benzer olarak İngilizcenin halen ve yaklaşık 20 yıldan beri kullanılan Carbon – Footprint kelimesini ele alalım, bu iki kelimeden oluşan ve tek kelimeye dönüşen tabir egzost gazlarının ve yanmanın etkisinin çevreye etkisini anlatmaktadır.
Her gün yeni kelimeler üretilirken, canlı kelimeler sözlüğüne girip girmemesi veya emekliye ayrılan kelimeler sözlüğünde yer alması, bu kelimelerin ayakta kalarak her gün kullanılmasına bağlıdır. Bakalım gelecek yıl kaç kelime kalacak ve kaç kelime hangi sözlüklerde yer bulacak.